Marka mı patent mi tasarım mı: üç hak ürünün neyini korur

Marka mı patent mi tasarım mı: üç hak ürünün neyini korur

Kaynak:Perihan Önal

Marka, bir işletmenin mal veya hizmetini başkalarınınkinden ayıran işareti korur. Patent, teknik bir problemi çözen buluşu korur.

Tasarım ise ürünün dış görünümünü korur. Üçü de 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu kapsamında ve Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde tescil edilir, ancak koruma konuları, tescil şartları, süreleri ve ihlal ölçütleri birbirinden ayrıdır.

Günlük konuşmada tescil işlemlerinin tamamı patent kelimesiyle anılır. Markasını tescil ettiren bir işletme sahibi çoğu zaman “markamı patentlettim” der. Bu alışkanlık zararsız görünse de pratikte gerçek bir sonuç üretir: ürünün korunması gereken üç yüzünden yalnızca biri tescil edilir, kalan ikisi açıkta bırakılır.

Üç hakkın koruma konusu ve temel farkları

Ölçüt

Marka

Patent ve faydalı model

Tasarım

Koruma konusu

Ayırt edici işaret: isim, logo, şekil, ses gibi sicilde açık biçimde gösterilebilen unsurlar

Teknik bir probleme teknik çözüm getiren buluş

Ürünün görünümü: biçim, çizgi, renk, doku, malzeme ve süsleme

Tescil şartı

Ayırt edicilik ve önceki haklarla karıştırılma ihtimalinin bulunmaması

Patentte yenilik, buluş basamağı ve sanayiye uygulanabilirlik; faydalı modelde buluş basamağı aranmaz

Yenilik ve ayırt edici nitelik

Kamuya sunmanın etkisi

Yenilik şartı olmadığı için ürünün tanıtılmış olması başvuruyu tek başına engellemez

Başvurudan önce yapılan açıklama yeniliği ortadan kaldırabilir; kanun buluş sahibinden kaynaklanan açıklamalar için sınırlı bir istisna tanır

Kamuya sunma yeniliği etkiler; tasarımcıdan kaynaklanan açıklamalar için kanunda sınırlı bir istisna vardır

Koruma süresi

Başvuru tarihinden itibaren on yıl, onar yıllık dönemlerle sınırsız yenilenebilir

Patentte yirmi yıl, faydalı modelde on yıl; süre başvuru tarihinden işler ve yenilenmez

Beş yıl, beşer yıllık dönemlerle en çok yirmi beş yıla kadar yenilenebilir

Kapsamı belirleyen unsur

Başvuruda seçilen Nice sınıfları ve mal ile hizmet listesi

Başvuruda yazılan istemler

Sicilde yayımlanan görsel anlatım

Tablodaki farklar keyfi değildir; her hak ayrı bir amaca hizmet ettiği için kuralları da ayrışır. Marka tüketicinin kaynağı ayırt etmesini sağlar, bu işlev kullanıldığı sürece devam ettiğinden koruma süresiz yenilenebilir. Buna karşılık markanın tescilden itibaren beş yıl içinde ciddi biçimde kullanılması beklenir, kullanılmayan marka iptal riskiyle karşılaşır. Patent ise teknik bilginin kamuya açıklanması karşılığında geçici bir tekel verir; süre dolduğunda buluş herkesin kullanımına açıldığı için yenileme kurumu yoktur. Tasarım, görsel yeniliğin pazardaki ekonomik ömrüne göre ölçeklenir ve bu nedenle koruma süresi diğer ikisinin arasında kalır.

Aynı üründe üç hak birlikte doğabilir

Ayrımı somutlaştırmanın en hızlı yolu tek bir ürüne bakmaktır. Piyasaya çıkacak yeniden doldurulabilir bir kahve termosu düşünelim. Termosun üzerindeki isim ve logo marka hakkının konusudur. Kapağın tek elle açılmasını sağlayan kilit mekanizması, teknik bir probleme teknik çözüm getirdiği ölçüde patent veya faydalı model konusudur. Gövdenin kesiti, tutamağın kıvrımı ve yüzeydeki desen tasarım hakkının konusudur. Kutunun üzerindeki illüstrasyon ile kullanım kılavuzunun metni bu üçlünün dışında kalır; onlar 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu kapsamında eser olarak korunur ve bu koruma tescile bağlı değildir.

Aynı ürün üzerinde birden fazla hakkın doğması istisna değil, olağan durumdur. Bir hakkın varlığı diğerinin yerini tutmaz. Termosun ismi tescilli diye kilit mekanizması korunmuş sayılmaz, tasarım tescili alındı diye isim üzerinde tekel hakkı doğmaz.

