Allah deyince aklınıza mutluluk gelmeli

Allah deyince aklınıza mutluluk gelmeli

Kaynak:Perihan Önal

Dr. Abdulcabbar Boran, “Allahû Tealâ” deyince aklımıza hemen mutluluk gelmeli. Bir bilseniz Allahû Tealâ’nın sizi ne kadar çok sevdiğini.

Bir bilseniz sizin mutluluğunuz için O’nun her şeyi yapmaya hazır olduğunu. Ve bir bilseniz sizden sadece bir tek şey istediğini. Allah bizden sadece tek bir şey istiyor: Mutlu olmamızı. Hem bu dünyada saadet içinde yaşamamızı hem de ahirette cennete gitmemizi diliyor.

Ne yazık ki insanların çok büyük bir kısmı için Allah, sadece cezalandıran bir varlıktır. Oysaki sevgili kardeşlerim, bu bir kuruntudur. Allah kimseyi cezalandırmak istemez; aksine düşünemeyeceğiniz kadar kolay şartlar altında hepinizi cennetine almaya hazırdır. Allah bizlerden sadece bir tek şey ister; hepimizin mutlu olmasını.

Öyleyse bilelim ki O, kâinattaki en büyük dostumuzdur. Bütün dostlarınızı bir araya getirin, üzerine bin katını, hatta bir milyon katını daha ekleyin; yine de hiçbirinin toplamı Allah’ın size olan dostluğuyla kıyaslanamaz. Allah hepinizin üzerine titrer, mutlaka cennete girmenizi ister. Bunun şartını ise bir tek dileğe bağlamıştır: Allah’a ulaşmayı dilemek. Size emanet olarak verdiği ruhu, bu dünya hayatını yaşarken kalpten yapılacak bir dua ile Kendisine ulaştırmayı dilemenizi istiyor.

42/ŞÛRÂ-13: “…Allah, dilediğini Kendisine seçer ve O’na yöneleni, Kendisine ulaştırır (ruhunu hayatta iken Kendisine ulaştırır).”

30/RÛM-31: “O’na (Allah’a) yönelin (Allah’a ulaşmayı dileyin) ve O'na karşı takva sahibi olun.”

Her şey bunun çevresinde cereyan eder. Çünkü Allah’a ruhunu hayattayken ulaştırmayı dilemeyen bir insanın mutlu olması mümkün değildir. Allahû Tealâ hepinizin Allah’a ulaşmayı, ruhunuzu hayattayken Allah’a ulaştırmanızı istiyor. Bu üzerinize tam 12 ayette farz kılınmıştır.

Unutmayın, siz insansınız. İnsan demek, Allah’ın yarattığı bütün mahlûkat içerisinde Allah’a en yakın mahlûk demektir. İnsan demek, Allah’ın yarattığı bütün mahlûkat üzerinde en üstün olan demektir. Üstünsünüz, en çok sevilensiniz. Bütün kâinattaki mahlûklardan farklı bir yapının sahibisiniz. Sizin ruhunuz var, fizik vücudunuz var ve nefsiniz var.

Mutluluk; insanların iç dünyasındaki nefsiyle arasındaki kavgayı bitirmesi, dış dünyasında ise başka insanlarla olan kavgasını sıfırlaması halidir. İnsanın Allah ile olan ilişkilerinde Allah’ın bütün emirlerine itaat etmesi ve yasak olan fiilleri işlememesidir.

Ama şunu görüyoruz ki insanların çoğu mutlu değil; huzursuz ve stres içinde bir yaşantı sürdürüyor. Bunun nedeni nefsimizin bünyesinde taşıdığı afetler ve şeytanla olan ilişkisi sebebiyle bizi her davranışımızda kontrol altında tutmaya çalışmasıdır. Biz nefsimizin ne kadar tesiri altındaysak, nefsimiz üzerimizde o kadar hükümfermadır ve neticede bizi huzursuz ve mutsuz eder. Öyleyse insanın mutluluğa ulaşabilmesi için nefsinin tesirinden kurtulması gerekir.

Peygamber Efendimiz (S.A.V.) de şöyle buyurmuştur: “Cennet nefsin sevmediği şeylerle, cehennem ise nefsin sevdiği şeylerle çevrilidir.”

Öyleyse nefsin isteklerine uyduğumuz zaman kendimizi cehenneme mahkûm ediyoruz. İşte nefsin tesirinden kurtulmak, önce Allah’a ulaşmayı dilemek sonra da Allah’ı zikretmekten geçer. Allahû Tealâ Kur’ân-ı Kerim’de zikri, çok zikretmeyi ve daimî zikri bize farz kılmıştır.

73/MÜZZEMMİL- 8: Ve Rabbinin İsmi'ni zikret ve herşeyden kesilerek O’na ulaş.

33/AHZÂB-41: Ey âmenû olanlar! Allah’ı çok zikirle (günün yarısından fazla) zikredin.

4/NİSÂ-103: Böylece namazı bitirdiğiniz zaman; artık ayaktayken, otururken ve yan üstü iken (yatarken) devamlı Allah'ı zikredin!

Allahû Tealâ Allah’a ulaşmayı kalpten dileyen bir kişiye öylesine yardım eder ki; zikir yapmayı sevmese, namaz kılmayı sevmese, Allah’ın ibadetlerinin hiçbirine yatkın olmasa bile Allah’a ulaşmayı dilerse, Allahû Tealâ bütün ibadetlere o kişiyi teşne kılar. Zikir yapmayı, namaz kılmayı, zekât vermeyi, hacca gitmeyi ve ruhumuzu Allah’a ulaştırmayı ister hale gelir.

Böyle bir muhtevanın gerçekleşmesi Allah’ın bize yaptığı yardımla sağlanır ve Allah ruhumuzu Kendisine ulaştırır. Allah bunu garanti etmiştir. Allah’a ulaşmayı dileyen insan mutluluğa adımını atmıştır. Mürşidine ulaşan kişi ondan çok daha mutludur ve ruhu Allah’a ulaşana kadar geçen süre, onun hayatındaki unutulmaz mutluluk devrelerinden biridir.

Sevgili kardeşlerim! Allah deyince aklınıza sadece mutluluk gelmeli. O ne emrettiyse bizim mutluluğumuz içindir. Mutlu olabilmek, Allahû Tealâ tarafından herkese verilmiş olan muhteşem bir imkândır. Mutluluk herkesin hem hakkı hem de vazifesidir.

Hepinizin her iki cihanda sonsuz mutluluklara ulaşmanızı dileyerek sözlerimi burada tamamlıyorum. Allah hepinizden razı olsun.


HABERE YORUM KAT
YASAL UYARI: Yazılan yorumlar hiçbir şekilde Hakkarihabertv.com’un görüş ve düşüncelerini yansıtmamaktadır. Yorumlar, yazan kişiyi bağlayıcı niteliktedir.