Hakkâri'nin eski yolculuklarını anlattı: 'O günlerde saygı vardı'

Hakkâri'nin eski yolculuklarını anlattı: 'O günlerde saygı vardı'

Kaynak:Esra Özatak

Abdullah Kaplay, Hakkâri ve Van yolundaki ulaşımla ilgili düşüncelerini Hakkâri Dayanışma ve Bilgi Platformu'nda paylaştı.

Hatırlıyorum da, 80'li yıllardı.

Köyümüz, Hakkâri merkeze Van yolu istikametinde yaklaşık 50 kilometre uzaklıktaydı.

Köyden Hakkâri merkeze gitmek için yola inerdik. O zamanlar özel araçlar yoktu. Günde sadece bir kez geçen, Van ya da Yüksekova'dan gelen araçları beklerdik. Yollar bomboş, engebeli ve daracıktı.

O zamanlar şoförlük çok kıymetli bir meslekti. Şoförler de aklıselim, kadirşinas, saygılı ve bilgili insanlardı.

Onlar sadece yolcu değil, can taşırlardı. Hasretle sevdiklerine kavuşmayı bekleyenleri, umutları taşırdı o araçlar. Hele hele yatılı okulda okuyup annesine kavuşacağı günü özlemle bekleyen, şoförün her hareketine hayranlıkla bakan küçük ama koca yürekli çocukları…

Kimi memur, kimi asker, kimi işçi, kimi öğretmendi o yolcular…

Yokluk vardı, zorlu yolculuklar vardı…

Ama ne kadar da saygılıydılar. Kimse kimseye haksızlık yapmaz, herkes birbirine anlayışla yaklaşırdı. Hoşgörülü ve mütevazı insanlardı.

Peki ne oldu? Neden değiştik? Neden insanların canı bu kadar değersiz hâle geldi?

Saygı azaldı, trafikte yapılan dikkatsizlik ve saygısızlık canlara mal olmaya başladı. Umutlar, özlemler ve kavuşmalar toprağın altına gömüldü.

Artık yolculuk yapmaktan korkar olduk. Hele hele şehir içi taksiler, minibüsler ve özellikle şehirler arası servisler… Neden bu kadar acele? Nereye yetişiyorsunuz? Hız uğruna nice canları toprağa veriyoruz. Kimse de sesini çıkarmıyor. Adeta sağ salim varacağımız yere ulaşmayı şansa bırakıyoruz.

En büyük sorunlardan biri de tecrübesiz şoförler. Araçlar artık çok güçlü; bir anda yüksek hızlara ulaşabiliyorlar.

Ama o direksiyonun arkasında sadece bir sürücü değil, arkasında emanet edilmiş onlarca can var. Unutulmamalıdır ki ateş düştüğü yeri yakar.

Daha dün yine üç aileye ateş düştü. Mezarlık mahşeri bir kalabalığa sahne oldu. Defin işlemlerinin ardından herkes evine, işine ve ailesine döndü. Ama acı, geride kalan ailelerin yüreğinde kaldı.

Keşke bu kaza yaşanmasaydı… Keşke bir evlat annesine kavuşabilseydi, bir baba çocuğunun sınav harçlığını kendi elleriyle verebilseydi.

Ama keşkelerin artık hiçbir faydası yok.

Belki de bu yüzden hepimiz, yokluğun olduğu ama huzurun, saygının ve insanlığın eksik olmadığı o eski günleri özlüyoruz.

Allah, kazada hayatını kaybedenlere rahmet eylesin, mekânlarını cennet eylesin.

Trafikte dikkatli ve saygılı olmak zorundayız. Unutmayalım ki saygısızlık ve ihmal, telafisi mümkün olmayan can kayıplarına neden oluyor.

Allah kimseye böyle acılar yaşatmasın, kimsenin vebalini kimsenin omzuna yüklemesin.

Vesselam…

HABERE YORUM KAT
YASAL UYARI: Yazılan yorumlar hiçbir şekilde Hakkarihabertv.com’un görüş ve düşüncelerini yansıtmamaktadır. Yorumlar, yazan kişiyi bağlayıcı niteliktedir.
1 Yorum