7 Basamaklı Okul Güvenliği Kalkanı'nı devreye giriyor
Kaynak:Hakkarihabertv.com
Al Jazeera editörlerinin ve Kemal Öztürk’ün hazırladığı soruları cevaplayan ve suça sürüklenen çocuklar meselesinin bir bir kelime tercihi olmaktan öte bir devlet anlayışı olduğunu belirten Çiftçi, “7 Basamaklı Okul Güvenliği Kalkanı” anlayışını hayata geçiriyoruz" dedi.
İçişleri Bakan Çiftçi'den gündeme ilişkin faklı konularda önemli açıklamalar geldi. Sokak köpekleri sorunu, çakarlı araba istismarı, suça sürüklenen çocuklar, sokak çeteleri ve uyuşturucu, Terörsüz Türkiye süreci, yabancılara Türk vatandaşlığı, Filistinli ve Suriyeli sığınmacılar gibi konularda Al Jazeera editörlerinin ve Kemal Öztürk’ün hazırladığı soruları yanıtladı.
SUÇA SÜRÜKLENEN ÇOCUKLAR
Türkiye’de “suça sürüklenen çocuklar” ve “yeni nesil sokak çeteleri” son dönemde kamuoyunun önemli gündemlerinden biri hâline geldi. İçişleri Bakanlığı çocukları suç örgütlerinden, dijital çeteleşmeden ve şiddet kültüründen korumak için nasıl bir model uyguluyor?
Dünya değişiyor, tehdit değişiyor, suçun biçimi değişiyor. Devletlerin güvenlik anlayışları da bu değişime uygun şekilde kendini yenilemek zorunda. Türkiye bugün, özellikle çocuklarımızı merkeze alan yeni nesil bir iç güvenlik paradigmasına geçmektedir.
Artık yalnızca suç işlendikten sonra müdahale eden bir anlayışla hareket etmiyoruz. Asıl mesele, riski önceden görmek, toplumsal kırılmaları erkenden fark etmek ve çocuklarımızı suça sürüklenmeden koruyabilmektir. Çünkü hiçbir çocuk bir sabah ansızın suçun içine düşmez. Her suç hikâyesinin arkasında çoğu zaman aileden okula, dijital dünyadan akran çevresine uzanan uzun bir kırılma zinciri vardır.
Hukukumuzda “suça sürüklenen çocuk” diye çok önemli bir kavram var. Bu kavram, çocuğa yalnızca suçun faili olarak bakmaz. Onu aynı zamanda korunması gereken bir çocuk, toplumun ihmal ettiği bir emanet olarak görür. Bu, bir kelime tercihi olmaktan öte bir devlet anlayışıdır.
Çocuk suçluluğunu sadece asayiş meselesi olarak ele aldığınızda elinizde ceza kalır. Bunu bir koruma meselesi olarak ele aldığınızda aileyi, okulu, rehberliği, sosyal hizmetleri, sağlığı, güvenliği ve toplumu aynı masaya oturtursunuz. Bizim tercihimiz bu ikinci yoldur.
Bugün çocuklarımızı risk altına sokan temel kırılma alanlarını çok iyi görüyoruz. Dağılan aile yapısı, okul terkleri, akran zorbalığı, denetimsiz dijital platformlar, sosyal medyada şiddetin statü göstergesi hâline getirilmesi, kolay para ve kolay şöhret yalanı gençlerimizi tehdit eden başlıca alanlardır. Bir çocuğun en tehlikeli buluşma noktası artık yalnızca karanlık bir sokakla sınırlı kalmıyor; denetimsiz bir dijital platform da aynı derecede risk taşıyabiliyor.
Bu nedenle çocuklarımızı sadece sokaktaki tehditlerden korumakla yetinmiyoruz. Onları dijital radikalleşmeden, çeteleşmeden, şiddet kültüründen, yalnızlıktan, umutsuzluktan ve suç örgütlerinin sahte cazibesinden korumak istiyoruz. Bu ülkenin çocukları suç örgütlerinin, uyuşturucunun ve dijital çetelerin ağına düşmeyecek. Onlar emeğin, vicdanın, bilimin, inancın ve umudun çocukları olacak.
Bu anlayışla okul güvenliğini de yeniden ele alıyoruz. Okulu bir garnizon gibi görmüyoruz. Amacımız, çocuklarımızın güven içinde büyüdüğü sağlıklı bir okul iklimini güçlendirmektir. Güvenli okul sadece kamera, devriye veya kapıdaki tedbirle sağlanmaz. Güçlü rehberlik, psikolojik destek, aile koordinasyonu, dijital farkındalık ve davranışsal erken uyarı sistemi de bu işin ayrılmaz parçalarıdır.
“7 BASAMAKLI OKUL GÜVENLİĞİ KALKANI”
Bu çerçevede “7 Basamaklı Okul Güvenliği Kalkanı” anlayışını hayata geçiriyoruz. Risk ve tehdit analizi, fiziki güvenlik, davranışsal erken uyarı, psikososyal destek, rehberlik-güvenlik koordinasyonu, kurumlar arası iş birliği ve kriz farkındalığı eğitimi bu modelin ana başlıklarını oluşturuyor. Yani çocuklarımızın etrafına sadece fiziki bir güvenlik çemberi kurmuyoruz; psikolojik, dijital ve toplumsal bir güvenlik kalkanı da oluşturuyoruz. Haber: Ajanslar