Ev Sahibi ve Kiracı Arasındaki Uyuşmazlıklarda Hangi Hukuki Yollar İzlenebilir?

Ev Sahibi ve Kiracı Arasındaki Uyuşmazlıklarda Hangi Hukuki Yollar İzlenebilir?

Kaynak:Perihan Önal

Ev sahibi ile kiracı arasındaki anlaşmazlıklarda izlenecek hukuki yol, uyuşmazlığın nedenine göre değişir.

Kiranın ödenmemesi, kira artışı konusunda anlaşmazlık, ev sahibinin konut ihtiyacı, tahliye taahhüdü, iki haklı ihtar, depozitonun iade edilmemesi veya kiralananın zarar görmesi gibi durumların her biri farklı şartlara ve sürelere tabidir.

Kiraya veren, yalnızca kiracıyı artık taşınmazda istemediği için sözleşmeyi her zaman sona erdiremez. Aynı şekilde kiracı da kira bedelini veya sözleşmeden doğan yükümlülüklerini tek taraflı olarak değiştiremez.

Konut ve çatılı işyeri kiralarında Türk Borçlar Kanunu kiracıyı koruyan özel hükümler içerirken, belirli durumlarda kiraya verene de sözleşmenin sona erdirilmesini isteme hakkı tanır.

Bu nedenle uyuşmazlığın başında hangi tahliye veya talep sebebinin mevcut olduğunun doğru belirlenmesi önemlidir.

Ev Sahibi Kiracıyı İstediği Zaman Çıkarabilir mi?

Hayır. Konut ve çatılı işyeri kiralarında kiraya verenin yalnızca “kiracının çıkmasını istiyorum” demesi yeterli değildir.

Kiracının tahliyesi için kanunda belirtilen sebeplerden birinin bulunması gerekir.

Uygulamada başlıca tahliye nedenleri şunlardır:

  • Kira bedelinin ödenmemesi,
  • İki haklı ihtarın oluşması,
  • Geçerli tahliye taahhüdünün bulunması,
  • Ev sahibinin veya yakınlarının gerçek konut ihtiyacı,
  • İşyeri ihtiyacı,
  • Yeni malikin konut veya işyeri ihtiyacı,
  • Esaslı yeniden inşa veya imar ihtiyacı,
  • Kiracının veya eşinin aynı ilçede ya da belde belediye sınırları içinde oturmaya elverişli konutunun bulunması ve diğer şartların gerçekleşmesi,
  • Kanunda belirtilen on yıllık uzama süresinin tamamlanması.

Her tahliye sebebinin koşulları ve süreleri farklıdır.

Bu nedenle bir olayda geçerli olan yöntem başka bir kiracı bakımından kullanılamayabilir.

Kiracı nasıl çıkarılır? başlıklı ayrıntılı incelemede tahliye sebepleri ve kullanılabilecek hukuki yollar farklı senaryolara göre ayrıca ele alınmaktadır.

Kira Ödenmezse Ev Sahibi Ne Yapabilir?

Kiracının temel yükümlülüklerinden biri kira bedelini zamanında ödemektir.

Kira ödenmediğinde kiraya verenin önünde farklı seçenekler bulunabilir.

Kiracıya yazılı bildirim yapılarak ödeme için kanuni süre verilebilir. Konut ve çatılı işyeri kiralarında kiracıya kira borcunu ödemesi için en az otuz günlük süre tanınması gerekir.

Kiraya veren ayrıca kira alacağının tahsili ve tahliye amacıyla icra takibi başlatabilir.

İcra yoluyla tahliye sürecinde kiracıya ödeme emri gönderilir. Kiracı borca veya kira ilişkisine itiraz edebilir. İtirazın niteliğine göre süreç icra hukuk mahkemesinde veya genel görevli mahkemede devam edebilir.

Kiranın ödenmemesi nedeniyle doğrudan kapının kilidinin değiştirilmesi, kiracının eşyalarının dışarı çıkarılması veya taşınmaza zorla girilmesi hukuken doğru bir tahliye yöntemi değildir.

Tahliyenin anlaşma veya kanuni süreç üzerinden gerçekleştirilmesi gerekir.

İki Haklı İhtar Nedeniyle Tahliye Nedir?

