Cennete giriş bir dilektir
Kaynak:Esra Özatak
Bu dilek; bir tek dilek, sizi Allah’ın cennetine, hem de üçüncü kat cennetine mutlaka ulaştırır. Bu dilek, sizi Allah’ın evliyası yapar. Bu dilek, sizi dünya saadetinin yarısını aşacak bir mutluluğa ulaştırır. Evet, yanlış işitmediniz; sadece bir dilek.
Ne dileyeceksiniz? Peygamber Efendimiz (S.A.V) buyuruyor ki: “Cenneti isteyen cennete girer.” Gerçekten cenneti isteyen cennete girer. Ama cenneti isteyen kişi Allah’tan; “Ya Rabbi, ben cenneti istiyorum” diye talepte bulunduğu takdirde cennete girmez. Cenneti isteyen kişi; “Ya Rabbi! Ben ruhumu ölmeden evvel, şu dünya hayatını yaşarken Sana ulaştırmayı diliyorum, istiyorum.” diyen kişi cennete girer. Öyleyse kim cennete girmek istiyorsa o, Allah’a ulaşmayı dilesin. Cennetin anahtarı bir dilektir; cenneti dilemek değildir; Allah’a ulaşmayı dilemektir.
Allahû Tealâ, Allah’a ulaşmayı dileyenlerin Allah’tan müjdeler aldığını söylüyor. Yani hem cennet müjdesini hem de dünya müjdesini aldığını söylüyor. Allahû Tealâ, Allah’a ulaşmayı dileyenlerin şeytana kul olmaktan içtinap ettiklerini; kaçındıklarını ve kurtulduklarını söylüyor. Öyle mi acaba? Beraber bakalım, Zumer Suresi 17. âyet-i kerime:
39/ZUMER-17: Ve onlar ki; taguta (insan ve cin şeytanlara) kul olmaktan içtinap ettiler (kaçındılar, kendilerini kurtardılar). Çünkü Allah’a yöneldiler (Allah’a ulaşmayı dilediler). Onlara müjdeler vardır. Öyleyse kullarımı müjdele!
Öyleyse kim Allah’a ulaşmayı dilemişse; Allah’a yönelmişse onlara hem cennet müjdesi vardır, hem dünya müjdesi vardır. Allahû Tealâ’nın evliyalarının tarifi de aynı standartlarda geliyor. Yûnus-62, 63, 64:
10/YÛNUS-62: Muhakkak ki Allah’ın evliyasına (dostlarına), korku yoktur. Onlar, mahzun olmazlar, öyle değil mi?
10/YÛNUS-63: Onlar, âmenûdurlar (ölmeden evvel Allah’a ulaşmayı dileyenlerdir) ve takva sahibi olmuşlardır.
10/YÛNUS-64: Onlara, dünya hayatında ve ahirette müjdeler (mutluluklar) vardır. Allah’ın sözü değişmez. İşte O, fevz-ül azîmdir.
Öyleyse kim bu insanlar? Bu insanlar Allah’ın evliyası, Allah’ın dostları. Kimmişler bunlar? Takva sahibi. İşte Rûm Suresinin 31. âyet-i kerimesinde anlatılıyor:
30/RÛM-31: O’na (Allah’a) yönelin (Allah’a ulaşmayı dileyin) ve O'na karşı takva sahibi olun. Ve namazı ikame edin (namaz kılın). Ve (böylece) müşriklerden olmayın.
“…munîbîne ileyhi vettekûhu: Allah’a yönel ve takva sahibi ol.”
Ne diyordu Allahû Tealâ? “Onlara müjdeler vardır. Kullarımı müjdele.” Sebebi ne? Allah’a yönelmişler, o kadar.
Dikkat edin sevgili kardeşlerim; siz Allah’a ulaşmayacaksınız. Siz, ruhunuzu Allah’a ulaştırmayı sadece dileyeceksiniz. Ulaştıran siz olmayacaksınız, Allah olacak. İşte âyet-i kerime; Allahû Tealâ Şûrâ Suresinin âyet-i kerimesinde buyuruyor ki:
42/ŞÛRÂ-13: “….allâhu yectebî ileyhi men yeşâu: Allah, dilediği kişiyi Kendisine seçer.
ve yehdî ileyhi men yunîb(yunîbu): Ve bunlardan kim (hangileri) Allah’a yönelirse; Allah’a ulaşmayı dilerse Allah, onları Kendisine ulaştırır.”
Allah’ın sözünde hulf olmaz. Ne diyor? “Kim Allah’a yönelirse, Allah’a ulaşmayı dilerse Allah onu mutlaka Kendisine ulaştırır.”
Öyleyse kim Allah’a yönelirse takva sahibi olur. Kim Allah’a yönelirse Allah onu Kendisine ulaştırır. Allah’a ulaşan kişi kimdir? Allah’ın evliyasıdır. Ne olur? Hani halk arasında “ermiş” deriz, işte ruhu Allah’a ermiş bir evliya olur.
Öyleyse Allah’a ulaşmayı dileyin. Geri kalanını bırakın Allah yapsın.
www.ibrahimlive.com