İmân ile talep

İmân ile talep

Kaynak:Esra Özatak

Dr. Abdulcabbar Boran, Allah'ın kâinattaki tek dîninde her şey taleple başlar.

Başlangıç noktası, bir taleptir. Neden? Allah yolunda manevî olgunlaşmamızın başlaması için öncelikle kalpte Allah’a ulaşma dileği, talebi oluşmalıdır.

“Mal, alıcıya satılır.” Ne demektir bu? Kişi talep sahibi olmadıktan sonra, ona bir malı verseniz de onun bir kıymeti yoktur; malın kıymet eden bir hüviyeti yoktur o kişi için. Malın, kıymet hükmünü kazanabilmesi için kişide açık şekilde bir talebin mevcudiyeti asıldır. Allah ile olan ilişkilerinizde de her zaman Allah, iradenizin işaretlerini görmek ister. Talep, iradenin ortaya koyduğu sonuçtur. Kuvvetli îmân için kuvvetli talep söz konusudur.

Ayrıca taleplerin sonuca ulaşması, Allah’ın bize vereceği cevaba olan îmânımızla doğru orantılıdır. Allah ile ilişkilerinizdeki her şey ama her şey, sizin hangi ölçüde îmân sahibi olduğunuza bağımlıdır. Allah’tan talepte bulunanlar, talebin yerine getirileceğini hangi ölçüde inanarak talep ediyorlarsa Allah’tan o cevabı alacaklardır. O ölçüde bir pozitif cevap alacaklardır. Îmân, dînin temelini teşkil eder ve hangi ölçüde sağlam bir îmânın sahibiyseniz; Allah’a o kadar yakınsınız.

Dikkat edin, her safhada sizin talebinizle Allah’ın size ulaştırdığı sonuç, mutlaka birbirine eşit olur. Siz gerekli netlikte, gerekli güçle, gerekli iştiyakla asılmışsanız, o talebinizin adamı olduysanız, o talebinizi gerçekleştirmek üzere sizden beklenen dikkat ve ihtimamı sarf etmişseniz; bütün bunlar, sebep ve netice ilişkilerini en güzele ulaştırır. Ne kadar büyük bir îmânının sahibiyseniz, o kadar büyük sonuçlara ulaşırsınız. Fizik âlemde olmayacağını zannettiğiniz şeylerin olabildiğini göreceksiniz. Yeter ki o îmânın sahibi olun.

Emir Sultan Hazretleri, Allah’ın bir büyük evliyası. Rüyasında Allahû Tealâ diyor ki: “Anneni gönder, padişahın kızını istet.” Sabah olur olmaz, Emir Sultan Hazretleri annesine diyor ki: “Padişahın kızını istemekle emrolunduk.” Annesi diyor ki: “Evlâdım, sen netice itibariyle nesin ki?

Dîni tarafından başka hiçbir şeyin yok, 5 kuruş paran yok. Nasıl padişahın kızını ben isterim?” Emir Sultan Hazretleri: “Anneciğim, Allah bunu emretti. Gidip isteyeceksin.” diyor. Annesi, evlât sevgisi, gidiyor. Padişahın huzuruna kabul ediliyor. “Allah’ın emriyle, Peygamberin kavliyle, kızını oğluma istiyorum.” diyor.

Padişah Yıldırım Bayezid da kadıncağızın kalbini kırmamak için diyor ki: “Tamam, olur. Ama oğlun 40 çuval altın getirirse kızımı veririm.” Kadıncağız da dönüyor oğluna diyor ki: “Bak, padişah böyle söylüyor.” Emir Sultan Hazretleri de: “Tamam anneciğim, bu emri veren Allahû Tealâ, bunun çaresini bulur.” diyor.

O gece 40 ya da 20 tane katırla Emir Sultan Hazretleri ve O’nun 40 müridi, iniyorlar Cilimboz Deresine. Cilimboz Deresi, çok derin bir dere yani zeminle dere arasında belki 50-60 m. belki de 100 m. derinlik var. “Oradaki kumları çuvallara doldurun.” diyor Allahû Tealâ. Allahû Tealâ’nın emri sonuçta ve bizimkiler çuvallara kumları dolduruyorlar.

Allahû Tealâ; “Saraya götürün, teslim edin.” diyor. Bizimkiler kumları yüklenmişler ve saraya götürmüşler. Çuvalları, padişahın huzuruna bırakmışlar ve çuvalların içi, bütün kumların altın olduğu bir muhteva göstermiş. Allahû Tealâ, kumları altına çeviriyor. Padişah söz vermiş durumda, kızını Emir Sultan Hazretlerine veriyor.

Allahû Tealâ, kâinattaki dostlarımızın en büyüğüdür. Bütün problemlerimizi halledebilecek olan yegâne merciidir. Allahû Tealâ, bizi yaratmış ve Kendisiyle hep ilişkide bulunmamızı ister. İşte sahâbeye söylediği şey, diyor ki: “Eğer siz günahlar işlemeyen ve de Bana hangi sebeple olursa olsun müracaat etmeyen bir kavim olsaydınız, sizi yok ederdim ve yerinize günahlar da işleyen ama Bana devamlı müracaat eden bir kavim vücuda getirirdim.”

Talep, sebebin ta kendisidir. Her talep, o kişi kendisinden beklenen dikkat ve ihtimamı gösterirse o kişi buna lâyıksa; her sebep, her talep mutlaka o kişiyi her konuda sonuca birer birer ulaştıracaktır. Allah ile olan ilişkileriniz, hep bir talep ve sonuç, sebep ve sonuç ilişkisine dayalıdır. Sadece talep sahibi olmak yetmez, arkasından ısrarla o hedefe ulaşmak için gayret sarf etmek mecburiyetindesiniz.

Öyleyse İslâm, bir talepler zinciridir. Siz talep edeceksiniz, Allah da mukabele edecek, talebinizi yerine getirecek; ne ölçüde talebinizin sahibiyseniz ne ölçüde talebinize lâyıksanız.

Allah’ın mutlaka yardım edeceğine, sonuca ulaştıracağına, her şeye kadir olduğuna îmân ederek dua etmelisiniz. Emir Sultan Hz.lerinin Allah’a tam îmânı gibi. Allah’tan taleple her şeyi, her kapıyı açacaksınız. Ne kadar güçlü bir îmânın sahibiyseniz, o kadar güçlü bir talebin sahibi olacaksınız. İkisi, at başı yürüyeceklerdir.

Yüce Rabbimizden her zaman Kendisinin sevgisini, rızasını talep edenlerden olabilmemiz dualarımızla... Allah hepinizden razı olsun.

DR. ABDULCABBAR BORAN

www.ibrahimlive.com

www.acboran.com

HABERE YORUM KAT
YASAL UYARI: Yazılan yorumlar hiçbir şekilde Hakkarihabertv.com’un görüş ve düşüncelerini yansıtmamaktadır. Yorumlar, yazan kişiyi bağlayıcı niteliktedir.