Kiracının kira bedelini sürekli geciktirmesi, kiraya veren açısından ayrı bir tahliye sebebi oluşturabilir.

Türk Borçlar Kanunu kapsamında kiracı, bir kira yılı içerisinde kira bedelini zamanında ödemediği için kendisine iki haklı yazılı ihtar gönderilmesine neden olmuşsa kiraya veren belirli şartlarla tahliye davası açabilir.

Burada önemli olan yalnızca iki ihtarname gönderilmiş olması değildir.

İhtarların;

  • Kira borcuna dayanması,
  • Haklı olması,
  • Aynı kira yılı veya kanunda belirtilen dönem içerisinde oluşması,
  • Farklı kira dönemlerine ilişkin olması,
  • Kiracıya usulüne uygun şekilde ulaşması

gerekir.

Kiracı ihtardan sonra borcunu ödemiş olsa bile ihtarın haklılığı bazı durumlarda ortadan kalkmaz. Bu nedenle sık sık geç ödeme yapan kiracılar açısından iki haklı ihtar nedeniyle tahliye gündeme gelebilir.

Dava süresi ayrıca önemlidir. Gerekli şartlar oluştuğu hâlde dava zamanında açılmazsa ilgili kira yılı bakımından tahliye imkânı kaybedilebilir.

Tahliye Taahhütnamesi Varsa Kiracı Çıkarılabilir mi?

Kiracı, kiralananın kendisine teslim edilmesinden sonra belirli bir tarihte taşınmazı boşaltacağını yazılı olarak taahhüt etmiş olabilir.

Geçerli bir tahliye taahhüdüne rağmen kiracı belirtilen tarihte çıkmazsa kiraya veren, taahhüt edilen tahliye tarihinden itibaren bir ay içerisinde icra yoluna başvurabilir veya tahliye davası açabilir.

Ancak her tahliye taahhütnamesi geçerli değildir.

Özellikle;

  • Belgenin gerçekten kiracı tarafından imzalanıp imzalanmadığı,
  • Tahliye tarihinin belirli olup olmadığı,
  • Taahhüdün kiralananın tesliminden sonra verilip verilmediği,
  • Sonradan doldurulduğu iddiasının bulunup bulunmadığı,
  • Birden fazla kiracı varsa kimlerin imzaladığı

uyuşmazlığın sonucunu etkileyebilir.

Kira sözleşmesi kurulurken kiracıdan aynı anda alınan tahliye taahhüdü de bu nedenle ayrıca değerlendirilir.

Ev Sahibinin Eve İhtiyacı Varsa Kiracı Çıkarılabilir mi?

Kiraya verenin gerçekten konut ihtiyacı bulunması, kanunda düzenlenen tahliye sebeplerinden biridir.

Kiraya veren;

  • Kendisi,
  • Eşi,
  • Altsoyu,
  • Üstsoyu,
  • Kanunen bakmakla yükümlü olduğu kişiler

için kiralananı konut veya işyeri olarak kullanma zorunluluğu bulunması hâlinde tahliye talep edebilir.

Ancak ihtiyacın yalnızca sözlü olarak ileri sürülmesi yeterli değildir.

İhtiyacın gerçek, samimi, zorunlu ve dava devam ederken de mevcut olması beklenir.

Örneğin ev sahibinin kendisinin kirada oturması, aile bireylerinin konut ihtiyacının doğması, evlilik nedeniyle ayrı konut ihtiyacı oluşması veya mevcut evin sağlık ve yaşam koşullarına uygun olmaması değerlendirmede dikkate alınabilir.

Buna karşılık kiracıyı çıkarıp taşınmazı daha yüksek bedelle başkasına kiralama amacı, ihtiyaç nedeniyle tahliye sebebi olarak kullanılamaz.

İhtiyaç nedeniyle tahliye davası bakımından sözleşmenin belirli veya belirsiz süreli olması, ihtarın tarihi ve dava süresi ayrıca önem taşır.

Ev Satılırsa Kiracı Çıkmak Zorunda mı?

Hayır. Kiralanan taşınmazın satılması kira sözleşmesini kendiliğinden sona erdirmez.

Taşınmazı satın alan yeni malik mevcut kira sözleşmesinin tarafı hâline gelir.

