Çocuklarımıza bırakacağımız en büyük miras islâmî terbiyedir

Çocuklarımıza bırakacağımız en büyük miras islâmî terbiyedir

Kaynak:Esra Özatak

Dr. Abdulcabbar Boran, Bir anne babanın evladına bırakacağı en büyük miras, İslâmî terbiyedir.

Mutlu, huzurlu ve erdemli nesiller yetiştirmek istiyorsak mutlaka Kur’ân-ı Kerim’deki mutluluk formülünü öğrenmeli ve hayatımıza tatbik etmeliyiz. Bununla da kalmamalı, çocuklarımıza da mutlaka öğretmeliyiz.

Peygamber Efendimiz (S.A.V)’le birlikte Kur’ân’ın bütününü yaşayan sahâbe, her açıdan bize en güzel örnektir. 14 asır evvel onlar, Kur’ân-ı Kerim’i hayatlarına nasıl tatbik etmişlerse bizim de mutlaka onların ayak izini takip etmemiz lazım.

Resûlullah (S.A.V)’den önce biliyorsunuz ki insanlar cahiliye dönemini yaşıyordu. Allah Resûlü geldiği zaman onları Allah’a davet etti. Ve cahiliye devrini yaşayan bu insanlar, kalben Allah’a ulaşmayı dileyerek birer hamele-i Kur’ân oldular. Yani Allah’ın dostu, Allah’ın kulu olarak Kur’ân’daki 7 safha ve 4 teslimi yaşadılar. Onlar en güzel ahlâkın sahibiydiler.

Öyleyse bizim de tıpkı sahâbe gibi Kur’ân’ı hayatımızın merkezine almamız lâzım. Bütün anne ve babalar çocuğunu Allah’a davet etmeden önce mutlaka kendisi Allah’ın davetini kabul etmeli ve kalben Allah’a ulaşmayı dilemelidir. Sonra da çocuğuna dönmeli ve: “Sen de Allah’a ulaşmayı dile.” demelidir.

Tıpkı uçağa binen yolculara yapılan uyarı gibi: “Evvela kendi kemerinizi bağlayın. Daha sonra çocukların kemerini bağlayın.”

Tahrîm Suresinin 6. âyet-i kerimesinde Allahû Tealâ hem anne babalara hem de o anne babanın yetiştirdiği çocuklara hitap ediyor sevgili kardeşlerim yani kısacası aileye hitap ediyor: “Ey îmân edenler! Evvela kendinizi, daha sonra evladınızı yakıtı insan ve taşlardan olan ateşten koruyun.” buyuruyor Allahû Tealâ.

O halde görüyoruz ki bütün anne ve babaların görevi önce kendilerini, sonra da çocuklarını cehennemden korumaktır.

Eğer anne ve baba Allah’a ulaşmayı dilememişse, kalplerine îmân girmemişse çocuklarına hangi sözü söylerse söylesinler pozitif istikamette çocuklarını etkileyemezler. Bu neye benzer? Sigara içen bir baba evladına: “Sigara içme.” diyor. Ama kendisi sigara içiyor. Örnek bir davranışı yok. O zaman bununla biz hiçbir yere ulaşamayız.

Sevgili kardeşlerim, biz insanlar, üzerinde işlem yapılanlarız. İşlemi yapan Allah’tır. Ne zaman? Kalben Allah’a ulaşmayı dilediğimiz an. Biz sadece Rabbimize ulaşmayı diliyoruz. Kur’ân-ı Kerim’de Allahû Teâlâ, on iki âyette Allah’a ulaşmayı dileyenin ruhunu Kendisine ulaştıracağını ifade ediyor.

Öyleyse bir tarafta Rabbimiz var, bir tarafta serbest irade sahibi biz varız. Allah’a ulaşmayı dilediğimiz an irademizi kullanıyoruz. İlâhî irade de Kendisine düşeni yapıyor. İlâhî irade söz vermiştir. Şûrâ-13 ve Ra’d-27’ye göre ruhumuzu Kendisine ulaştıracaktır. Ama kimin ruhunu? Ruhunu Allah’a ulaştırmayı dileyenin ruhunu.

Öyleyse bu açıdan konumuza bakacak olursak, aslında hangi dönemde yaşarsak yaşayalım kesinlikle Allah'ın garantisinde olduğumuzu görüyoruz.

Nedir o garanti? “Bana ulaşmayı dileyenin ruhunu Ben Kendime ulaştıracağım.” diyor Allahû Tealâ.

Kişi kalben ulaşmayı dilediği an Allah Rahîm esmasıyla o kişiye tecelli eder ve o kişiye peş peşe yedi tane furkan verir. Kişiyi mürşidine Allah ulaştırır. Yedi tane gök katını aşırarak kişinin ruhunu Kendisine ulaştıran da Allah'tır. Yedi kademedeki nefs tezkiyesini de kişiye Allah yaptırır.

Sevgili kardeşlerim, unutmayın ki insanın huzur ve mutluluğunun önündeki en büyük engel kişinin kendi nefsidir. Nefsi sebebi ile insanlar şeytanın tuzaklarına düşüyorlar. Hayatı bize zehir eden, bizi Allah’ın huzurunda küçük düşüren, bizi şeytana teslim eden tamamıyla nefsimizdir. İşte bu sebeple insanın temel görevi kalben Allah’a ulaşmayı dileyerek nefsini tezkiye ve tasfiye etmektir.

Hiç kimse nefsini tezkiye etmeden ruhunu Allah’a ulaştıramaz. Nefs terbiyesidir ki insanı bütün kötü alışkanlıklarından ve nefs afetlerinden kurtarır. Çocuklarımızı erdemli birer insan olarak yetiştirmek istiyorsak mutlaka evvela kendi nefsimizi tezkiye ve tasfiye edeceğiz. Ve mutlaka çocuklarımıza da Allah’ın temel emirlerini öğreteceğiz. Ve mutlaka ama mutlaka çocuklarımızı seveceğiz. Sözlerimizle de davranışlarımızla da sevgimizi belli edeceğiz.

Aile ve toplum hayatının temelinde sevgi vardır. Allahû Tealâ herkesi sevmemizi emrediyor. Eğer siz de Allah’ın indinde sevenlerden olmak istiyorsanız, bunun tek yolu kalben Allah’a ulaşmayı dilemenizdir.

O halde Allah’a ulaşmayı dileyin, sevin ve sevilin. Bütün mutluluklar sizlerin olsun. Allah hepinizden razı olsun.

www.ibrahimlive.com

www.acboran.com

HABERE YORUM KAT
YASAL UYARI: Yazılan yorumlar hiçbir şekilde Hakkarihabertv.com’un görüş ve düşüncelerini yansıtmamaktadır. Yorumlar, yazan kişiyi bağlayıcı niteliktedir.