Allah affetmeyi sever

Allah affetmeyi sever

Kaynak:Perihan Önal

Dr. Abdulcabbar Boran, Bilin ki, sizi çok seven birisi var. O seven; Allah! Hayatınızda bazen öyle şeylerle karşılaşırsınız ki; “Ya, artık benden bitti. Benden ne köy olur ne kasaba olur.” diyebilirsiniz.

Şeytanın böyle bir tuzağına düştüğünüz zaman bu gerçek midir? Hayır. Allah’ın rahmetinden asla ümit kesmeyeceksiniz. Ne olabilir sizce? Kâinat kadar günahınız olsun. Olmaz ama olsun, kabul edelim. Ama bilin ki, Allah’ın rahmeti kâinatı kuşatmıştır. Allah affedicidir ve affı sevendir.

Allah’ı bir tanısanız… Sizi ne kadar çok sevdiğini ama ne kadar çok sevdiğini bir bilseniz… “Neden bugüne kadar ben geciktirdim bu işi? Neden bugüne kadar Allah'ın bana emrettiği şeyi yapmadım? Bu kadar kolay olduğunu bilseydim, yapmaz mıydım?” diyeceksiniz.

ZUMER-53: De ki: ‘Ey nefsleri üzerine israf yüklemiş (haddi aşmış) kullarım! Allah’ın rahmetinden ümit kesmeyin. Muhakkak ki Allah, günahların hepsini mağfiret eder (sevaba çevirir). O, muhakkak ki O; Gafûr’dur (mağfiret eden), Rahîm’dir (rahmet nuru gönderen).

İşte bir insan ne kadar haddi aşmış olursa olsun, ne kadar yanlışlıklar yaparsa yapsın, böyle bir insan eğer önceki ermiş evliya gibi Allah’a dost olmayı dilerse, ellerini açıp Allahû Tealâ’ya: “Ya Rabbi! Ben Senin o kadar günahlar işlemiş kulunum. Ben Sana ulaşmayı diliyorum. Ruhumu hayattayken Sana ulaştırmayı diliyorum. Ne olur, bugüne kadar yaptığım bütün bu büyük yanlışlardan, hepsinden çok pişmanlık duyuyorum. Allah’ım! Pişmanlık duyup duymadığımı Sen benden daha iyi bilirsin. Çok pişmanım. Ne olur Yüce Allah’ım, beni bağışla!

Diyorsun ki; Sana ulaşmayı dileyenler, kim olursa olsun takva sahibi olur. İşte ben de yüreğimden Sana ulaşmayı diliyorum. Ve Sen diyorsun ki: ‘Cennet takva sahipleri için hazırlanmıştır.’ Ben de o cennete girmek istiyorum Ya Rabbi! Ne olur günahlarımı bağışla. Beni de rahmetine gark et.” derse, işte bu şekilde kalpten yapılan bir duaya istinaden Allah’ın yapacağı ilk şey, o kişinin günahlarını örtmektir yani affetmektir. Günahlarınız affedilince de 1. kat cenneti hak edenlerden olursunuz.

Tabiî, şimdi aranızdan birçok kişi: “Ben mi” diyecektir, “cennete gideceğim? Ben bu kadar günahkârken? Hiç kimseye söyleyemediğim şöyle, şöyle, şöyle bir sürü günahlarım, hatalarım, hatta suçlarım, kanun karşısında suçlarım varken, ben mi cennete gideceğim?” “Sahâbenin bile 10 tanesine cennet nasip olmuş. Benim gibi günahkâr birisini mi; hâlâ namazını kılamayan, hâlâ orucunu tutamayan bir asi kulunu mu Allahû Tealâ Kendisine ulaştıracak, affedecek, cennetine alacak?” Evet, seni!

Peygamber Efendimiz (S.A.V) hadîs-i şerifte buyuruyor ki: “Eğer siz günahlar işlemeyen ve Bana müracaat etmeyip af dilemeyen bir kavim olsaydınız, sizi değiştirir de yerinize o günahları işleyen ama her seferinde Benden af dileyen, o günahların işlenmemesi istikametinde bir gayretin sahibi olan bir kavim yaratırdım.” (K:Tirmizî, Da’avât, 105)

Mevlâna Celâleddin Rûmî Hz.’nin davetini beraberce hatırlayalım: “Putperest olsan da gel. Mecusî olsan da gel. Tövbeni bin defa bozmuş olsan, gene gel. Burası ümitsizler dergâhı değildir.” Yani “Allah’a ulaşmayı kalben dileyip mürşidinin önünde tövbe edersen, kendince yaptığın bin tövbeni bozmuş olsan da günahlarının hepsinden beri olursun.” diyor. Ve Rabbimiz de buyuruyor ki:

25/FURKÂN-70: “Ancak kim (mürşidi önünde) tövbe eder (böylece kalbine îmân yazılıp, îmânı artan) mü’min olur ve salih amel (nefs tezkiyesi) yaparsa, o taktirde işte onların, Allah seyyiatlerini (günahlarını) hasenata (sevaba) çevirir. Ve Allah, Gafur’dur (günahları sevaba çevirendir), Rahîm’dir (rahmet nuru gönderendir).”

Kim olursanız olun, hangi günahı işlemiş olursanız olun, siz Allah'ın emrini yerine getirdiğiniz an, bütün günahlarınız örtülür. Hatta Allah'ın bütün günahlarınızı affetmesi (örtmesi) şöyle dursun; ayrıca örttüğü günahlarınızı sevaba da çeviriyor Allahû Tealâ yani günahlarınız kadar sevap yazıyor sizin amel defterinize. İşte bu işleme de mağfiret etmek denmektedir Kur’ân-ı Kerim’de.

8/ENFÂL-29: Ey âmenû olanlar! Allah’a karşı takva sahibi olursanız sizi furkan (hak ve bâtılı ayırma özelliği) sahibi kılar! Ve sizden (sizin) günahlarınızı örter ve size mağfiret eder (günahlarınızı sevaba çevirir). Ve Allah, büyük fazl sahibidir.

Demek ki hiç kimse; “Ben iyileşemem. Ben Allah'ın istediği hedefe ulaşamam.” dememeli. Günahın büyüklüğü ne olursa olsun, siz Allah’a ulaşmayı dilediğiniz zaman günahlarınızı örten, siz tâbiiyetinizi gerçekleştiğiniz zaman, o günahı sevaba çeviren Sahibimiz Allah, her zaman sizinle beraber. O, her şeye kaadirdir. Sizi, sizden daha fazla sever. Her şeyden daha fazla sever.

Yeter ki tek sırrı yerine getirelim ve affedilenlerden olmayı hak edelim. O sır; kalben Allah’a ulaşmayı dilememizdir. Allah razı olsun.

HABERE YORUM KAT
YASAL UYARI: Yazılan yorumlar hiçbir şekilde Hakkarihabertv.com’un görüş ve düşüncelerini yansıtmamaktadır. Yorumlar, yazan kişiyi bağlayıcı niteliktedir.