Allah’ın yolu sıratı mustakîm

Allah’ın yolu sıratı mustakîm

Kaynak:Perihan Önal

Allah’ın yolu sıratı mustakîmDr. Abdulcabbar Boran

Sıratı Mustakîm, “istikamet üzere olan yol” demek. Nereye doğru istikamet almış? Allah’a doğru... İstikameti, Allah’a doğru olan, hedefi Allah’a ulaştırmak olan bir yol! Her gün namazlarımızda Fâtiha Suresini okurken “Allah’ım, bizi Sıratı Mustakîm’ine ulaştır.” diye dua ettiğimiz yol.

Sıratı Mustakîm gerçekten bir yoldur, hem de Allah’a ulaştıran yol. Hicr Suresinin 41. âyetinde Allahû Tealâ buyuruyor:

15/HİCR-41: “İşte bu, Bana yönlendirilmiş (Bana ulaştıran) yoldur.”

Sıratı Mustakîm insanların ruhlarını Allah’a ulaştıran yolun adıdır. Nisâ Suresinin 175. âyet-i kerimesinde: “Allah, âmenû olanları ve O’na sarılanları Sıratı Mustakîm’e hidayet eder.” buyruluyor. Aynı özellik En’âm Suresinin 87 ve 88. âyet-i kerimelerinde de anlatılıyor. Hidayet; insan ruhunun ölmeden evvel Allah’a ulaşmasıdır. Demek ki Sıratı Mustakîm, insanların ruhlarını Allah’a ulaştıran yol.

Yûnus Suresinin 25. âyet-i kerimesinde de: “Allah, selâm yurduna davet eder, Zat’ına ulaştırmayı dilediği kişileri de Sıratı Mustakîm’e ulaştırır.” buyruluyor.

Allahû Tealâ, En’âm Suresinin 153. âyet-i kerimesinde şöyle buyuruyor:

6/EN’ÂM-153: “Ve muhakkak ki; bu, Benim mustakîm olan yolumdur. Öyleyse ona tâbî olun. Ve (başka) yollara tâbî olmayın ki; o taktirde sizi, onun yolundan ayırır.”

İbni Mes'ud (R.A.) şunu naklediyor: Hz. Peygamber bir gün yere düz bir çizgi çizdi ve “Bu Allah'ın yoludur.” dedi. Daha sonra bu çizginin sağına ve soluna başka çizgiler çizerek “Bunlar ise diğer yollardır. Her biri üzerinde yanlışa davet eden birtakım şeytanlar vardır.” buyurdu.

Fâtiha Suresinde de Allahû Tealâ Sıratı Mustakîm’in önemini vurguluyor:

1/FÂTİHA-5: “Yalnız Sana kul oluruz ve yalnız Senden istiane (mürşidimizi) isteriz.”

1/FÂTİHA-6: “Bizi Sıratı Mustakîm’ine hidayet et (ulaştır).”

1/FÂTİHA-7: “O yol (Sıratı Mustakîm) ki; üzerlerine nimet verdiklerinin yoludur.”

“Yalnız Sana kul oluruz ve yalnız Senden istiane (yani mürşidimizi) isteriz.” demekle ne demek istiyor kişi? “Bana mürşidimi göster ki ben o mürşidime ulaşayım, ona tâbî olayım ve ruhum vücudumu terk etsin, Sana doğru yola çıksın ve Sana ulaşsın. Ben de Senin ermiş evliyalarından olayım. Bu istianeyle bizi Sıratı Mustakîm’e hidayet et.”

Allah’a ulaşmayı dileyen kişi mürşidine tâbî olduğu anda ruhu vücudundan ayrılarak, seyr-i sülûk adı verilen 7 katlık bir yolculuğu gerçekleştirmek üzere bu Sıratı Mustakîm’e ulaşıyor.

Sıratı Mustakîm üzerinden yapacağı yolculukla Allah’ın Zat’ına ulaşır ve o kişinin ruhu Allah’a ulaşınca o kişi ermiş olur; Allah’a ermiş insan olur. Allahû Tealâ Mu’minûn Suresinin 17. âyetinde: “Biz üzerinizde 7 yol yarattık.” buyuruyor. Buradaki 7 yol, ruhun Allah’a ulaştığı yolu ifade ediyor.

Aslında Kur’ân-ı Kerim’de 7 tane Sıratı Mustakîm’den bahsediliyor. Allah’a ulaşmayı dileyen kişi birinci Sıratı Mustakîm’dedir. Mürşidine tâbî olan kişinin ruhu ikinci Sıratı Mustakîm’dedir. Ruhunu Allah’a ulaştıran kişi üçüncü, fizik vücudunu Allah’a teslim eden kişi dördüncü, nefsini Allah’a teslim eden kişi beşinci Sıratı Mustakîm’dedir.

İrşada ulaşmak üzere altıncı Sıratı Mustakîm üzerinde olunur. Ve yedinci Sıratı Mustakîm’le irade Allah’a teslim edilir. Bunlardan, fizikî olarak bir işleve sahip olan, yani Sıratı Mustakîm denilince asıl anlaşılması lâzım geleni, ikinci Sıratı Mustakîm, yani ruhun Sıratı Mustakîm’idir. Çünkü diğerlerinde bir yolculuk söz konusu değil, tekâmül söz konusu.

Kıymetli okuyucularımız, bir kişinin Sıratı Mustakîm’e ulaşabilmesi sadece Allah’a ulaşmayı dilemekle mümkün. Kalpten samimi bir taleple: “Allah’ım benim de ruhumu Sana ulaştır.” diye, sıcacık, hakiki bir taleple Allah’a arz eden her kişinin de ulaşabileceği bir yol. Çok basit, çok kolay. Sadece iblis insanlara verdiği vesveseyle bunu imkânsız ya da zor gösteriyor, onları korkutuyor. Allah’a ulaşmayı dilemekten men ediyor.

İblis A’râf Suresinin 16. âyetinde: “Onların Sıratı Mustakîm’ine onlara mani olmak için oturacağım.” diyor. Sebe Suresinin 20. âyet-i kerimesinde Allahû Tealâ buyuruyor:

34/SEBE-20: “Ve andolsun ki iblis, onlar üzerindeki zannını (hedefini) yerine getirdi. Böylece mü’minleri oluşturan bir fırka (Allah’a ulaşmayı dileyenler) hariç, hepsi ona (şeytana) tâbî oldular.”

Allahû Tealâ, Peygamber Efendimiz (S.A.V.)'e Zührûf Suresinin 43. Âyetinde: “Artık sana vahyedilene sarıl. Muhakkak ki sen, Sıratı Mustakîm üzerindesin.” buyuruyor.

Sahâbe soruyor:

-Ey Allah’ın Resûl’ü! Kaç fırka?

- “73” diyor.

-Bu 73 tane fırkadan gerçekten sadece bir tanesi mi kurtulacak?

-“Sadece bir tanesi.”

- Peki, özellikleri ne bu insanların?

-“Sizin ve benim gibi Sıratı Mustakîm’in üzerinde olmak.”

O halde bunun farkında olarak tüm kalbimizle Rabbimize yalvaralım: “Allah’ım! Bizi Sıratı Mustakîm’ine ulaştır. Bizi Sana ulaştır. Bizi Sana kul kıl.”

DR. ABDULCABBAR BORAN

www.acboran.com

HABERE YORUM KAT
YASAL UYARI: Yazılan yorumlar hiçbir şekilde Hakkarihabertv.com’un görüş ve düşüncelerini yansıtmamaktadır. Yorumlar, yazan kişiyi bağlayıcı niteliktedir.