Göklerin zemzemi Nisan yağmuru

Göklerin zemzemi Nisan yağmuru

Kaynak:Hakkarihabertv.com

Hakkari ve Kocaeli Emekli Meteoroloji Müdürü Sefer Kaçmaz, göklerin zemzemi Nisan yağmuru adı altında bir makale yazdı.

SEFERNAME, DEN TAVSİYELER
RAHMETİN İNCİSİ, GÖKLERİN ZEMZEMİ, NİSAN YAĞMURU

Nisan yağmurları, baharın dirilişini haber veren ve tabiatın yeniden inşâ sürecine girdiği müstesna bir zaman diliminin tezahürüdür. Rûmî takvime göre nisan ortasından mayıs ortasına kadar devam eden bu yağışlar, Milâdî takvimde yaklaşık olarak 14 Nisan ile 13 Mayıs tarihleri arasına tekabül eder.

Bu devre, yalnızca mevsimsel bir geçiş değil; aynı zamanda arzın (yeryüzünün) yeniden ihyâ edildiği, hayatın latif bir nizamla tazelendiği bir merhaledir.

Yağmur, Kur’an’ın beyanıyla ilahî bir rahmettir. Cenâb-ı Hak şöyle buyurur:“Allah’ın gökten indirip kendisiyle ölmüş toprağı dirilttiği yağmurda... elbette düşünen bir topluluk için deliller vardır.” Nisan yağmurunda şimşek ve yıldırımla açığa çıkan ozon nisan yağmuru ile yere iner. Aslında gökten demir ile beraber ozon ve her türlü amino asitler de yağıyor. 57. Hadîd Sûresi:Medine döneminde nâzil olmuştur. 29 âyettir. Hadîd, “demir” demektir.

Sûre adını, demirin önemine işaret eden 25. âyetten almıştır. 25. Andolsun ki biz, resûllerimizi, açık delillerle gönderdik ve insanların adaleti (vahye uygun olarak), ayakta tutmaları için, onlarla beraber (hükümleri bildiren) Kitab’ı ve mîzânı (adalet ve ölçüyü de) indirdik.Bu çerçevede nisan yağmurları, sıradan bir meteorolojik hadise olmanın ötesinde, hem kevnî (kozmik) hem de biyolojik süreçlerin iç içe geçtiği bir hikmet manzumesidir.

Nisan Yağmurları Tüm Canlılara Faydalıdır.
Denizdeki tüm canlılar nisan yağmuru damlaları için yüzeye çıkarlar. Nisan yağmuru midyenin ağzına düşerse inci,Bal arısına bal, yılanın ağzına düşerse zehir olur. Nisan yağmuru zahmetlere rahmet, dertlere deva, hastalara şifadır. Enes (r.a.) anlatıyor:

“Rasulullah (s.a.v) ile birlikteyken yağmur yağmıştı.
Hemen başını açtı ve “Yağmur rabbimin yeni yarattığı ve indirdiği rahmettir” dedi. Tıbbu-n Nebevi kitabında İbn Kayyim El-Cevziyye yağmuru şöyle anlatmaktadır:‘’Kur’an’ı Kerim’de yağmurdan çok yerde bahsedilmiştir. Yağmurun adı kulağa, sesi ruh ve bedene hoş gelir, kulaklar onu anmakla neşelenir, kalpler onun yağmasıyla huzur bulur.

Yağmur suyu, suların en üstünü ve en yumuşağı, en faydalısı ve en bereketlisidir, hele hele gürültülü bir buluttan dökülür ve dağların oyuklarında toplanıp dinlenirse tadına doyum olmaz. ’Enes İbn-i Malik (r.a) şöyle rivayet etmektedir; ‘’Biz Rasulullah (sas)’le birlikteydik, bu sırada yağmura yakalandık, bunun üzerine Rasulullah (sas), ridasını çıkardı, vücuduna yağmur dokundu ve ‘Bu yağmur Allah’u Teala’nın henüz yeni yarattığı bir yağmurdur.’

Buyurdu Ebus- Suud Efendi hazretleri Nisan yağmurları hakkında Nisan yağmuru, içen kimseye faydalıdır; Atmosferde gerçekleşen su döngüsü neticesinde meydana gelen yağışlar, ilkbahar aylarında farklı bir muhteva kazanır. Tabiatın canlanmasıyla birlikte bitkilerden atmosfere yayılan polenler, reçineler ve uçucu organik bileşikler (eterik yağlar), hava akımlarıyla bulut sistemlerine karışır.

Aynı zamanda özellikle Kuzey Afrika menşeli çöl tozları, lodos ve benzeri hava hareketleriyle Anadolu’ya taşınır. Bu tozlar; demir, çinko, mangan gibi çeşitli mineralleri bünyesinde barındırır. Bununla birlikte, gök gürültülü fırtınalar sırasında meydana gelen şimşek ve yıldırım hadiseleri, atmosferdeki azot gazını parçalayarak nitrat bileşiklerine dönüştürür.

Bu dönüşüm neticesinde yağmur suyu, bitkiler tarafından doğrudan kullanılabilen azot formlarını ihtiva eder hâle gelir. Böylece nisan yağmurları, hem mineral hem de besleyici elementler bakımından nispeten zenginleşmiş bir karakter arz eder. Nisan-mayıs aylarında bu özellikte yağmurların Anadolu’ya gelmesi halinde, tahıl üretiminde önemli bir artış görülür.

Bu ilmî hakikatler, nisan yağmurlarının tarımsal verimlilik üzerindeki tesirini de izah eder. Zira bu dönemde yağan yağışlar, toprağın besin değerini artırarak bitkilerin süratle yeşermesine, yapraklanmasına ve fotosentez faaliyetlerinin hız kazanmasına vesile olur.