Yeni malikin kiracıyı çıkarabilmesi için yalnızca “evi satın aldım” demesi yeterli değildir.

Ancak yeni malik taşınmazı;

  • Kendisi,
  • Eşi,
  • Altsoyu,
  • Üstsoyu,
  • Kanunen bakmakla yükümlü olduğu kişiler

için konut veya işyeri olarak kullanmak zorundaysa ihtiyaç nedeniyle tahliye talep edebilir.

Bu durumda yeni malikin özel bir tahliye yolu bulunmaktadır.

Yeni malik, taşınmazı edindiği tarihten itibaren bir ay içerisinde ihtiyacını kiracıya yazılı olarak bildirerek edinme tarihinden altı ay sonra dava açabilir.

Alternatif olarak mevcut kira sözleşmesinin sona ermesini bekleyerek de kanundaki süre içinde dava yoluna başvurabilir.

Kira Artışı Nasıl Yapılır?

Kira artışı, ev sahibi ile kiracı arasındaki en sık uyuşmazlık konularından biridir.

2026 yılı itibarıyla konut kiralarında geçmiş yıllarda uygulanan geçici yüzde 25 kira artış sınırı yürürlükte değildir.

Yenilenen kira döneminde tarafların belirlediği artış oranı, bir önceki kira yılındaki tüketici fiyat endeksinin on iki aylık ortalamalara göre değişim oranını aşamaz.

Örneğin kira sözleşmesinde “her yıl yüzde 50 artış yapılır” yazıyor olsa bile ilgili dönemde kanuni üst sınır bunun altında kalıyorsa kanuni sınır dikkate alınır.

Tarafların kira artışı konusunda hiçbir hüküm kararlaştırmamış olması da ev sahibinin istediği oranı tek taraflı uygulayabileceği anlamına gelmez.

Ev Sahibi TÜFE'nin Üzerinde Zam İsteyebilir mi?

İlk beş yıllık dönemde yenilenen kira sözleşmelerinde kanuni artış sınırı esas alınır.

Ancak kira ilişkisi beş yıldan uzun sürmüşse farklı bir hukuki mekanizma gündeme gelir.

Beş yıldan uzun süreli veya beş yıldan sonra yenilenen kira sözleşmelerinde mahkeme;

  • TÜFE'nin on iki aylık ortalama değişim oranını,
  • Kiralananın durumunu,
  • Emsal kira bedellerini,
  • Hakkaniyeti

birlikte değerlendirerek yeni kira bedelini belirleyebilir.

Bu nedenle beş yılı geçen kiracılarda “artış yalnızca TÜFE kadar olabilir” şeklindeki yaklaşım her durumda doğru değildir.

Kira tespit davası ile amaçlanan, kanundaki şartların bulunması hâlinde yeni kira döneminde uygulanacak kira bedelinin mahkeme tarafından belirlenmesidir.

Kira Tespit Davası Ne Zaman Açılır?

Kira bedelinin tespiti davası her zaman açılabilir. Ancak mahkemenin belirlediği yeni kira bedelinin hangi kira döneminden itibaren uygulanacağı bakımından dava tarihi ve kiracıya yapılan bildirimler önemlidir.

Yeni kira döneminden en az otuz gün önce dava açılması veya bu süre içerisinde kiracıya kira bedelinin artırılacağına ilişkin yazılı bildirim yapılması, kararın yeni kira döneminin başlangıcından itibaren uygulanması açısından önem taşıyabilir.

Sözleşmede yeni kira döneminde artış yapılacağına ilişkin hüküm bulunması da sonuç üzerinde etkili olabilir.

Dolayısıyla yalnızca davanın açılabilir olup olmadığı değil, mahkemece belirlenecek bedelin hangi tarihten itibaren uygulanacağı da değerlendirilmelidir.

Ev Sahibi Geçmişe Dönük Kira Farkı İsteyebilir mi?

Kira tespit davasında mahkemenin belirlediği bedelin geçmiş bir kira dönemine uygulanıp uygulanamayacağı, TBK'daki dava ve bildirim sürelerine bağlıdır.

Dava gerekli süre içerisinde açılmışsa veya kiracıya süresi içerisinde yazılı bildirim yapılmışsa yeni kira bedelinin ilgili kira döneminin başlangıcından itibaren geçerli olması mümkün olabilir.

