Ormanı koruyanlar, peki onları kim koruyacak?
Kaynak:Hakkarihabertv.com
Bu bir kahramanın hikâyesi değil.
Bu, sessizce yaşayıp sessizce unutulan bir adamın hikâyesi.
Bir orman muhafızının hikâyesi…
O, yıllarca dağların arasında görev yaptı. Şehrin gürültüsünden uzakta, insanların çoğunun yolunu bile bilmediği ormanlarda. Sabahın ilk ışığında göreve başlar, gecenin karanlığında bile nöbet tutardı.
Çünkü onun görevi sadece bir meslek değildi.
O, vatanın en büyük miraslarından birini koruduğuna inanıyordu.
Ormanı…
Ağaçları…
Ve gelecek nesillerin hakkını…
Hayatı boyunca tek bir şeye dikkat etti:
Alın teriyle kazanmak.
Ne kendi boğazından ne de çocuklarının boğazından haram lokma geçmemesi.
Bu yüzden zorluklara katlandı.
Ailesinden uzak kaldı.
Dağların ortasında, yalnızlığın içinde görev yaptı.
Ama yine de hiç şikâyet etmedi.
Çünkü yanında güvendiği insanlar vardı.
Aynı görevi paylaştığı arkadaşları…
Amirleri…
Dost bildikleri…
En azından o öyle sanıyordu.
Bir gün yine görevdeydi.
Ormanın derinliklerinde…
Belki bir ihbarın peşindeydi, belki bir kaçak kesimin izini sürüyordu, belki de sadece görevini yapıyordu.
Ama bazen kader çok acı bir şekilde kapıyı çalar…
Ormanın içinde yalnız kaldı.
Yanında olması gereken insanlar yoktu.
Sesi duyulmadı.
Yardımına koşan olmadı.
Ormanın sessizliğinde bir hayat sona erer. Görevi başında hayata veda etti.
Geride ise bekleyen bir aile, yarım kalan hayaller ve anlatılmamış fedakârlıklar kalır.
En ağır olan şey şuydu:
Ne yazık ki böyle zamanlarda bazen insanın en çok güvendiği kişiler sessizliğe bürünebilir. Aynı ekmeği paylaştığı, aynı zorlukları yaşadığı bazı insanlar; sorumluluktan kaçmanın yollarını arayabilir. Gerçekler suskunlukların arkasında kalabilir.
Oysa herkes bilir ki bir haksızlık karşısında susmak, insanı kendi vicdanıyla baş başa bırakır. Belki o an sessizlik kolay görünür; fakat insanın içindeki adalet duygusu bir gün mutlaka konuşur.
Çünkü vicdan, susturulabilen bir ses değildir.
Ve adalet bazen gecikir ama asla kaybolmaz.
Ve gün gelir…
Bugün sessiz kalanlar, yarın adalet arayanların en yüksek sesini duymak zorunda kalır.
Çünkü bir zamanlar bu ormanlarda görev yapan bir adam vardı.
Bugün çoğu insanın görmediği, adını bile bilmediği bu insanlar; aslında vatanın en değerli hazinelerinden birini koruyan sessiz kahramanlardır.
Onlar gösterişten uzak, alkış beklemeden görev yapan insanlar…
Doğanın, ormanın ve geleceğin bekçileri…
Ve belki de en acısı şuydu:
Ormanı koruyan o adamı, kimse korumadı.