Bir Salon Dolusu Umut: Geleneksel El Sanatlarının Sessiz Çığlığı
Kaynak:Hakkarihabertv.com
13 Mayıs 2026 tarihinde Bitlis Eren Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Sanat Tarihi Bölümü tarafından düzenlenen “Bilgi ve Değer Paneli–1: Geleneksel El Sanatlarında Bilgi ve Deneyim Aktarımı” başlıklı panelde konuşmacı olarak yer aldığımda, zihnim beni yıllar öncesine götürdü. Özellikle gazeteci ve yazar Hakan Taş’ın 20 Ekim 2022 tarihinde Hakkari Haber’de yayımlanan “Akademisyenler de Ağlar” başlıklı yazısında ifade ettiği duygusal atmosfer hafızamda yeniden canlandı. Söz konusu yazıda, Hakkâri’de geleneksel el sanatları ve kültürel miras üzerine gerçekleştirdiğim konferans sırasında yaşanan duygu yoğunluğu şu şekilde dile getirilmişti:
“Hakkâri’de, Hakkârili vatandaşlara kaybolmaya yüz tutmuş değerlerimizi, kültürel mirasımızı ve el sanatlarımızı anlattı. 32 yerleşim birimini gece gündüz demeden dolaştı; araştırmalar yaptı, söyleşiler gerçekleştirdi ve bunları kitaplaştırdı. ‘Hakkâri bir kültür ve sanat şehridir’ dediğinde kelimeler boğazına düğümlendi. Yorgun göz kapaklarına saklanan gözyaşları sessizce yanağından süzüldü. 65 yaşındaki hocamız, kaybolan kültürel değerlerimiz karşısında duygularına hâkim olamadı. Ağladı ve salondakileri de duygulandırdı. Her damla gözyaşı alkışlarla karşılandı.”
Bitlis Eren Üniversitesi’nde gerçekleştirilen panelde de benzer bir hedef kitle bulunuyordu. Katılımcılar arasında Bitlis il merkezi ve ilçelerindeki Halk Eğitim Merkezleri ile Aile Destek Merkezlerinde görev yapan idareciler, öğretmenler ve usta öğreticiler yer almaktaydı.
Panel programı sabah saat 10.30’a alınmıştı. Oturum başkanı ve panelistlerden üçü Van’dan sabah erken saatlerde yola çıkmış, saat 09.00 civarında üniversiteye ulaşmıştı. Yaklaşık 200 kişilik salonun ne ölçüde dolacağı konusunda doğal bir merak içerisindeydim. Çünkü Bitlis’te geleneksel el sanatlarıyla aktif olarak ilgilenen kişi sayısına ilişkin elimde somut bir veri bulunmamaktaydı.
Ancak panel saatine yaklaşıldıkça bu merak yerini memnuniyete bıraktı. Saat 10.20 itibarıyla il merkezi ve ilçelerden gelen katılımcı grupları salonu tamamen doldurdu; hatta ilave yaklaşık otuz kadar sandalye getirilerek katılımcıların programı takip etmeleri sağlandı. Bu yoğun ilgi, hem panelistler hem de organizasyonu düzenleyen akademisyenler açısından son derece sevindirici ve umut vericiydi.
Panelin dikkat çeken yönlerinden biri de yalnızca akademisyenlerin değil, aynı zamanda alanında uzman usta öğreticilerin ve devlet sanatçılarının da konuşmacılar arasında yer almasıydı. Bu durum, özellikle katılımcı usta öğreticiler açısından önemli bir motivasyon kaynağı oluşturdu. Program boyunca tüm konuşmacılar büyük bir dikkat ve ilgiyle takip edildi.
Panel sonrasında usta öğreticilerle gerçekleştirilen sohbetlerde ise sanatçı ve zanaatkârların yeterince desteklenmediği ve kültürel miras taşıyıcılarının çoğu zaman hak ettikleri değeri göremedikleri gerçeği bir kez daha açık biçimde ortaya çıktı. Bu tablo beni derinden etkilemiş olsa da, bu kez duygusal bir yaklaşım yerine moral ve motivasyonu önceleyen bir tutum sergilemeyi tercih ettim. Çünkü geleneksel el sanatlarının yaşatılması ve gelecek kuşaklara aktarılması, ancak bu alanda emek veren sanatçı ve zanaatkârların desteklenmesiyle mümkün olacaktır.
Sonuç olarak, Bitlis Eren Üniversitesi’nde gerçekleştirilen bu panel yalnızca akademik bir etkinlik olmanın ötesinde, kültürel mirasın korunması ve yaşatılması konusunda ortak bir bilinç oluşturma çabasının somut bir yansıması olmuştur. Salonu dolduran katılımcıların ilgisi, geleneksel el sanatlarının toplum nezdinde hâlâ güçlü bir karşılık bulduğunu açıkça göstermiştir. Özellikle usta öğreticilerin, sanatçıların ve akademisyenlerin aynı platformda buluşması; bilgi, deneyim ve kültürel hafızanın kuşaktan kuşağa aktarılmasının ne denli önemli olduğunu bir kez daha ortaya koymuştur. Kültürel değerlerin korunabilmesi, yalnızca bireysel çabalarla değil; akademik çevrelerin, kamu kurumlarının ve toplumun tüm kesimlerinin ortak sorumluluk bilinciyle hareket etmesiyle mümkün olacaktır. Bu tür etkinlikler ise geleneksel el sanatlarının geleceğe taşınması adına umut veren önemli adımlar olarak hafızalarda yer etmeye devam edecektir.
Doç. Dr. Hasan BUĞRUL, Bitlis Eren Üniversitesi
Teşekkür:
Moderator: Prof. Dr. A. Mecit CANATAK (Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi).
Panelist: Doç. Dr. Hasan BUĞRUL (Bitlis Eren Üniversitesi)
Panelist: Dr. Öğrt. Üyesi Şükrü AZİZİ (Bitlis Eren Üniversitesi)
Panelist: Neşe EVLİYAOĞLU (Van Olgunlaşma Ens. Kurucu Müdürü)
Panelist: Necmiye TEKİN(T.C Kültür ve Turizm Bakanlığı Keçe Sanatçısı)
Panelist Hadice BİLEN (Van Olgunlaşma Enstitüsü, Devlet Sanatçısı)