Bu durumda mahkeme kararı daha sonra verilse dahi eski kira bedeliyle mahkemece belirlenen bedel arasındaki fark alacağı gündeme gelebilir.

Ancak her kira tespit kararı otomatik olarak yıllar öncesine uygulanmaz.

Kiracı Kira Artışını Kabul Etmezse Ne Olur?

Kiraya veren kanuni sınırlar içerisinde kira artışı yapmışsa kiracının eski kira bedelini ödemeye devam etmesi kira borcu doğurabilir.

Buna karşılık kiraya verenin kanuni sınırın üzerinde tek taraflı artış istemesi, bu bedelin doğrudan geçerli olduğu anlamına gelmez.

Taraflar;

  • Mevcut sözleşmeyi,
  • Kira başlangıç tarihini,
  • Artış maddesini,
  • Önceki dönem kira bedellerini,
  • Beş yıllık sürenin dolup dolmadığını

birlikte değerlendirmelidir.

Uyuşmazlık çözülemezse arabuluculuk ve gerektiğinde kira tespit davası gündeme gelebilir.

On Yıllık Kiracı Her Durumda Çıkarılabilir mi?

“Kiracı on yılı doldurunca otomatik olarak çıkarılır” şeklindeki ifade tam olarak doğru değildir.

Konut ve çatılı işyeri kiralarında belirli süreli kira sözleşmesi, süresi dolduğunda kiracı tarafından sona erdirilmezse kural olarak bir yıl uzar.

Kiraya veren yalnızca sözleşme süresinin dolduğunu ileri sürerek sözleşmeyi sona erdiremez.

Ancak on yıllık uzama süresinin tamamlanmasının ardından kiraya veren, her uzama yılının bitiminden en az üç ay önce bildirimde bulunmak koşuluyla herhangi bir tahliye sebebi göstermeksizin sözleşmeyi sona erdirebilir.

Bu nedenle hesaplama yapılırken yalnızca ilk kira sözleşmesinin başlangıç tarihine bakılması yeterli değildir. İlk sözleşme süresi ile sonraki uzama yılları birlikte değerlendirilmelidir.

Kiracı Evi Kötü Kullanırsa Tahliye Edilebilir mi?

Kiracının kiralananı özenle kullanma ve aynı taşınmazda yaşayan kişiler ile komşulara gerekli saygıyı gösterme yükümlülüğü vardır.

Kiracının;

  • Taşınmaza ciddi zarar vermesi,
  • Ortak alanları hukuka aykırı şekilde kullanması,
  • Komşular bakımından çekilmez davranışlarda bulunması,
  • Sözleşmeye ağır biçimde aykırı kullanım gerçekleştirmesi

durumunda sözleşmenin feshi gündeme gelebilir.

Ancak ihlalin niteliğine göre kiracıya önceden yazılı ihtar yapılması ve davranışın düzeltilmesi için süre verilmesi gerekebilir.

Bazı ağır ihlallerde ise sözleşmenin daha hızlı sona erdirilmesi mümkün olabilir.

Her gürültü şikâyeti veya komşu anlaşmazlığı tahliye için tek başına yeterli kabul edilmez. Olayın ağırlığı, sürekliliği ve delilleri önemlidir.

Ev Sahibi Elektrik, Su veya Doğalgazı Kestirebilir mi?

Kiracıyı taşınmazdan çıkmaya zorlamak amacıyla elektrik, su veya doğalgazın kesilmesi hukuken sorun yaratabilir.

Aynı şekilde;

  • Kapının kilidinin değiştirilmesi,
  • Kiracının eve girişinin engellenmesi,
  • Eşyalarının dışarı çıkarılması,
  • Fiziksel baskı uygulanması

kanuni tahliye yöntemleri değildir.

Kiraya verenin geçerli tahliye sebebi varsa arabuluculuk, dava veya şartları bulunuyorsa icra sürecine başvurması gerekir.

Tahliye kararının uygulanması da yetkili icra organları aracılığıyla gerçekleştirilir.

Kiracı Evi Boşaltırken Depozito Nasıl İade Edilir?

Depozito da kira ilişkilerinde sık uyuşmazlık konusu olur.

Kiracı taşınmazı teslim ettiğinde depozitonun otomatik olarak tamamının kesilmesi mümkün değildir.

