Hayat Allah’ın reçetesiyle kolaylaşır

Hayat Allah’ın reçetesiyle kolaylaşır

Kaynak:Perihan Önal

Dr. Abdulcabbar Boran/Yazdı, Şu anda kendisini, dünyadaki en mutsuz, en huzursuz, en sıkıntılı insan olarak gören size sesleniyorum sevgili okuyucum.

Size kurtuluşu müjdelemek istiyorum. Diyebilirsiniz ki, "Şu dünyada ne kadar dert varsa hepsi gelip beni bulmuş, her açıdan huzursuzluğumu artıran yüzlerce faktör üzerime çullanmış. Mutsuzum, sıkıntı içerisindeyim, intihar etmeyi düşünüyorum.

" Hayır sevgili okuyucular, hayır. İntihar hiçbir zaman çözüm değildir. Sizin mutlu olmanız için çözüm var. Düşünemeyeceğiniz kadar yakınınızda, hemen elinizi uzatsanız, tutabileceğiniz kadar yakınınızda mutluluk var. Allahû Tealâ, sizin mutluluğunuzu o kadar kolay şartlara bağlamış ki, bunu size şimdi söylediğim zaman hayretle okuyacaksınız.

Bir sualim var size, "Allah’ın sizi ne kadar çok sevdiğini biliyor musunuz? Ve sadece sizi mutlu kılmak istediğini?...” Sizi çok seviyor. Herkesi seviyor, ama sizi de çok seviyor. Bütün insanlar için bir saadet davetiyesi bir saadet reçetesi ve saadet garantisi olmak üzere Allahû Tealâ Kur’ân-ı Kerim'i indirmiş. Yeter ki siz mutlu olmayı isteyin ve mutlu olmanın gereğini yerine getirin.

Diyeceksiniz ki, "Kim bilir Allahû Tealâ ne kadar zor şartlar koymuştur Kur’ân-ı Kerim'e." Hayır. Hiçbir zorluk yok. İnanamayacağınız kadar kolay bir şart: "Allah, sizin ruhunuzu, ölmeden önce Allah'a ulaştırmak için bir isteğin sahibi olmanızı istiyor."

Yani kısaca, siz Allah'a ulaşmayı isteyeceksiniz. Ruhunuzu ölmeden evvel Allah'a ulaştırmayı dileyeceksiniz. İşte ne zaman böyle bir dileğin sahibi olursanız, mutluluğa adımınızı attınız. Allah'a ulaşmayı dilediğiniz an, bu meseleyi, bu bilmeceyi çözdünüz. Allah’ın bir sırrına ulaştınız. Bakınız Allahû Tealâ ne söylüyor:

13/RAD-22: Onlar, sabırla Rab’lerinin Vechini (Zat’ını, Zat’a ulaşmayı ve Allah’ın Zat’ını görmeyi) dileyenler ve namazı ikame edenler, onları rızıklandırdığımız şeylerden gizli ve açıkça infâk edenlerdir. Ve seyyiati, hasenat ile (iyilikle) savan kimselerdir. İşte onlar için, bu dünyanın (güzel bir) akıbeti (sonucu) vardır.

Yani insanların arasında Allah'a ulaşmayı dileyenler var. Dilemeyenler de var mı? Ne yazık ki var. İşte Allahû Tealâ ikinci âyet-i kerimede diyor ki:

10/YÛNUS-7: Muhakkak ki onlar, Bize ulaşmayı (hayatta iken ruhlarını Allah’a ulaştırmayı) dilemezler. Dünya hayatından razı olmuşlardır ve onunla doyuma ulaşmışlardır ve onlar âyetlerimizden gâfil olanlardır.

10/YÛNUS-8: İşte onların kazandıkları (dereceler) gereğince varacakları yer ateştir (cehennemdir).

