Bakırhan, birlikte barışı inşa edeceğiz
Kaynak:Ajanslar
Bakırhan, Abdullah Öcalan’ın "tek muhatap" olduğunu vurgulayarak, "Sayın Öcalan'ın toplumla buluşma koşullarının ertelenmesi için artık hiçbir gerekçe yok" dedi.
Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) tarafından İstanbul Bağcılar Meydanı’nda düzenlenen "Özgürlük Mitingi"nde binlerce kişiye seslenen Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, devam eden süreç, barış arayışları ve yasal güvenceler hakkında açıklamalarda bulundu.
Konuşmasına hayatını kaybeden ünlü sanatçı Kadir İnanır’ı anarak başlayan Bakırhan, "Barış sevdalısı, bir Karadeniz evladını, Kürt dostu Kadir İnanır’ı kaybettik. Ona ve Sırrı Süreyya Önder’e söz veriyoruz; Türklerin, Kürtlerin, Alevilerin eşit yurttaşlar olduğu demokratik bir Türkiye’yi mutlaka yaratacağız" ifadelerini kullandı.
"50 yıllık çatışmanın maliyeti 3 trilyon dolar"
Türkiye'nin son 50 yılını Kürtlerin demokratik haklarını bastırmak için harcadığını savunan Bakırhan, çatışmalı sürecin ekonomik ve sosyal bilançosuna dikkat çekti:
"Bu ülke 3 trilyon dolarını Kürt anadilini konuşmasın, siyasi iradesini seçmesin diye harcadı. Bugün eğer asgari ücretli geçinemiyorsa, sebebi bu 50 yıllık çatışmadır. Biz bu meydanlarda Selahattinlerin, Figenlerin, Leylaların cezaevinde değil, aramızda olması için; süren sürecin başarıya ulaşması için buradayız."
"Çözümün yolu cesur bir Çerçeve Yasa’dan geçiyor"
Siyasetin en acil görevinin bir "çerçeve yasa" çıkarmak olduğunu belirten Bakırhan, bu yasanın ayrımcılığa yer bırakmayacak kadar net olması gerektiğini vurguladı:
"Çerçeve yasa açık, net ve cesur olmalıdır. Kimsenin kapıdan çevrilmeyeceği bir hukuk kurmalıdır. Yasa; dağdan, cezaevinden ve sürgünden demokratik siyasete dönüşün yolunu açmalıdır. Hiç kimse barışın kapısından çevrilmemeli, 'şu döner, bu dönemez' denilmemelidir. Eğer ilk düğmeyi doğru iliklersek yolumuz demokratik bir cumhuriyete çıkar. Yanlış iliklenen düğme yüz yıldır Türkiye’nin enerjisini emdi."
"Muhatap Sayın Öcalan'dır"
Bakırhan, Kürt meselesinin çözümünde ve silahların devreden çıkarılmasında PKK lideri Abdullah Öcalan’ın merkezi rolüne vurgu yaparak tecrit koşullarının sona ermesi gerektiğini söyledi:
"Bu süreci durduracak, savaşı bitirecek tek bir muhatap var, o da Sayın Abdullah Öcalan'dır. 27 yıldır cezaevinde olan Sayın Öcalan, her fırsatta barışı ve Türkiye çözümünü savundu. Onun bu saatten sonra 12 metrekarelik bir hücrede olması kabul edilemez. Öcalan’ın özgür çalışma ve toplumla buluşma koşullarının ertelenmesi için hiçbir gerekçe yoktur. Bu durum, Türkiye’nin barış iradesinde ne kadar samimi olduğunu gösterecek en önemli testtir."
"Barıştan korkanlar var"
Barış sürecinin gecikmesinin sabotajlara kapı araladığını belirten Bakırhan, "Halkların buluşmasından, barıştan korkanlar var. Kürt ve Türk barışınca oy kaybedeceğini düşünenlere verilecek en iyi yanıt, barış kapısını sonuna kadar açmaktır" dedi.
Bakırhan, konuşmasını şu sözlerle tamamladı:
"Yolumuz uzun, daha çok dayanışmaya ihtiyacımız var. Arkamızda halkımız, önümüzde Barış Anneleri ve pes etmeyen devrimciler var. Düşüncelerinden dolayı kimsenin hapsedilmediği bir Türkiye'yi hep birlikte inşa edeceğiz."