Kendine varmak
Kaynak:Esra Özatak
İçimde büyük bir kalabalık var. Adeta bir pazar yeri… Düşünceler birbirine karışıyor, hatıralar eski kapıları aralıyor. Söylenmemiş cümleler içimde büyüyor. Bağrımda tutuk nutuklar, duvarlarımda yansımasız yankılar birikiyor.
Ve bütün bu gürültünün içinde, yıllardır aradığım bir ses var:
Kendi sesim.
O ses yorgun.
Yıllarca konuştu, duyan olmadı. Kızdı, sustu, bekledi.
Bir gün bana yalnızca şunu söyledi:
“Beni de duy.”
“Tamam,” dedim.
Sonra başladım içimdeki kalabalığı azaltmaya. Bana ait olmayan düşünceleri bıraktım. Başkalarının yüklerini indirdim omuzlarımdan. Başkalarının beklentileriyle kurduğum hayatın fazlalıklarını birer birer çıkardım üzerimden. Çünkü insan bazen kendini bulmak için değil, kendisine ait olmayanlardan kurtulmak için yola çıkar.
Geriye ne kalırsa…
O sensindir.
Belki de öze dönmek dediğimiz şey budur.
Kendini yeniden yaratmak değil; üzerindeki fazlalıkları çıkarmak. Başkalarının çizdiği sınırların dışına çıkmak. Başkalarının sesiyle değil, kendi vicdanının sesiyle yürümek. Yıllarca huzuru başka insanlarda, başka şehirlerde, başka hayatlarda aradım.
Sonra anladım:
Aradığım liman da içimdeymiş, kaçtığım fırtına da.
İnsan nereye giderse gitsin, kendisini de yanında götürüyor.
Kendisinden uzaklaşabiliyor ama kendisinden kaçamıyor.
Bazen kaybolduğumuzu sanıyoruz.
Oysa bazı kayboluşlar, insanın kendisine dönüş yoludur.
Her düşüş biraz eksiltiyor bizi.
Her eksiliş, biraz daha özümüze yaklaştırıyor.
Sonunda anlıyoruz:
Mesele kendini yeniden yaratmak değil.
Mesele, kendine ait olmayan her şeyi bırakmak.
Şimdi içimde dağılan ne varsa topluyorum.
Bana ait olanı alıyorum.
Bana ait olmayanı bırakıyorum.
Geçmişimi silmiyorum. Yaralarımı inkâr etmiyorum. Suskunluklarımı da çığlıklarımı da kendimden saklamıyorum. Çünkü insan, kendisiyle yüzleşmeden kendisine varamıyor. Ve artık biliyorum: İnsanın en uzun yolculuğu, dünyayı dolaşmak değil; kendine varmaktır. Belki de öze dönmek, tam da o anda başlar.
Kalabalıkların içinden geçip kendi sesini duyduğunda…
Kendinden kaçmayı bıraktığında…
Ve sonunda kendine şöyle dediğinde:
“Artık senden kaçmıyorum.”
İşte o zaman insan,
kendine varır.