Vesvese ve korkulardan kurtulmanın formülü: zikir

Vesvese ve korkulardan kurtulmanın formülü: zikir

Kaynak:Esra Özatak

Dr. Abdulcabbar Boran, Sevgili kardeşlerim, insanlar çoğu zaman şeytanın sesini kendi iç sesleri zannederler. Oysaki şeytan, nefs vasıtasıyla insana vesvese verir ve insan çoğu zaman bu vesveseleri kendi düşünceleri zanneder.

Allahû Tealâ buyuruyor ki:

50/KAF-16: Ve andolsun ki insanı Biz yarattık. Ve nefsinin ona ne vesveseler vereceğini biliriz. Ve Biz, ona şah damarından daha yakınız.

24/NÛR-21: Ey âmenû olanlar, şeytanın adımlarına tâbî olmayın! Ve kim şeytanın adımlarına tâbî olursa o takdirde (şeytanın adımlarına uyduğu takdirde) muhakkak ki o (şeytan), fuhşu (her çeşit kötülüğü) ve münkeri (inkârı ve Allah’ın yasak ettiklerini) emreder.

Görüyoruz ki içimizdeki vesvese ve korkuların iki sebebi var sevgili kardeşlerim. Birisi nefsimiz, diğeri de baş düşmanımız olan şeytan. Şeytan her vesileyle insanları vesveseye düşürmeye çalışır. Nefsimizdeki bütün afetlere tesir etmek imkânının sahibidir. İç sesimizi taklit ederek bizim düşüncemizi yönlendirir. Negatif faktörlerle bizi üzmek onun temel hedefidir.

Aslında netice itibarıyla o da bir mahlûktur yani elinde insanlara kötülük edebilecek ciddi hiçbir şey yoktur. Hiçbir sultanlığı, emretme imkânı mevcut değildir. Sadece insanları kandırabilir. Allah’ın bir emrini yerine getirmemek istikametinde bizi isyana sürükler, yasak ettiği fiili de süsler.

Eğer şeytanın zihnimize ve kalbimize ulaştırdığı kötü düşüncelere karşı ona galip gelmek istiyorsak, bunun Kur’ân’daki formülü Allah’ı zikretmektir.

Allahû Tealâ buyuruyor ki:

7/A’RÂF-201: Muhakkak ki takva sahibi kimseler şeytandan onlara gözü bürüyen bir vesvese dokunduğu zaman (Allah’ı) tezekkür ederler (Allah’la tezekkür ederler). İşte o zaman onlar, basar edenlerdir (kalp gözlerinin basar hassası ile görürler).

Kur’ân okumak da bir zikirdir, namaz kılmak da bir zikirdir. Ama nefsin kalbine şeytanın nüfuz etmesine engel olan en büyük ibadet zikrullahtır. Çünkü kalpler ancak Allah’ın zikri ile temizlenir (Ra’d-28). Devamlı zikir yapan kişi Allah’la beraberdir; bu durumda şeytan o kişiye yaklaşamaz. Peygamber Efendimiz (S.A.V.): “Zikirle şeytanın kapısını kilitleyiniz.” buyurmuştur.

Öyleyse zikir yapacağız sevgili kardeşlerim. “Allah, Allah, Allah” diye sesli zikir yapacağız veya sessiz zikir yapacağız. Doğru düşünme alışkanlığıyla zikri birleştirdiğimizde dünya herkese cennet olur.

Unutmayın ki Kur’ân-ı Kerim’de zikir de çok zikir de daimî zikir de üzerimize farzdır (Muzzemmil-8, Ahzâb-41, Nisâ-103). Ama zikrin bize fayda vermesi için evvelâ kalben Allah’a ulaşmayı dilememiz ve mutlaka Allah’ın bizim için tayin ettiği mürşidimize tâbî olmamız gerekir. Nefsimizi tezkiye ve tasfiye etmemizin yegâne yolu budur. Tâbiiyetle birlikte yaptığımız zikirle ancak nefsimizin afetlerini temizleyebiliriz.

Peygamber Efendimiz (S.A.V.) buyuruyor ki: “Şeytan insanoğlunun kalbinin üzerinde tünemiş vaziyette bekler. Allah'ı zikredince siner, çekilir, gaflet etse vesvese verir." (Buhârî, Tefsir)

Peki, vesvese ve korkulardan tamamen kurtulmak mümkün müdür? Mümkündür. Neyle mümkündür? Nefsimizin manevî kalbindeki afetleri tamamen temizleyip yerine Allah’ın fazl nurlarını geçirmekle.

Allahû Tealâ En’âm-82’de buyuruyor ki: “Âmenû olan kimseler ve îmânlarını zulümle karıştırmayanlar, işte onlar (korkudan) emindirler. Ve onlar hidayete erenlerdir.”

Görüyoruz ki bu âyette Allahû Tealâ korkudan emin olmayı hidayetle birlikte zikrediyor. Hidayet, ruhumuzun biz ölmeden evvel Allah’a ulaşmasıdır ve nefsimizi tezkiye etmemize bağlıdır. Mürşidimize tâbî olduktan sonra yaptığımız zikre paralel olarak evvelâ ruhumuzun, sonra fizik vücudumuzun ve daimî zikre ulaştığımızda da nefsimizin Allah’a teslimi gerçekleşir. Afetlerden tamamen temizlendiğimiz nokta, daimî zikre ulaşarak nefsimizi Allah’a teslim ettiğimiz noktadır.

Eğer korkudan emin olmak istiyorsak mutlaka Allah’a ulaşmayı dileyeceğiz ve tâbiiyetimizi gerçekleştireceğiz. Tâbî olan kişi zikre başladığında Allah’ın katından gelen rahmet, fazl ve salâvât nurları kişinin kalbine ulaşır ve afetlerin yerini adım adım Allah’ın nurları alır. Zikir seviyeniz arttıkça sıkıntınız da azalır. Her geçen gün daha mutlu bir insan olursunuz. Yeter ki zikri elden bırakmayın sevgili kardeşlerim.

Hepinizin kalben Allah’a ulaşmayı dileyerek vesvese ve korkulardan kurtulmanızı Yüce Rabbimizden diliyoruz. Sizleri çok ama çok seviyoruz. Allah hepinizden razı olsun.

DR. ABDULCABBAR BORAN

www.ibrahimlive.com

www.acboran.com

HABERE YORUM KAT
YASAL UYARI: Yazılan yorumlar hiçbir şekilde Hakkarihabertv.com’un görüş ve düşüncelerini yansıtmamaktadır. Yorumlar, yazan kişiyi bağlayıcı niteliktedir.