Öyleyse niçin kendinizi cehenneme mahkûm ediyorsunuz? Kendinizi cehenneme mahkûm etmeyin. Unutmayın bu sizin elinizde. Siz dilerseniz Allahû Tealâ, sizi cennetine alacak. Mutluluk adı verilen müessese iki kanattan oluşur. Birinci kanatta dünya mutluluğu vardır, ikinci kanatta cennet mutluluğu vardır.

Mutsuzluğun temelinde Allah’ı tanımamak vardır. Allah’a ulaşmayı dilemek, mutluluğa adım atmaktır. Mutluluğunuzun artışı, en basit ve matematik olarak nefsinizin kalbindeki afetlerin azalma oranına kesinkes oranlıdır. Sadece Allah'a ulaşmayı dileyenler nefs tezkiyesi yapabilirler.

Allah’a ulaşmayı dilediğinizde ve Allah’ın ismini “Allah, Allah, Allah” diye zikretmeye başladığınızda Allahû Tealâ size öyle bir mürşid sevgisi verir ki; mutlaka mürşidinize ulaşmak arzusu gelir içinizden. Ve Allah’tan hacet namazını kılarak mürşidinizi sorarsınız.

Mutlaka Allahû Tealâ size mürşidinizi gösterir. Mürşidinize ulaştığınız zaman, onun verdiği zikir dersiyle nefs tezkiyesi başlar. Nefs tezkiyesi, nefsin kalbindeki “kin, nefret, öfke, zulüm, kıskançlık” gibi afetlerin her kademede %7 azalması demektir. 7 kademede nefsimiz tezkiye olur, ruhumuz da Allah'ın Zat'ına ulaşır, Allah'ın Zat'ında yok olur. İşte böylece, hayatınızın en mutlu devresi başlar.

Pencereleri açıp 'mutluyum' diye haykırmak geçer içinizden. Size düşen bir tek dilektir: "Yarabbi! Ben de ruhumu Sana ulaştırmayı diliyorum. Ne olur, benim de ruhumu Sana ulaştır." Gerisi Allah’ın garantisi altındadır. Allahû Tealâ Şûrâ-13’te diyor ki: “Allah, dilediğini Kendisine seçer ve O’na yöneleni, Kendisine ulaştırır (ruhunu hayatta iken Kendisine ulaştırır).”

Allah’ı tanıyın. Bilin ki, Allah bugüne kadar verdiği söze daima sahip çıkmıştır. Öyleyse top sizde sevgili okuyucular, aziz okuyucular. Üzüntüsünden intihar etmeyi düşünen o kardeşimiz, top sende. Allah'a ulaşmayı dileyeceksin sadece. Namaz kılmayı sen sevmeyeceksin; sırf Allah'a ulaşmayı dilediğin için O, sana sevdirecek. Oruç tutmayı sen sevmeyeceksin; sırf Allah'a ulaşmayı dilediğin için O, sana sevdirecek.

Zikir yapmayı sen sevmeyeceksin; sırf Allah'a ulaşmayı dilediğin için O, sana sevdirecek. Ve bütün ibadetlerin doyulmaz zevkler olduğunu yaşayacaksın. Bileceksin ki hayat Allah’ın reçetesiyle kolaylaşır. Bileceksin ki Allah, bu kâinattaki en büyük dostundur. Ve senden sadece mutlu olmanı istiyor. Hayatındaki eski karanlık sayfaları kapatarak, bir aydınlık yarına, nurla kaplanmış bir geleceğe dönmeni istiyor Allahû Tealâ. Yükselmeni istiyor. Ruhunu Allah'a kadar yükseltmeni, Allah'a ölmeden evvel ulaştırmanı ve Allah’ın evliyası olmanı istiyor.

Allah razı olsun. Sizleri çok ama çok seviyoruz, kalbimizden…

HABERE YORUM KAT
YASAL UYARI: Yazılan yorumlar hiçbir şekilde Hakkarihabertv.com’un görüş ve düşüncelerini yansıtmamaktadır. Yorumlar, yazan kişiyi bağlayıcı niteliktedir.