Adeta arzın “sessiz mutfağı” çalışmaya başlar; güneşin enerjisiyle yoğrulan bu süreçte, hayat zinciri yeniden kuvvet kazanır Günümüzde Orta Asya'da, İslam ve Balkan coğrafyalarında, Hızır ile İlyas peygamberlerin Rumî 23 Nisan'da (miladi 6 Mayıs) buluştuğuna inanılır. "Hıdrellez" ismi verilen günde yağan yağmura önem atfedilir.

Bolluğun ve bereketin timsali olan Hızır Peygamber'in evleri ziyaretleşeceği inancıyla kaplara yağmur suyu doldurulması âdeti ve yağmur çiğleriyle yoğurt yapma geleneği hâlâ yaşatılıyor. Ancak burada mühim bir hususun altını çizmek gerekir: Halk arasında nisan yağmurlarına atfedilen bazı uygulamalar ve ritüeller, dinî açıdan bidat (aslı dinde olmayan sonradan ihdas edilmiş uygulamalar) kapsamında değerlendirilir. Yağmur suyunun belirli şekillerde toplanması, özel günlere atfedilen mistik anlamlar veya şifa beklentisinin bu ritüeller üzerinden kurgulanması, sahih din anlayışıyla bağdaşmaz

Nisan Yağmuru İle Kışın Kaybolan Demiri Geri Kazanın
Nisan yağmurunun içinde kullanılabilir demir olduğu için çok faydalıdır. Kışın kaybedilen demiri kazanmak için iyi bir fırsattır: +2 değerlikli demirin kansızlığı daha kısa sürede tedavi ettiğini görüyoruz.

Bugün dünya nüfusunun dörtte birinde anemi bulunduğunu, bunun yarısında da demir eksikliğinin olduğunu düşünüldüğünde, Hatta bunun ispatı olarak yağmurda ıslanmadan önce demirinizi ölçtürün, ıslandıktan sonra tekrar ölçtürün, demir oranınızın yükseldiğini göreceksiniz. “Nisan yağmuruna şiddetli bir alâkayla ihtiyaç gösteren balıklar gibi biz insanların ihtiyacı var.

Nisan yağmurunda şemsiye açmayın. Bol bol ıslanın. Nisan yağmuru zemzem suyu kadar şifalıdır. Yağışlarla birlikte demir, mangan, çinko, diğer elementler ve de en önemlisi proteinin temeli olan aminoasitler yağıyor.

Her taraf bir anda yeşillenir. Nisan yağmurunda ıslanmak insana sağlık verir. Saçları uzamayanlar, başlarını bu nisan yağmuruyla yıkarken, vücuda zindelik ve enerji kazandırır. Çünkü içinde kullanılabilir demir vardır. Kış boyunca en alt seviyeye inen vücudun demir miktarını en doğal yoldan geri kazanabilirsiniz.

Nisan yağmurlarından faydalanmanın en kolay yolu yağmurun altında ıslanmaktır. Nisan yağmuruyla yoğurt mayalanır. Evet, yanlış duymadınız. Bu bilimsel bir gerçek; normal şartlarda suyla mayalanmanın olamayacağını, mayalama için laktik asidin gerekli olduğunu belirtiyorlar. Bu asit özellikle yaş bitkilerin üzerinde oldukça yoğun ve ilkbaharda havaya karışma oranı çok yüksektir.

Gözümüz Arı Misali Tabiata Pozitif Bakmalı.
Çağımızın önemli sorunu; algı kirlenmesi. Uzaktan kumanda ve cep telefonu elimizde, ekran karşısında hipnotize oluyoruz. Dış dünyanın yönettiği bir hayata bağımlı olurken, Kur’an müminleri şöyle uyarmaktadır: "Hakkında bilgin bulunmayan şeyin ardına düşme.

Çünkü kulak¸ göz ve gönül¸ bunların hepsi ondan sorumludur. Çağımıza bilgi ve hız çağı deniliyor. Gerçekten günümüzde bilgiye ulaşmak kolaylaşmış ve çeşitlenmiştir. Bilgi güçtür, bilgi ve teknoloji sayesinde hayatımız kolaylaşmıştır.

Edindiğimiz bilgilerin çoğalması¸ getirdiği faydaların yanında bir de zihin kirliliğine yol açmıştır. Bugün, ev ve işyerlerinde televizyon ve bilgisayarlardan, çarşı ve sokaklarda gördüklerimizden olumsuz etkileniyoruz.

Elektromanyetik enerjinin kullanımı hızla artarken bizler de her geçen gün daha fazla Elektromanyetik radyasyona maruz kalıyoruz, yani Elektromanyetik kirlilik artıyor. Onun için bilgi kirliliği yüzünden ne yazık ki gerçeği göstermiyor ve bizi sürekli yanıltıyor.

Virüs girmiş bilgisayar gibi algımız bozulmuş, zihnimiz karışık. Bu kirlilikten virüsten kurtulmak için nisan ayında tabiata daha pozitif, daha farklı bir bakış açısı ile bakıldığında tabiatın boyutlarını yaprakların boyutlarını, renklerini, tomurcukları hafızanıza kaydedin renk; tomurcuklarını havzanıza kaydedin. Sağlıklı Günler Dilerim, Hoşça kalın.
SEFER KAÇMAZ
Emekli Kocaeli Meteoroloji Müdürü

HABERE YORUM KAT
YASAL UYARI: Yazılan yorumlar hiçbir şekilde Hakkarihabertv.com’un görüş ve düşüncelerini yansıtmamaktadır. Yorumlar, yazan kişiyi bağlayıcı niteliktedir.