İnsanlar Allah’ın sevgisinin aynasıdır

İnsanlar Allah’ın sevgisinin aynasıdır

Kaynak:Perihan Önal

Dr. Abdulcabbar Boran, Allahû Tealâ bizleri sevmenin en büyüğünde yaratmış.

Bu sevgiye lâyık olmak için bizlerin de bir şeyler yapması gerekmez mi? Ne diyorsunuz? Hz. Ömer her akşam kendisini hesaba çeker ve şunu söylermiş: “Ben bugün Allah için ne yaptım?” Siz de kendinize soruyor musunuz “Ben bugün Allah için ne yaptım?” diye?

Allah için olmanın muhtevasında başkaları için yaşamak vardır. Öyleyse başka insanlarla olan ilişkilerinize dikkat edin. Acaba sizin onlara karşı davranışınızdan nasıl etkilendiler? Yüzlerinde bir mutluluk tebessümü mü oluştu yoksa kendilerine kötü davranılmasının verdiği bir yüz ifadesiyle mi karşılaştınız? Bunu biraz daha açalım: Size ne yapıldı? Siz başkasına ne yaptınız? Onun mukabilinde onlardan hangi cevapları aldınız? İnsanlarla olan ikili ilişkilerinizde cevabı vermek daha kolaydır. Çünkü insanların davranış biçimlerinden, yaptığınız işlemin bir hata olup olmadığını veya bir güzellik olup olmadığını hemen yakalarsınız.

Acaba onlar size nasıl bakıyorlar? Onların davranışlarından size karşı olan hislerini, daha güzel bir ifadeyle, sizin onlara ne verebildiğinizi hemen yakalarsınız. İnsanlar sizden çekiniyorlarsa, sizinle beraber oldukları zaman huzur değil huzursuzluk duyuyorlarsa yaptığınız şey yanlış davranış biçimleri dizisidir. Onların davranışlarından bunu hemen anlarsınız. İnsanlar ne kadar saklasa, davranışlarının arkasında bir şeyler fizik standartların ötesinde iç dünyanızca sezilir. Bunların hepsi sizin kendinizi ayarlamanız için Allah’ın bir işaretidir.

Allahû Tealâ başkalarına yaptığınız her şeyi Kendisine yapılmış kabul eder yani başka birini mutlu etmek istikametinde atacağınız her adım, Allah’ı memnun eder. Allah onları Kendisine yazılmış kabul eder. Diyor ki: “Hanginiz bir başkasına geri almamak üzere bir borç verir; işte bu karz-ı hasendir. Allah’a verilmiş bir borç demektir.”

2/BAKARA-245: Kim Allah’a güzel bir borç verirse, o taktirde, o (verdiği) kendisine kat kat çoğaltılarak ödenir. Ve Allah, (ilâhi kanun gereği kişinin rızkını) daraltır ve genişletir. Ve O’na döndürüleceksiniz.

Sevgili kardeşlerim, Allah hepinizi çok seviyor. Hiçbiriniz başka hiç kimseyle Allah’ın sevgisi açısından aynı noktada değilsiniz. Herkesin Allah tarafından farklı bir seviyede sevilmesi söz konusudur. Bu farklı seviyeyi siz davranışlarınızla, düşünce standartlarınızla her gün biraz daha yukarıya çıkarabilirsiniz. Yani Allah’ın her gün sizi biraz daha sevdiği bir güzelliği yaşayabilirsiniz.

Öyleyse Allah’ın sevgisini çoğaltmak istemez misiniz? Herkesin beraberce haşrolunacağı o mahşer günü Allah’ın İndi’nde daha sevgili olmak istemez misiniz? Allah tarafından daha çok sevilmek? Eğer yanıtınız “Evet, elbette isteriz.” ise o zaman fırsat önünüzde. Herkese hizmet etmeyi usûl haline getirin. Arkanızda öyle bir geçmiş bırakın ki o geçmiş tamamen başkalarına vakfedilmiş bir hayatı ifade etsin. Öyle yaptığınız zaman mutluluğu bütün boyutlarıyla yaşamaya başlayacaksınız sevgili kardeşlerim.

Eğer başkaları için yaşıyorsanız, başkalarına hizmet etmek için varsanız, hedefiniz başka insanları mutlu kılmaksa, mutlu kılmak için düşünmeye başladığınız andan itibaren siz mutlu bir insansınız. Çünkü mutluluğu size verecek olan, o mutluluğu ulaştıracağınız kişi değildir. Mutluluğu size verecek olan Allah’tır.

Sevgili kardeşlerim, mutluluk ulaşılması zor bir şey değildir. Sadece Allah’ın kanunlarını öğrenip tatbik edeceksiniz. Evvela kalben Allah’a ulaşmayı dileyeceksiniz. Ve işte Allah bizlere zikri farz kılmış. (Muzzemmil-8) Yetmez, çok zikir ve daimî zikri de emretmiş (Ahzâb-41/Nisâ-103). Ne demek istiyoruz? Sadece zikir adlı bir tek müessese nefs tezkiyesine sebebiyet verebilir. Allahû Tealâ bu istikamette Şems Suresi 9. âyet-i kerimesinde diyor ki: “And olsun ki onlar felâha ererler.” Kimler felâha ererler? “Nefslerini tezkiye edenler.”

Peygamber Efendimiz (S.A.V) bir hadisinde zikri şöyle tarif etmiş: “Allah’ı sevmenin alâmeti Allah’ı zikretmeyi sevmektir. Allah’ı sevmemenin alâmeti Allah zikrini sevmemektir.” (Kaynak: Beyhakî, Şuab, I, 367)

Öyleyse sevgili kardeşlerim, daimî zikre ulaşmış olan bir insanın yaşadığı mutluluğu yaşamak ister misiniz? Kendinizi başkalarına hizmete adayın! O insanlara bütün güzellikleri ulaştırmak için kesintisiz bir gayretin içinde olun. Onlara mutluluk verin ki siz mutlu olasınız.

Allah’ın hepinizi sonsuz mutluluklara ulaştırmasını dileyerek, sizleri Allahû Tealâ’nın huzurunda sevgiyle, muhabbetle selâmlıyorum. Allah hepinizden razı olsun.

ibrahimlive.com


HABERE YORUM KAT
YASAL UYARI: Yazılan yorumlar hiçbir şekilde Hakkarihabertv.com’un görüş ve düşüncelerini yansıtmamaktadır. Yorumlar, yazan kişiyi bağlayıcı niteliktedir.