“Toplumdan Kopan İnsan Mutlu Olabilir mi?”

“Toplumdan Kopan İnsan Mutlu Olabilir mi?”

Kaynak:Hakkarihabertv.com

Yenibirlik yazarı- Yaşar İçen, Birey oldukça; bencilleştiğimizi, toplumdan koptuğumuzu, sevmeyi ve sevilmeyi unuttuğumuzu, anlamanın ve anlaşılmanın ne büyük nimet olduğunu, gözlerde beliren tebessümlerin ruhun şifası olduğunu unuttuk…

İşin sonunda da “bireyselleştikçe mutlu olmadığımızı” her şeyi elimize yüzümüze bulaştırdığımızı anladık…

EMPERYALİZM TOHUMUYDU “BİREYSELLEŞME”

Onlarca yıl post modern liberal anlayışı dayatan emperyalizm ve içimizdeki taşeronları “ben bir bireyim” cümlesini üç yaşındaki çocuğa bile ezberlettiler. Tamam birey ol fakat “bir ve bencil” olma!

Maalesef ki “bireysellik evrimini bencillik temelinde” inşa eden toplumlar oturduğu dalları kesmek dışında hiçbir şey yapmadı/yapmıyor.

Emperyalizmin istediği tam da buydu zaten; “sözde modernleşme” adına bireyselleşen ve bencilleşenlerin ailesinden, akrabalarından, komşularından, toplumdan ve hatta vatanından kendisini soyutlaması!

RUHLARI ZİNCİRLEDİLER

Tüm yaradılış kodlarını “bireyselliğe/bencilliğe” kodlayanlar herkesten ve her şeyden elini, eteğini, yüreğini, zihnini ve ruhunu çekip aldı. En çokta “ruhlar zincirlendi” bireysellik prangalarıyla. Oysa ki ruh; sükutu lisandı ve kalpten kalbe, gözden göze, zihinden zihine, tenden tin-e tek bir cümleye dahi ihtiyaç duymadan kendiliğinden dolandı. Ruhlar prangalara hapsolunca da şu sorgular toplumda karşılıksız ve işlevsel kaldı; Yaradan bize ruhu neden üflemişti, nereye kadar vardık, dünyadan alacaklarımız ve bıracaklarımız neydi, ruhu olmayan insan hangi yaraya merhem olurdu? Sorular ve sorgular cevapsız kalınca bireyler ve toplumlar savruldu!

O’NDAN OKUDUKLARIM

Toplumların tüm ruh kayıpları ve sorguları arasında neyse ki O ve O’ndan okuduklarımız var. Çünkü toplumun ve bölgenin ihtiyacı olan umut, huzur, kardeşlik, güçlü gelecek nefeslerini soluyoruz sayesinde.

Günümüz dünyasının ruh sorgularını şifalandırarak ve “anlama-anlaşılma” nimetinin vazgeçilmezliğini bizzat icraatleri ile ortaya koyarak tek bir sonuca vardırıyor hepimizi; bedenimize üflenen ruh ile yüreklere dokunmak, huzuru inşa etmek ve vatana-millete hoş bir seda bırakmak için gelmiştik bu dünyaya. Hepsi bu...

Bu duruşu ile bizlerle birlikte bölge toplumlarına da ilham olan kişi kim mi? Devlet Bahçeli…

BAHÇELİ’NİN TİN-E ULAŞAN BAYRAM MESAJI

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli paylaştığı Kurban Bayramı mesajında yüreğinin ve ruhunun dili ile coğrafyadaki her bir bireyi samimiyetle hissettiğini, kucakladığını, acılarını paylaştığını, huzuru ve kardeşliği inşa etmek için canla başla mücadele ettiğini ve hatta bu uğurda canını ortaya koyduğunu gösterdi.

Dilden dıl-lere (kalplere) ulaşan, sonrasında da tin de yankılanan o mesajın bir kısmını sizlerle paylaşmak istiyorum;

“Masumların üzerine yağan bombalar, yıkılan yuvalar, öksüz ve yetim kalan yavrular, evlat acısıyla yürekleri dağlanan ana ve babalar, çağımızın en ağır imtihanlarından biridir. Böylesi bir çağda Kurban Bayramı’nın bize söylediği söz daha açıktır: İnsan, yalnızca kendi huzurunu inşa etmekle değil; komşu coğrafyanın acısını gördükçe, mağdurun çığlığına kulak verdikçe, garibin suskunluğundan anladıkça, kimsesizin duasına nail oldukça insandır.

Bireyden millete, milletten devlete sirayet eden bir silsile ile bugün Türkiye Cumhuriyeti’ne düşen tarihi sorumluluk da bu derin medeniyet hikmetinden ayrı düşünülemez. Türkiye Cumhuriyeti; bölgemizde yükselen her gerilim karşısında sağduyuyu, sükûneti, diplomasiyi, adil ve kalıcı barış maksadını sürdürmeye; tarihi ve kültürel mirası ile büyük devlet sorumluluğunun tabii gereği olarak kararlılıkla devam edecektir…”

KARDEŞLİK VE HUZUR İKLİMİNDE NİCE MUTLU BAYRAMLARA

Nefes aldığınız ve manâ-yı görebildiğiniz sürece RUH hep var...Yeter ki; aldığınız her soluğun değerini bilin, görün, anlayın, dokunun ve her zerreyi sabırla analiz edin...

HABERE YORUM KAT
YASAL UYARI: Yazılan yorumlar hiçbir şekilde Hakkarihabertv.com’un görüş ve düşüncelerini yansıtmamaktadır. Yorumlar, yazan kişiyi bağlayıcı niteliktedir.