Kiracının;

  • Ödenmemiş kira borcu,
  • Ödenmemiş yan giderleri,
  • Kiralananda olağan kullanım dışındaki zararları

bulunuyorsa bunlar değerlendirmeye alınabilir.

Ancak evin normal kullanımı sonucunda oluşan eskime ve yıpranma kiracıya zarar olarak yüklenemez.

Örneğin uzun yıllar kullanılan bir duvar boyasının eskimesi ile kiracının kapıyı kırması aynı şekilde değerlendirilmez.

Taşınmaz teslim edilirken fotoğraf çekilmesi, sayaçların kaydedilmesi ve anahtar teslim tutanağı düzenlenmesi sonradan ortaya çıkabilecek uyuşmazlıkların önlenmesine yardımcı olabilir.

Kiracı ile Ev Sahibi Arasında Arabuluculuk Zorunlu mu?

Kira ilişkisinden kaynaklanan uyuşmazlıkların önemli bölümünde dava açılmadan önce arabulucuya başvurulması zorunludur.

Bu uygulama 1 Eylül 2023 tarihinden itibaren yürürlüktedir.

Kira uyuşmazlıklarında taraflar arabuluculukta;

  • Kira bedelinin belirlenmesi,
  • Kira borcunun ödenmesi,
  • Kiralananın belirli tarihte boşaltılması,
  • Tahliye için süre verilmesi,
  • Depozitonun iadesi,
  • Hasar bedellerinin ödenmesi,
  • Anahtar teslimi

gibi birçok konuda anlaşabilir.

Anlaşma sağlanamazsa son tutanak düzenlenir ve dava şartı yerine getirildikten sonra mahkemeye başvurulabilir.

Kiralananın İcra ve İflas Kanunu kapsamında ilamsız icra yoluyla tahliyesine ilişkin özel hükümler ise dava şartı arabuluculuk bakımından ayrıca değerlendirilir.

Tahliye Davası Hangi Mahkemede Açılır?

Kira ilişkisinden kaynaklanan tahliye davalarında görevli mahkeme kural olarak sulh hukuk mahkemesidir.

Kira tespit davaları ve kira ilişkisinden kaynaklanan pek çok uyuşmazlık da sulh hukuk mahkemesinde görülür.

Ancak tahliye taahhütnamesi veya kira borcunun ödenmemesi nedeniyle ilamsız icra yolunun kullanıldığı durumlarda süreç öncelikle icra müdürlüğünde başlayabilir.

Kiracının itirazı üzerine uyuşmazlığın niteliğine göre icra hukuk mahkemesi veya sulh hukuk mahkemesinde devam edilmesi mümkün olabilir.

Bu nedenle “kiracıyı çıkarmak için mutlaka önce tahliye davası açılır” şeklinde tek bir yöntem bulunmamaktadır.

Ev Sahibi ve Kiracı Hangi Belgeleri Saklamalı?

Uyuşmazlık çıktığında sözlü konuşmaların ispatı zor olabilir.

Hem kiracı hem de kiraya veren bakımından şu belgelerin saklanması önemlidir:

  • Kira sözleşmesi,
  • Kira ödeme dekontları,
  • Banka hesap hareketleri,
  • Depozito ödeme belgesi,
  • Tahliye taahhütnamesi,
  • Noter ihtarnameleri,
  • Mesaj ve e-posta yazışmaları,
  • Taşınmazın teslim tarihindeki fotoğrafları,
  • Teslim tutanağı,
  • Apartman veya site yönetimi kayıtları,
  • Aidat ödeme belgeleri,
  • Tadilat ve onarım faturaları,
  • Tapu kayıtları,
  • Arabuluculuk son tutanağı.

Kira ödemelerinin mümkün olduğunca açıklamalı şekilde banka üzerinden yapılması da hangi aya ilişkin ödeme yapıldığının sonradan ispatlanmasını kolaylaştırabilir.

Arabuluculukta Kiracının Çıkış Tarihi Kararlaştırılabilir mi?

Evet.

Taraflar arabuluculuk görüşmelerinde kiracının belirli bir tarihte taşınmazı boşaltması konusunda anlaşabilir.

