Anne adayları için hayati uyarı
Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Bergen Laleli Koç, halk arasında gebelik zehirlenmesi olarak bilinen Preeklampsi hakkında önemli açıklamalarda bulundu. Koç, bu durumun genellikle gebeliğin 20’nci haftasından sonra ortaya çıktığını belirterek, yüksek tansiyon ve idrarda protein kaçağıyla kendini gösterdiğini ifade etti.
Preeklampsinin yalnızca tansiyon yükselmesiyle sınırlı kalmadığını vurgulayan Koç, böbrek, karaciğer ve diğer organ sistemlerini etkileyebilen ciddi bir tabloya dönüşebileceğini söyledi. Hastalığın temelinde plasentanın gelişimindeki bozuklukların yer aldığı ve bunun damar daralmasına yol açarak tansiyonu yükselttiği değerlendiriliyor.
Gebeliğin ikinci yarısında daha sık görülüyor
Uzmanlara göre preeklampsi çoğunlukla gebeliğin ikinci yarısında, özellikle 32’nci haftadan sonra daha sık ortaya çıkıyor. Ancak bazı durumlarda daha erken haftalarda da görülebileceği için düzenli gebelik kontrolleri büyük önem taşıyor.
Bebek için de ciddi riskler barındırıyor
Preeklampsinin sadece anne sağlığını değil, bebeği de doğrudan etkilediğine dikkat çeken Koç, plasentaya giden kan akışının azalmasının bebeğin yeterli oksijen ve besin alamamasına yol açabileceğini belirtti. Bu durumun gelişme geriliği, erken doğum ve hatta anne karnında kayıp gibi sonuçlara neden olabileceği ifade edildi.
Bu belirtiler varsa dikkat
Uzmanlar, anne adaylarının bazı belirtileri ciddiye alması gerektiğini vurguluyor. Şiddetli baş ağrısı, görme bozuklukları, yüz ve ellerde ani şişlik, hızlı kilo artışı, mide üst bölgesinde ağrı ve nefes darlığı gibi şikâyetlerin dikkate alınması gerekiyor.
Risk grubundakiler daha dikkatli olmalı
İlk gebelik, kronik hipertansiyon, diyabet, böbrek hastalıkları, obezite ve ileri yaş gibi faktörlerin preeklampsi riskini artırdığı belirtiliyor. Ayrıca aile öyküsünün de önemli bir risk faktörü olduğu ifade ediliyor.
Erken tanı hayat kurtarıyor
Düzenli gebelik kontrollerinin preeklampsinin erken teşhisinde kritik rol oynadığını belirten Koç, tansiyon ölçümü ve idrar testlerinin yanı sıra ultrason ve doppler incelemelerinin de önemli olduğunu söyledi. Bazı riskli gebeliklerde koruyucu tedavi yöntemlerinin uygulanabileceği de kaydedildi.
Tedavide gebelik haftası belirleyici
Preeklampsi tanısı konulduğunda tedavi sürecinin hastalığın şiddetine ve gebelik haftasına göre planlandığını belirten uzmanlar, kesin tedavinin çoğu zaman doğum olduğunu ifade ediyor. Hafif vakalarda ise anne ve bebek yakından izlenerek gebeliğin güvenli şekilde sürdürülmesi sağlanabiliyor.
Sağlıklı yaşam riski azaltabilir
Uzmanlar, düzenli doktor kontrolleri, dengeli beslenme, aşırı kilo alımından kaçınma ve zararlı alışkanlıklardan uzak durmanın riskleri azaltabileceğini vurguluyor.