Akciğer kanserinde yeni ilaç umudu
Kaynak:Ajanslar
Kemoterapiye yanıt vermeyen hastalarda başarı oranı yüzde 89’a ulaştı. Kanser araştırmalarında heyecan verici bir klinik gelişme kaydedildi. Tıbbın en agresif iki türü olan pankreas ve akciğer kanserlerinin ortak genetik mutasyonlarına odaklanan bilim insanları, hedefli tedavi alanında çığır açacak sonuçlara ulaştı.
Kemoterapiye dirençli 136 hasta üzerinde denendi
Memorial Sloan Kettering Kanser Merkezi onkologlarından Dr. Katherine Arbour öncülüğünde yürütülen çalışmada, standart kemoterapiden sonuç alamayan 136 akciğer kanseri hastasına "Daraxonrasib" etken maddeli ilaç uygulandı.
Klinik deney verilerine göre, genel hasta grubunun yüzde 30’undan fazlasında tümör boyutlarında belirgin gerileme sağlandı.
En uygun dozun verildiği 38 kişilik odak grupta ise tümörlerin küçülme oranı yüzde 42’ye fırladı.
Aynı grupta hastalığın ilerlemesini durdurma ve kontrol altına alma başarısı (hastalık kontrol oranı) yüzde 89 olarak kayıtlara geçti.
Kilit nokta: "RAS" gen mutasyonu
Dr. Arbour, ilacın her akciğer kanseri hastasına uygun olmadığını belirterek tedavinin biyolojik şartına dikkat çekti.
Daraxonrasib, hücrelerin kontrolsüz çoğalmasını tetikleyen "RAS" gen ailesindeki bozulmaları hedef alıyor. Bu nedenle hastaların tedaviye aday olabilmesi için kapsamlı bir moleküler genetik testten geçmesi gerekiyor.
Irak ve bölge için en büyük engel: Genetik laboratuvar eksikliği
Çalışmada, ilacın klinik başarısının yanı sıra gelişmekte olan ülkelerdeki erişim zorluklarına da değinildi. Irak ve Kürdistan Bölgesi’nde RAS mutasyonunu tespit eden ileri düzey genetik tarama merkezlerinin yetersiz olması nedeniyle biyopsi örneklerinin çoğunlukla Avrupa veya Türkiye’deki laboratuvarlara gönderildiği, bu bürokratik ve mali sürecin hastalar için en büyük zaman kaybı olduğu ifade ediliyor.
Uzmanlar, klinik faz testleri tamamlanan bu ilacın yakın gelecekte metastatik akciğer kanseri protokollerinde birinci basamak hedefli tedaviler arasına girebileceğini öngörüyor.