Hatimoğulları: Türk ve Kürt annelerin gözyaşı dökmemesi ortak mutluluğumuzdur
Kaynak:Ajanslar
Ne bir asker cenazesinin ne bir Türk gencinin, gerillanın cenazesinin gelmemesi; yani ne Türk annenin ne Kürt annenin gözyaşı dökmemesi hepimizin ortak mutluluğudur” dedi.
Eş Genel Başkan Hatimoğulları, Nevşehir’de düzenlenen Hacı Bektaş Veli Anma Törenleri'nde konuştu.
Hatimoğulları çerçeve yasaya ilişkin, "Beklenen çerçeve yasa çıktı. İki yıla yakındır Kürt sorununun çözümüyle ilgili, silahların susması için, bu coğrafyada ve bu topraklarda barışın kazanması için iki yıla yakındır bir görüşme trafiği devam ediyor. Bu trafiğin sonucunda parlamentodan çerçeve yasa çıktı" dedi.
Çerçeve yasanın uygulanmasının zaman alacağını belirten Hatimoğulları, "Bu yasa şüphesiz ki bir başlangıç. Bir adım, atılacak bin kilometrelik yolun birinci adımı. Silahların susması bizim en büyük, ama en büyük talebimizdi; silahlar iki yıldır susmuş. Ne bir asker cenazesinin ne bir Türk gencinin, gerillanın cenazesinin gelmemesi; yani ne Türk annenin ne Kürt annenin gözyaşı dökmemes ihepimizin ortak mutluluğudur" ifadelerini kullandı.
“Hala sevgili Figen Yüksekdağ ve SelahattinDemirtaş hapishanede”
ANKA’nın aktardığına göre Hatimoğulları, Türkiye'de demokrasi mücadelesinin güçlendirilmesi gerektiğini söyleyerek,"Operasyonlar gerçekleşiyor. Türkiye'de AİHM kararlarına rağmen hala sevgili Osman Kavala, Can Atalay hapishanede. Hala sevgili Figen Yüksekdağ ve Selahattin Demirtaş hapishanede ve bütün bunların hepsinin farkında olarak bu konuda daha güçlü bir adım atılması için hep birlikte demokrasi mücadelemizi daha çok büyütmemiz gereken bir zaman diliminden geçiyoruz" dedi.
Silahların susmasının Türkiye toplumu açısından bir olanak olduğunu belirten Hatimoğulları,"Demokrasi güçleri olarak Alevi canlarla ve bütün kesimlerle birlikte barışın toplumsallaşması için ortak çaba, ortak mücadelenin kapıları sonuna kadar açılmıştır"diye konuştu.
“Alevisiz barış olmaz”
Alevilerin sürecin neresinde olduğuna ilişkin sorularla karşılaştıklarını belirten Hatimoğulları,"Aleviler bu sürecin tam yüreğinde, tam kalbinde" diyerek şu ifadelere yer verdi:
"Çünkü barış ve demokratik toplum demek; bu topraklarda bugüne kadar canı yakılan Kürt'ün, Türk'ün, Laz'ın, Çerkes'in ve burada sayamadığım bütün halkların, inancı tarih boyunca yok sayılan, asimile edilen, baskı gören, dışlanan, ötekileştirilen Alevi canlarımız, Hristiyanlar başta olmak üzere bu topraklardaki bütün farklı inançların bu coğrafyada, bu ülkede eşit yurttaşlık hakkı kazanana dek bizim mücadelemiz ortaktır. Alevisiz barış olmaz.”