Örneğin ev sahibi hemen tahliye isterken kiracı taşınabilmek için üç aylık süre talep edebilir. Taraflar;

  • Çıkış tarihini,
  • O tarihe kadar ödenecek kira bedelini,
  • Depozitonun nasıl iade edileceğini,
  • Anahtar teslimini,
  • Birikmiş kira borcunun ödeme şeklini

birlikte kararlaştırabilir.

Bu yöntem bazı uyuşmazlıklarda uzun süren dava sürecine gerek kalmadan çözüm sağlayabilir.

Ancak anlaşmanın hukuki sonuçları ve icra edilebilirliği açısından belgenin doğru düzenlenmesi önemlidir.

Ev Sahibinin Tahliye Davasını Kazanması Kiracının Hemen Çıkacağı Anlamına Gelir mi?

Mahkemenin tahliye kararı vermesi ile kiracının fiilen taşınmazdan çıkarılması birbirinden farklı aşamalardır.

Kiracı karara rağmen taşınmazı teslim etmezse karar icra dosyasına konularak zorla tahliye süreci başlatılabilir.

Tahliye kararına karşı istinaf yoluna başvurulması da kararın icrasını her durumda kendiliğinden durdurmaz.

Kiracının şartları bulunuyorsa icranın geri bırakılmasını talep etmesi mümkün olabilir.

Bu nedenle tahliye davasının sonuçlanması sonrasında da ayrı bir icra aşaması bulunabilir.

Hukuki Görüş: Uyuşmazlığın Sebebini Doğru Belirlemek Sürecin İlk Adımıdır

Konuya ilişkin değerlendirmede bulunan Av. Berivan Solmaz, kiracı ile ev sahibi arasındaki her anlaşmazlıkta aynı tahliye yönteminin kullanılmasının doğru olmadığını belirtti:

“Kira borcunun ödenmemesi, ihtiyaç nedeniyle tahliye, tahliye taahhüdü ve iki haklı ihtar birbirinden farklı hukuki sebeplerdir. Her birinin şartları, ihtar biçimi ve dava süresi ayrı değerlendirilmelidir.”

Kira uyuşmazlıklarına ilişkin araştırma yapan kişilerin internette Diyarbakır avukat isimleri gibi arama ifadeleriyle farklı kaynaklara ulaşabildiğini belirten Solmaz, uyuşmazlığın somut belgelere göre değerlendirilmesi gerektiğine dikkat çekti:

“Kira sözleşmesinin başlangıç tarihi, ödeme kayıtları, ihtarnameler ve taraflar arasındaki yazışmalar görülmeden yalnızca genel bilgiler üzerinden tahliye süresi veya sonucu konusunda kesin değerlendirme yapmak mümkün değildir.”

Ev Sahibi ile Kiracı Anlaşamadığında Nasıl Bir Yol İzlenebilir?

Uyuşmazlığın büyümeden önce şu sırayla değerlendirilmesi yararlı olabilir:

  1. Kira sözleşmesinin güncel hâli incelenir.
  2. Uyuşmazlığın kira bedeli, tahliye, depozito veya başka bir konudan mı kaynaklandığı belirlenir.
  3. Kira ödemeleri ve banka kayıtları kontrol edilir.
  4. Varsa tahliye taahhüdü ve ihtarnameler incelenir.
  5. Kanuni sürelerin devam edip etmediği belirlenir.
  6. Gerekliyse yazılı ihtar gönderilir.
  7. Uyuşmazlık dava şartı arabuluculuk kapsamındaysa arabuluculuğa başvurulur.
  8. Anlaşma sağlanamazsa uygun dava veya icra yolu belirlenir.
  9. Yargılama sonucunda verilen karar gerekiyorsa icra yoluyla uygulanır.

Yanlış tahliye sebebine dayanılması veya kanuni sürenin geçirilmesi, esasen haklı olabilecek bir talebin reddedilmesine neden olabilir.

Sık Sorulan Sorular

Ev sahibi sözleşme bitti diye kiracıyı çıkarabilir mi?

Konut ve çatılı işyeri kiralarında belirli sürenin sona ermesi, kiraya verene tek başına tahliye hakkı vermez. Kanunda belirtilen tahliye sebeplerinden birinin bulunması veya on yıllık uzama süresine ilişkin şartların gerçekleşmesi gerekir.