Hangi hakla başlanacağını belirleyen soru: neyi korumak istiyorsunuz

Marka ve patent avukatı arayışına giren bir işletme sahibi çoğu zaman tek bir tescilden söz eder, oysa masadaki asıl soru üç hakkın hangisinin veya hangilerinin gerektiğidir. Bu sorunun cevabı, ürünün pazarda hangi yüzünden taklit edilebileceğine bakılarak verilir.

  • Rakip aynı ismi veya ona yakın bir işareti kullandığında zarar görüyorsanız sorun marka tarafındadır
  • Rakip ürünü açıp içindeki teknik çözümü kopyaladığında zarar görüyorsanız sorun patent veya faydalı model tarafındadır
  • Rakip teknik olarak farklı çalışan ama görünüşü sizinkiyle örtüşen bir ürün çıkardığında zarar görüyorsanız sorun tasarım tarafındadır

Sıralamayı belirleyen ikinci ölçüt zamandır. Patent ve tasarımda yenilik şartı bulunduğu için ürünün fuarda, katalogda, sosyal medyada veya ön satışta kamuya sunulması başvuru imkanını daraltabilir; kanunun tanıdığı sınırlı istisnaya güvenerek takvim kurulmaz. Markada yenilik şartı yoktur, ancak aynı veya benzer işaret için daha önce yapılmış bir başvuru varsa sonraki başvuru bu önceki hakla karşılaşır. Pratik sonuç şudur: patent ve tasarım başvurusu lansmandan önceye, marka başvurusu ise ismin kesinleştiği ana çekilir.

Yanlış hakkı seçmenin somut sonucu

Yanlış katmanda tescil almak, hiç tescil almamaktan farklı bir risk üretir: elde bir belge vardır ve bu belge sahibine olduğundan geniş bir koruma hissi verir. Kapsamın nerede bittiğini görmek için üç örnek yeterlidir. Tasarım tescili alan bir işletme, rakibin farklı bir görünüm kullanıp aynı ismi taşımasına karşı bu tescile dayanamaz. Marka tescili alan bir işletme, rakibin başka bir isimle aynı teknik çözümü üretmesini marka hakkıyla durduramaz. Patent sahibi ise ürünün dış görünümünün kopyalanmasına, o görünüm istemlerin kapsamına girmediği sürece patentle karşılık veremez. Üç durumda da tescil geçerlidir; korumadığı yüzeyde ise hiçbir işlevi yoktur.

Bu üçlüyle sık karıştırılan başlıklar

Ticaret unvanının ticaret siciline tescil edilmiş olması, o ibare üzerinde marka hakkı doğurmaz; iki sicil ayrı amaçlarla çalışır ve koruma kapsamları örtüşmez. Bir alan adının adınıza tahsis edilmiş olması da tek başına marka hakkı vermez. Buna karşılık bir metnin, fotoğrafın veya çizimin eser olarak korunması için tescil gerekmez, koruma eserin yaratılmasıyla doğar. Hukuk düzeninde “patentli marka” diye bir kategori bulunmadığından, bu ifadeyle sunulan bir belgenin hangi sicile ait olduğu ve neyi kapsadığı mutlaka kontrol edilmelidir.

Kendi ürününüz için ayrımı kurmak

Ayrım ürünü tanımadan kurulamaz. Hangi katmanın gerçekten değer taşıdığı, rakiplerin hangi yüzeyi kopyalayabileceği ve sicillerde benzer hakların bulunup bulunmadığı incelenmeden karar verilmez. Bursa Nilüfer'de çalışan Mia Hukuk & Danışmanlık'ta bu inceleme marka hukuku tarafında, Bursa Barosu avukatı sıfatını Türk Patent ve Marka Kurumu marka vekilliği kaydıyla birlikte taşıyan Av. Meryem Ayık tarafından yürütülür. Buradaki anlatım hakların genel çerçevesini tanıtmak içindir; bir ürünün hangi katmanda ve hangi kapsamda korunabileceği, o ürünün somut özellikleri ve piyasadaki mevcut haklarla birlikte değerlendirilmeden söylenemez.

Başvuru dosyası açılmadan önce cevaplanması gereken soru tek cümleyle kurulabilir: bu üründe rakip önce neyi kopyalar?

HABERE YORUM KAT
YASAL UYARI: Yazılan yorumlar hiçbir şekilde Hakkarihabertv.com’un görüş ve düşüncelerini yansıtmamaktadır. Yorumlar, yazan kişiyi bağlayıcı niteliktedir.