• BIST 94.082
  • Altın 189,916
  • Dolar 4,7932
  • Euro 5,6125
  • İstanbul 29 °C
  • Ankara 31 °C

Demokrasilerde halkın dediği olur!

H. Aziz Hatipoğlu

Dünyada demokrasi ile idare edilen birçok ülke vardır. Bu ülkeler gelişmiş ülkeler olup en belirgin özellikleri halkın refah seviyesinin yüksek oluşu ve halkının mutlu olmasıdır.

Demokrasi ile idare edilen ülkeleri diğer ülkelerden ayıran en belirgin özellik ise yapılan genel seçimlerdir. Ülkelere göre ya dört veya beş yılda bir yapılan seçimlerde halkın tercihleri belirlenir ve halkın seçtiği parti iktidara gelerek ülkeyi yönetir.

Halkın seçip parlamentoya gönderdikleri milletvekilleri ile kurulan hükümetler ya tek başına iktidarda olur veya iki üç partiyle koalisyon kurarak iktidarları yürütürler.

Halk bunlardan hizmeti bekler. Yaptığı olumlu icraatlar takdir edilir ve destek görür. Yapılan yanlışlarda tenkit edilerek bir sonraki seçim döneminde halktan gerekli cevabı alarak iktidardan alaşağı edilir.  Muhalefet partileri de iktidarın her adımını kontrol eder ve eleştirilerini eksik etmez.

Demokrasilerin bir diğer güzel yanı da referandum denilen tercihin halka götürüldüğü ve halkın kabul veya ret ettiği işlerdir. Alınan bir karar meclisten görüşüldükten sonra halkoyuna yani referanduma götürülüp nihai kararın halkın verme süreci böylece başlar.

Türkiye’mizde 1946 yılından beri demokrasi ile yönetilmekte olup bazı aksaklıklar ve darbelere maruz kalmış ise de günümüze kadar ağır aksak bu yolda epey mesafe kat etmiştir. 

En son 16 Nisan 2017 tarihinde TBMM’den geçen bir tasarı 18 maddelik anayasa değişikliği paketi halkoyuna yani referanduma götürülerek halktan %51,4 oy oranıyla kabul görmüş ve T.C. tarihinde önemli bir değişikliklere neden olabilecek başkanlık sistemi yolu açılmıştır. Son sözü halk söylemiş ve bu karar tüm partileri bağlamıştır.

T.C. siyasi tarihine baktığımızda onlarca ilçe il statüsüne dönüştürülerek ödüllendirilmiş ve o ilçeler için büyük değişiklikler olagelmiştir. 67 olan il sayımız böylelikle 81 il sayısına yükselmiştir.

Ancak 94 yıllık Cumhuriyet tarihimizde en son 1954 yılında Kırşehir ili siyasi bir karar sonrası ilçe statüsüne indirilmiş ve bir nevi cezalandırılmıştır. Ne var ki alınan bu siyasi ve yanlış kararın düzeltilmesi fazla gecikmeden alınmış ve Kırşehir tekrar il yapılmıştır.

 Cumhurbaşkanımız tarafından Hakkâri ve Şırnak illerinin ilçe statüsüne düşürülmesi gündeme getirilmiş ve karar sonrası her iki ilde yaşayan halkta da çok büyük moral bozukluğu ve öfke patlaması yaşanmış ve yaşanmaktadır.Böyle bir kararı ülkenin en yüksek merciisi tarafından gündeme getirilse bile bunun ya kanun hükmünde kararname veya meclisten oy çokluğuyla karar ve en nihayetinde referanduma götürülmesi gerekmez mi?

Hakkâri veya Şırnak’ın il olarak kalması Türkiye’ye çok şey kazandırır. Ama ilçe statüsüne dönüştürülmesi çok şeylere gebe olur. 

Türkiye’nin şu an için en büyük sorunu Hakkâri ve Şırnak’ın il statüsünden düşürülmesi mi?

Bunu çözersek çoğu dertler biter ve bizi AB’ne mi alırlar!

Suriye ve Irak’taki gelişmeler, ekonomi, AB ile olan ilişkiler, milyonları aşan mülteci sorunu, hayat pahalılığı, işsizlik ve 15 Temmuz FETÖ darbe girişiminin halen kalıntıları kalmışken Hakkâri ve Şırnak’ı tekrar ilden düşürmek Türkiye’ye ve bölgeye ne kazandıracak?

1954 yılında Demokrat Partinin Kırşehir’i ilçe statüsüne düşürüldüğünde Kırşehir halkının o zamanki iktidara söylediklerini biz Hakkâri halkı olarak şimdi Sayın Cumhurbaşkanımıza mı söyleyelim.

“İlçe olmaktan korkmuyoruz. İhtiraslarınızın tatmini için isterseniz Hakkâri’yi köy bile yapabilirsiniz. Bizde hiçbir şey yapamazsak Sümbül dağına bakar ah ederiz”

Demokrasi diyorsak ve demokrasilerde halkın dediği olur diyorsak buyurun referanduma gidelim yani halka soralım. En büyük hakem o değil mi?

Temcit pilavı gibi bunu her an önümüze getirmenin ve sizi ilçe yapıyoruz demenin bir mantığı ve izahı yok.

Halk ne diyorsa o!

Öyle değil mi?

Bu yazı toplam 1128 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 2
  • Facebook Yorumları 0
    YASAL UYARI: Yazılan yorumlar hiçbir şekilde Hakkarihabertv.com’un görüş ve düşüncelerini yansıtmamaktadır. Yorumlar, yazan kişiyi bağlayıcı niteliktedir.
    Yazarın Diğer Yazıları
    Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Hakkari Haber TV | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel :
    Feyzullah TAŞ- 0.(505) 440 39 66
    Savaş TAŞ - 0.(545) 54316 12 Hakan DAYAN
    0.(534) 501 34 89 | Haber Scripti: CM Bilişim