Kürt, Arap,Türkmenler felaketi anlatıyor

Kürt, Arap,Türkmenler felaketi anlatıyor

Kaynak:Hakkarihabertv.com

Halep'in Kürtlerin yoğunlukta yaşadığı Şeyh Maksud ve Eşrefiye mahallelerine yönelik saldırılar sonucu on binlerce kişi göç ederken, yüz binlerce kişi altı gün boyunca bombardıman altında ve yıkılmış binalar arasında mahsur kaldı.

Uzak ve yakın birçok ülkedeki aileleri, dostları ve akrabaları, endişe ve korkuyla sevdiklerinin akıbetini bekledi.

Halep'ten üç kişi; şimdi İstanbul'da yaşayan bir Arap, bir Türkmen ve bir Kürt, o günlerdeki duygularını ve yüreklerindeki yangını Rûdaw ile paylaştı.

Suriye dışındaki birçok ülkede yaşayan binlerce yakını, endişe ve korkuyla ailelerinin ve akrabalarının akıbetini bekledi.

"Çocuklar aç, süt yoktu"

Günlerce akrabalarının ve sevdiklerinin akıbetini soranlardan biri de Mîqdat.

11 yıl önce İstanbul'a gelen Mîqdat, yaşama elverişli olmayan koşullar altında, 3 çocuğu ve ailesiyle birlikte yurduna döneceği günü bekliyor.

Şeyh Maksud'daki akrabalarının başına gelenler, onu derin bir endişe ve şüpheye düşürmüş.

Mîqdat, akrabalarının durumunu şöyle anlattı:

“Teyzemin oğlu sivil bir vatandaş, adı Mihemed Osman. Onunla iletişim kuramadık. Durum çok kötüydü, aradığımızda telefonlar kesildi ve konuşamadık. Çocuklar aç, süt yoktu, eşyaları çalındı. Onu da nereye götürdüler haberimiz yok."

"Annem Kürt, Suriye Kürtlerini seviyorum"

Yusuf Halid de Halepli, bir yanı Kürt, diğer yanı Türkmen.

Akrabaları, ailesi ve tanıdıkları da Şeyh Maksud ve Eşrefiye'de aynı bombardımanın ve Suriye Arap Ordusu'nun saldırılarının altında kaldı.

Yusuf Halid duygularını şöyle dile getiriyor:

“Annem Kürt ve Reşvan aşiretinden. Suriye'de eskiden milliyetçilik sorunu yoktu. Oradaki kardeşimi aradığımda, 'Vallahi silah sesleri geliyor ve sorun büyük' diyordu. Türkmen olsun, Kürt olsun, Arap olsun ne fark eder? Arap Türk'ü sevmiyor, Türk Arap'ı sevmiyor. Kardeşim, Allah aşkına Suriye'de durum çok kötüye gidiyor. Ben de sorunlar yaşadım. Kürt kardeşlerim beni düşman sanıyor, onlar da beni düşman sanıyor. Ben Suriye Kürtlerini seviyorum, Arapları, Türkmenleri, Dürzileri ve Alevileri seviyorum.”

Tanıdıkları ve akrabaları o 'tufanın' içinde kalan bir diğer kişi de Arap olan Ahmed Yusuf, o da aynı acıyı çekiyor.

“Mahallede dayak ve cinayet vardı”

Ahmed Yusuf, Rûdaw'a, “Diğer silahlı gruplar şehre girince sorunlar çıktı ve biz de çıktık. Ailem de evini, malını bırakıp çıktı. Mahallede yaşam imkanları kalmamıştı. Mahallede dayak ve cinayet vardı, su ve elektrik de yoktu. Ülkemin düzelmesini ve sorunların kalmamasını umuyorum. Eskiden hepimiz birdik ve kimse kimseyi ayırmazdı. Şimdi herkesin arasında bir ayrımcılık var” dedi.

Şeyh Maksud ve Eşrefiye mahallelerinde yaşayanların çoğunluğu Kürt olsa da, azımsanmayacak sayıda Arap ve Türkmen de aynı felakete maruz kaldı.

HABERE YORUM KAT
YASAL UYARI: Yazılan yorumlar hiçbir şekilde Hakkarihabertv.com’un görüş ve düşüncelerini yansıtmamaktadır. Yorumlar, yazan kişiyi bağlayıcı niteliktedir.