Açlık grevi ölümle sonuçlandı

Açlık grevi ölümle sonuçlandı

Kaynak:Ajanslar

Türkiye’deki cezaevi koşullarına ve "kuyu tipi" olarak adlandırılan yüksek güvenlikli hapishanelerdeki tecrit uygulamalarına karşı açlık grevi yapan Gürkan Türkoğlu, 266 gün süren açlık grevinin ardından tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybetti.

DEM Parti Hukuk ve İnsan Hakları Komisyonu, Türkoğlu’nun ölümünden Adalet Bakanlığı ve siyasi iktidarı sorumlu tutarak, yaşananın bir "cinayet" olduğunu savundu.

266 günlük açlık ve yoğun bakım süreci

S ve Y tipi cezaevlerindeki izolasyon koşullarına dikkat çekmek amacıyla açlık grevi başlatan Gürkan Türkoğlu, eyleminin kritik aşamasında isteği dışında Antalya Şehir Hastanesi yoğun bakım servisine kaldırılmıştı. DEM Parti milletvekilleri, hak örgütleri ve meslek kuruluşlarının girişimleri sonucu taleplerinin kabul edilmesi üzerine Türkoğlu, 21 Nisan tarihinde eylemini sonlandırmıştı. Ancak yaklaşık 9 ay süren açlığın vücudunda yarattığı ağır tahribat nedeniyle yoğun bakımdan çıkamayan Türkoğlu, üç aydır sürdürdüğü yaşam mücadelesini bugün kaybetti.

"S ve Y tipi hapishaneler birer tabutluktur"

DEM Parti Hukuk ve İnsan Hakları Komisyonu tarafından yapılan açıklamada, Türkoğlu’nun ölümünün bir sistem sorunu olduğu vurgulandı. Yüksek güvenlikli cezaevlerinin "tabutluk" olarak nitelendirildiği açıklamada şu ifadelere yer verildi:

"Bu baskı rejiminin en karanlık yüzü, 'kuyu tipi' olarak adlandırdığımız Yüksek Güvenlikli, S ve Y tipi cezaevleridir. Toplam sayıları 41’i bulan bu tecrit merkezleri, mahpusları insan onuruna aykırı koşullarda tutmak ve onları fiziksel ile ruhsal olarak çökertmek amacıyla inşa edilmiştir. Gürkan Türkoğlu’nun yaşamını yitirmesinin sorumluluğu, tüm uyarılarımıza ve raporlarımıza rağmen bu hapishane modelinde ısrar eden Adalet Bakanlığı’na aittir."

"Türkiye devasa bir hapishaneye dönüştü"

Açıklamada ayrıca Türkiye’deki genel tutukluluk verilerine de dikkat çekildi. Haziran 2026 verilerine dayandırılan bilgilere göre, Türkiye’de 427 bin 525 mahpusun cezaevlerinde bulunduğu, 497 bin 788 kişinin ise denetimli serbestlik altında olduğu belirtildi. Yaklaşık 925 bin kişinin özgürlüğünün kısıtlanmış olmasının, toplum üzerindeki baskı mekanizmasının bir göstergesi olduğu ifade edildi.

Komisyon, S ve Y tipi hapishanelerde yaşanan ölümlerin "şüpheli" değil, sistemli bir şiddet sarmalının sonucu olduğunu iddia ederek, sorumluların yargı önünde hesap vermesi gerektiğini belirtti. Açıklama, "İnsan onurunu ayaklar altına alan bu kuyu tipi tabutluklar derhal kapatılmalıdır. Tecrit rejimine karşı insan onurunu savunmaktan asla vazgeçmeyeceğiz" sözleriyle son buldu.

Gürkan Türkoğlu’nun cenaze programına ilişkin detayların önümüzdeki saatlerde ailesi tarafından paylaşılması bekleniyor.

HABERE YORUM KAT
YASAL UYARI: Yazılan yorumlar hiçbir şekilde Hakkarihabertv.com’un görüş ve düşüncelerini yansıtmamaktadır. Yorumlar, yazan kişiyi bağlayıcı niteliktedir.