40 yıl sonra oğlunun kemiklerine kavuştu
Kaynak:Hakkarihabertv.com
Daye Selma, verdiği mücadelenin sonucunda İran rejiminin 40 yıl önce idam ettiği oğlunun kemiklerini aldı.
Yıllardır, aradığı kemikleri geçtiğimiz günlerde alan Selma, oğlunun kafatasını, yıllarca süren acı, bekleyiş ve adaletin reddedilmesinin bir sonucu olarak taç haline getirip başına taktı.
“Peşmerge, Kürdistan'ın başındaki taçtır”
Selma’nın hikayesini X üzerinde paylaşan aktivist Dilan Azizmoradi, şu ifadeleri kullandı:
“Daye Selma'nın hikayesi sadece bir annenin hikayesi değil; bu görüntü, Kürdistan'da on yıllarca süren baskı ve kimlik inkârı politikalarını simgeliyor. İslam Cumhuriyeti'nin iktidara geldiği ilk yıllardan beri, Kürt halkının haklarını tanımak yerine güvenlik önlemleri, tutuklamalar, infazlar ve yok etmelerle karşılık veren ve birçok aileyi hapishanelerde ve mezarlıklarda mahsur bırakan politikalar. Sanki bu politikaların mantığında, Kürt kimliğiyle yaşamak yazılı olmayan bir suç haline gelmiş gibi.
Böyle bir yaklaşım karşısında, Peşmerge, Kürdistan'ın kolektif hafızasında sadece bir askeri güç değil, kimliği, dili, toprağı ve insan onurunu savunmanın bir sembolüdür.
Peşmerge, Kürdistan'ın başındaki taçtır. Kürdistan'daki birçok insan için Peşmerge, yıllarca süren kimlik inkârına, yapısal ayrımcılığa ve kültürel ve siyasi haklardan mahrum bırakılmaya bir yanıt olmuştur; bir ulusun tarihsel acılarından şekillenmiş bir yanıt.
İslam Cumhuriyeti'nin Kürdistan'a yönelik politikaları, on yıllarca güvensizlik, merkeziyetçilik ve etnik ve kültürel çeşitliliğin inkârına dayanmıştır. Kürt halkının kültürel, dilsel ve siyasi haklarını kabul etmek yerine, Kürt kimliğini marjinalleştirmeye ve taleplerini susturmaya çalışan bir politika. Ancak tarihsel deneyim, bir ulusun kimliğinin baskıyla yok edilemeyeceğini ve bir ulusun taleplerinin sonsuza dek göz ardı edilemeyeceğini göstermiştir.
“Direnişin bir sembolüdür”
Bu nedenle, Kürdistan'ın kolektif hafızasında Peşmerge sadece bir unvan değil, inkâr ve adaletsizlik politikalarına karşı direnişin bir sembolüdür. Kürdistan'ın başına takılan taç altından yapılmamıştır; Bu, kimliklerini ve onurlarını korumak için yıllarca bedel ödeyen Daye Selma gibi annelerin çektiği acılardan oluşuyor.
Daye Selma'nın hikayesi tek bir annenin hikayesi değil, kimliğinin, dilinin ve haklarının tanınması için on yıllarca mücadele eden bir ulusun hikayesidir.
Kürdistan bugün, her zamankinden daha çok, hiçbir hükümetin bir ulusun kimliğini inkar ederek sesini sonsuza dek susturamayacağının bir hatırlatıcısıdır.”