Irak'tan Çarpıcı Gözlemler: Herkes değişimin eşiğinde
Kaynak:Muhammed Mehdi Aydın
Sonrasında 28 Şubat 2026'da dananın kuyruğu koptu ve İsrail/ABD-İran Savaşı başladı.
16 Mart 2026 tarihinde yayınlanan yazımın başlığını ise şöyle atmıştım; “Titanların oyunu ve ağ toplumu hakimi”.
Vakti olanlar her iki yazıyı okusun derim.Vakti dar olanlar için de her iki başlığın özetini kısaca şöyle özetlerim; ““Çin-ABD fayları eşliğinde kırılan Ortadoğu” çatırdama ve kırılma-kırdırma etkisini dünyaya yaymaya devam ediyor… Meselenin sadece “İsrail-ABD ve İran meselesi olmadığını” başından beri biliyorduk.Çünkü mesele; “Yeni Dünya Düzeni’nde AĞ TOPLUMU hatlarını kimin kuracağı ve o ağın hakiminin kimin olacağı” idi.Ve bu ağı inşa edecek/hakim olacak güç; sınırların, ticaret yollarının, liderlerin,ittifakların, yönetim anlayışlarının, anlaşmaların da hakim gücü olacaktı.
Yani; Yeni Dünya Düzeni’nin hakimi olacak güç kendi kutsallarını yaratmalıydı çünkü geçmiş tüm düzenler de “kendi kutsallarıyla gelmişti”. O halde Yeni Dünya Düzeni’de bu mantıkla hareket edecek. Yeni Dünya Düzeni’nde AĞ TOPLUMU etkisinin hakimi kim olacak; Çin mi, ABD mi, Hindistan mı, bir başkası mı?
Oyunu kazanan “ağ toplumu anlayışını” hangi kurallarla, hangi liderlerle, hangi yönetim sistemleriyle ve hangi sınırlarla inşa edecek sorusunun cevabı aslında taslak olarak belli fakat tam net değil çünkü TİTANLARIN OYUNU halâ tüm hızıyla devam ediyor…””
TRUMP I LOVE BRICS DİYECEKTİ VE DEDİ
Trump’ın Çin ziyaretinden haftalar önce gerek yazılarımda gerekse de katıldığım TV programlarında şu özete sıkça yer verdim; “Trump Çin’e gitmeden önce iyice elini güçlendirmek istiyor. Çünkü Çin ile oturacağı “vekâlet gücü pazarlık” masasında Çin’e şunu sunacak; “YENİ DÜNYA DÜZENİNDE SENİN VEKÂLET GÜCÜN OLABİLECEK KAPASİTEDEYİM”. Ve hatta Trump Çin’e giderken I LOVE BRICS tişörtü giyerse şaşırmayın!”
Öyle de oldu.Trump’ın Çin ziyaretinden sonra her şey farklı bir boyuta geçmiş gibi. Trump Ortadoğu’ya yönelik daha güçlü ve güncel bir planla döndü Çin’den.
O zaman şunu anlayabilir miyiz; her şeyin çok daha hızlı ve keskin gelişeceği bir süreç mi var önümüzde? EVET VAR!
IRAK DA BELİRSİZLİKTEN KORKUYOR
Bu hafta Irak’taydım. Yerinden ve yerinde notlar eşliğinde döndüm. Havada uçuşan füzeler, kapatılıp açılan hava sahası, iptal edilen uçuşlar, ”kavimler göçü” misali Irak’ı terk eden insanlar eşliğinde Irak tablosu da; yakında hızlı ve keskin fırça darbelerine maruz kalacak gibi görünüyor!
Kürtler, Araplar, Türkmenler, Şiiler, Sünniler, Hristiyanlar ve herkes endişeli bir bekleyiş içerisinde. “Herkes kendisinden ve koltuğundan” korkuyor Irak’ta. Ve herkes her şeyin değişeceğinden yüzde yüz emin olsa da değişimin in ve out çerçevesine kimseler hakim değil.
Aslına bakarsanız bu hakimiyetsizlikte tüm dünya gibi tüm Iraklılar da haklı çünkü “emperyalizmin istikameti belli olsa da rotası belli değil”!
EMPERYALİZMİN ROTA MEKANİZMASI NASIL İŞLİYOR?
Evet istikamet belli “Yeni Ağ Toplumunun Hakimi Olmak İsteyen Adaylar” için fakat gelişen ekstra durumlar karşısında da deneme, yanılma, yeniden rota oluşturma, kontrol etme-sindirme-akış yönünü değiştirme mekanizmaları her zaman aktif.
ABD, Çin, Rusya, İngiltere vb sistemler; “gözlem-analiz-ön görüde bulunma-alternatif üretme-kontrol etme mekanizmalarını devreye sokmaya” yönelik ciddi bütçeler ayırırlar. Ve bu mekanizmanın parçası olan bireylere de ciddi yatırımlar yaparlar. Çünkü bilirler ki; beyin, kalem, fikir ve ruh cevherleri her türlü silahtan çok daha etkilidir.
ŞARKİYATÇILIK BÜYÜK NİMET!
Emperyalizmin asırlardır ekmeğini yediği Şarkiyatçılık çalışmaları da bu mekanizmanın temelidir.
Kökeni 13.yüzyıla dayanan Şarkiyatçılık/Oryantalizm anlayışı ilk çalışmalarını kliselerin yürüttüğü dil öğrenme çalışmaları ile yapmış. Sonraki yüzyıllarda bu mekanizma tutunca bilim/ilim otoritesine dönüştürülmüş.
19.yüzyılda da daha güçlü bir boyut kazanmış ve dil, din, kültür, tarih, müzik ve daha nice başlığa nüfuz etmeye başlamış.
Günümüz dünyasında da şarkiyatçılığın geçerliliğini korumakla birlikte ölümsüz bir boyuta ulaştığını görüyoruz. Emperyalizm bir adım atmadan çok öncesinde o konu ile ilgili tüm mekanizmayı sahaya sürer ve o mekanizmanın topladığı verilere, analizlere,olasılıklara, tavsiyelere, acil durum önlemlerine itibar eder.
Beyinlere yatırım yapan ve anlık-üç-beş yıllık değil, en az bir asırlık okumaları önemseyen sistemler bakidir…