İrcıî emri bir ölüm emri değildir

İrcıî emri bir ölüm emri değildir

Kaynak:Perihan Önal

İrcıî emri bir ölüm emri değildirDr. Abdulcabbar boran

Bugün dinimizdeki bir hurafeden bahsedeceğiz; dinimize asırlardan beri gelip yerleşmiş bir hurafe, “Ruh insana hayat verir. Ancak ölümle insan vücudundan ayrılır, ruh vücuttan ayrılırsa insan ölür” inancıdır. Kur'ân-ı Kerim’e baktığımız zaman bu inancın tamamen yanlış olduğunu görmekteyiz. Her şeyden evvel insana hayat veren ruh değil, Allah’tır. Allahû Tealâ Kur'ân-ı Kerim’de, “İnsana hayatı Biz veririz ve Biz alırız.” buyuruyor, “Ruh hayat alır, hayat verir” buyurmamaktadır.

15/HİCR-23: Ve muhakkak ki; Biz, sadece Biz hayat veririz. Ve Biz öldürürüz. Ve varis olanlar da Biziz.

Ruh yaratıldığı an; programlandığı an ahsendir. Allah'ın bütün emirlerini mutlaka yerine getirir. Bir insan ne zaman günah işlerse Allah’ın ruhu hiçbir günaha iştirak etmez, hemen vücuttan ayrılır. Kişi günah olan fiili işledikten sonra ruh vücuda geri dönüp o günahın mizandaki karşılığı kadar kişinin nefsine azap eder. Halk arasında bu azaba “vicdan azabı” denir.

Ruh bizde bir emanettir.

33/AHZÂB-72: Muhakkak ki Biz, emaneti göklere, arza ve dağlara arz ettik (sunduk, teklif ettik). Onu yüklenmekten çekindiler ve ondan korktular. Ve insan onu yüklendi. Muhakkak ki o (nefs), çok zalimdir, çok cahildir.

Ruh, Sahibi olan Rabbine iki şekilde dönecek şekilde yaratılmıştır. Birincisi ölümle gerçekleşen dönüştür. Bir ev düşünün, depremde yıkılmış, o ev depremde yıkılınca artık o evin sakinleri orada yaşayabilir mi? Orayı terk etmek mecburiyetindedir. Tıpkı bunun gibi fizik vücut da ruh ve nefs için bir ev hükmündedir. Fizik vücut ölünce nefs kıyamete kadar bekleyeceği berzah âlemine gider, ruh da vazifeli ölüm melekleri tarafından 7 gök katını aşarak Allah’ın Zat’ına geri döndürülür.

70/MEÂRİC-4: Melekler ve ruh, O’na, süresi elli bin yıl olan bir günde yükselir.

Ama ister putperest olsun ister Allah’a inansın inanmasın herkesin ruhu bu şekilde mutlaka Allah’a ulaşır. Her insanın ruhu hayattayken veya ölümle mutlaka Allah’a ulaşır.

3/ÂLİ İMRÂN-83: Onlar, hâlâ Allah'ın dîninden başkasını mı arıyorlar? Halbuki göklerde ve yerde kim varsa, hepsi tav'an ve kerhen (isteyerek ve istemeyerek) O'na teslim oldular ve onlar, O'na (Allah'a), geri döndürülecekler.

Yüce Rabbimizin bizden istediği, bize emanet olarak verdiği ruhunu hayattayken kendi gönül rızamızla talep ederek Allah’a ulaştırmaktır.

3/ÂLİ İMRÂN-102: Ey âmenû olanlar, Allah’a karşı “O’nun hak takvası” ile (bi hakkın takva, en üst derece takva ile) takva sahibi olun! Ve sakın siz, (Allah’a) teslim olmadan ölmeyin!

İşte Kur'ân-ı Kerim’de geçen ırcıî emrinin sırrı budur. Emir kipiyle geçen her şey Kur'ân’da farz hükmündedir ve Allahû Tealâ O’na geri dönmeyi emrediyor ve hayattayken Allah’a ulaşmak, “Ircıî ila rabbiki (Rabbine geri dön)” emri ile farz kılmıştır.

89/FECR-28: İrciî ilâ rabbiki râdıyeten mardıyyeten.

Rabbine dön (Allah’tan) razı olarak ve Allah’ın rızasını kazanmış olarak!

Bu dönüş insanların zannettiği gibi sadece ölümle değil, hayattayken ruhun Allah’a dönmesidir. Cennet ehli olmak ve bu dünya hayatını mutluluklarla geçirmenin yolu budur.

İşte Peygamber Efendimizin lisanıyla "ölmeden evvel ölmek", ruhumuzu hayattayken Allah’a ulaştırarak O'nun ermiş evliyasından olmaktır. Diyebilirsiniz ki çok zor bir şeyden bahsediyorsunuz. Hayır, tam aksine çok basit ve çok kolay. Allahû Tealâ kitabında garanti vermiştir:

42/ŞÛRÂ-13: “...Allah, dilediğini Kendisine seçer ve O’na yöneleni, Kendisine ulaştırır (ruhunu hayatta iken Kendisine ulaştırır).”

Kim Allah’a ulaşma dileğinin sahibi olursa Allah verdiği bu söz gereğince o kişiye ibadetleri sevdirir ve ona mürşid sevgisi verir. O kişinin hangi istikamette bir eksiği varsa Allah onu tamamlar ve 7-8 aylık bir süre içerisinde ruhunu Kendisine ulaştırarak onu ermiş evliyasından kılar."

Hepinizin bu güzellikleri yaşamanızı Yüce Rabbimizden dileyerek Nebîler Sultanı Peygamber Efendimiz (S.A.V)’in hadîs-i şerifiyle yazımızı sonlandırıyorum.

“Ölmeden evvel ölün, Allah’a dönün ki Allah size ondan yedi yüze kadar artan yardımlarda bulunsun.” (K: Acluni keşfü’l hafa c2. shf:291.) (2669)

HABERE YORUM KAT
YASAL UYARI: Yazılan yorumlar hiçbir şekilde Hakkarihabertv.com’un görüş ve düşüncelerini yansıtmamaktadır. Yorumlar, yazan kişiyi bağlayıcı niteliktedir.