Kiracı kirayı bir ay geç ödediğinde çıkarılabilir mi?

Tek bir geç ödeme her durumda doğrudan tahliye sonucunu doğurmaz. Ancak ödenmeyen kira için temerrüt ve icra süreci başlatılabilir. Ayrıca aynı kira yılı içinde iki haklı ihtarın şartlarının oluşması daha sonra tahliye davasına dayanak olabilir.

Ev sahibi evi satacağını söyleyerek kiracıyı çıkarabilir mi?

Taşınmazın satılmak istenmesi tek başına kanuni tahliye nedeni değildir. Ev kiracılı olarak da satılabilir. Yeni malikin gerçek konut veya işyeri ihtiyacı varsa kanundaki özel şartlarla tahliye talebi gündeme gelebilir.

Kiracı kira artışını kabul etmezse tahliye edilebilir mi?

Kiracının kanuna aykırı bir artışı kabul etmemesi tek başına tahliye sebebi değildir. Ancak kanunen ödenmesi gereken kira bedelinin eksik ödenmesi durumunda kira alacağı ve temerrüt hükümleri gündeme gelebilir.

Beş yıl dolunca kira otomatik olarak emsal kiraya çıkar mı?

Hayır. Beş yılın dolması kira bedelini kendiliğinden piyasa seviyesine getirmez. Taraflar anlaşamazsa kira tespit davasıyla mahkemeden yeni kira bedelinin belirlenmesi talep edilebilir.

Tahliye davasından önce arabuluculuk şart mı?

Kira ilişkisinden kaynaklanan uyuşmazlıkların önemli bölümünde dava açılmadan önce arabuluculuğa başvuru dava şartıdır. İcra ve İflas Kanunu kapsamında ilamsız icra yoluyla tahliye ise kanundaki istisna kapsamında ayrıca değerlendirilir.

Ev sahibi kiracının kilidini değiştirebilir mi?

Kiracının kullanım hakkı devam ederken ev sahibinin tek taraflı olarak kilidi değiştirmesi ve kiracının taşınmaza girişini engellemesi kanuni bir tahliye yöntemi değildir. Tahliye, tarafların anlaşması veya yetkili makamlar üzerinden yürütülen hukuki süreç sonunda gerçekleştirilmelidir.

Kiracı evi erken boşaltırsa kalan kiraları öder mi?

Kiracı sözleşme süresi sona ermeden taşınmazı geri verirse sorumluluğu her durumda sözleşmenin sonuna kadar devam etmez. Kiralananın benzer koşullarla yeniden kiraya verilebileceği makul süre ve kiracının yerine uygun yeni kiracı bulup bulmadığı gibi hususlar değerlendirilir.

Ev sahibi depozitoyu istediği kadar tutabilir mi?

Hayır. Depozitonun amacı kiracının sözleşmeden kaynaklanan borçlarını güvence altına almaktır. Normal kullanım sonucu ortaya çıkan eskime ve yıpranma için keyfî şekilde depozito kesintisi yapılamaz.

Hukuki Dayanaklar

  • 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun kira sözleşmesine ilişkin hükümleri
  • Türk Borçlar Kanunu’nun kira bedelinin belirlenmesine ilişkin 344 ve 345. maddeleri
  • Türk Borçlar Kanunu’nun ihtiyaç ve yeni malik nedeniyle tahliyeye ilişkin 350 ve 351. maddeleri
  • Türk Borçlar Kanunu’nun kiracıdan kaynaklanan tahliye sebeplerini düzenleyen 352. maddesi
  • 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu
  • 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun kira alacağı ve tahliyeye ilişkin hükümleri

Bilgilendirme notu: Bu içerik genel hukuki bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Kira sözleşmesinin tarihi, türü, ödeme kayıtları, ihtarnameler, tahliye taahhüdü ve tarafların diğer belgeleri hukuki sonucu değiştirebilir. Her kira uyuşmazlığı kendi koşulları çerçevesinde ayrıca değerlendirilmelidir.

HABERE YORUM KAT
YASAL UYARI: Yazılan yorumlar hiçbir şekilde Hakkarihabertv.com’un görüş ve düşüncelerini yansıtmamaktadır. Yorumlar, yazan kişiyi bağlayıcı niteliktedir.