İslâm mutluluğun ta kendisidir
Kaynak:Esra Özatak
Temel mânâsı ise; teslimdir. Kur’ân’daki İslâm, 7 safha 4 teslim içerir. Hangi boyutta İslâm’ı yaşayabilirseniz, o kadar mutlusunuz.
1. safha: Allah'a ulaşmayı dilemek. Dilediğiniz anda mutluluğun kapısından giriş yaptınız.
2. safha: Mürşide tâbiiyet. kim hacet namazını kılıp allah'tan mürşidini sorarsa allah ona mutlaka mürşidini gösterir. tâbiiyetle birlikte nefs tezkiyesi ve ruhunuzun allah’a doğru seyr-i sülûku başlar. işte mutluluğu o zaman yaşamaya başlarsınız.
3. safha: Ruhun Allah'a teslimi (1. teslim). ruhunuzu allah’a teslim ettiğiniz noktada nefsinizin kalbi %51 nurlanır ve dünya mutluluğunuz %51'i bulur.
4. safha: Fizik vücudun Allah’a teslimi (2. teslim). mutluluk oranı %81'e ulaşır.
5. safha: Nefsin teslimi (3. teslim). nefsinizin kalbi %100 temizlenir, mutluluğunuz %100’e ulaşır.
6. safha: Muhlis olmak. Allah’ın nurları nefsinizin kalbini donatır, müzeyyen kılar. Başkalarının mutluluğuna adanmış mutlu bir insansınız.
7. safha: İradenin teslimi (4. Teslim). Mutluluğun şahikasına ulaşırsınız.
O Yüce Allah’tır ki; bütün yarattıkları arasında en çok sevdiği mahlûk insandır, yani sizlersiniz aziz okuyucular. O Allah, sizi yaratandır. Kâinatta en çok sizi sevendir. Üzerinize titrer. Hepinizin sonsuz mutluluklara ulaşması O'nun yegâne hedefi ve sizden beklediğidir. Başka bir şey beklemez. İşte bunun için İslâm dinini indirmiştir.
Kâinattaki her şeyi insan için yaratan ve onun emrine veren Allahû Tealâ, en çok onu sevdiğini bize Câsiye Suresinin 13. âyetinde ispat etmektedir.
45/CÂSİYE-13: Ve, göklerde ve yerde olanların hepsini, Kendinden (bir lütuf olarak) size musahhar (emre amade) kıldı. Muhakkak ki bunda, tefekkür eden bir kavim için mutlaka âyetler (ibretler) vardır.
Dünya sizin için, cennetler sizin için, kâinat sizin için. Ama siz dünya için değilsiniz. Siz cennetler için de değilsiniz. Siz kâinat için de değilsiniz. Siz Allah için yaratıldınız.
2/BAKARA-156: Onlar ki, kendilerine bir musîbet isabet ettiği zaman: “Biz muhakkak ki Allah içiniz (O’na ulaşmak ve teslim olmak için yaratıldık) ve muhakkak O’na döneceğiz (ulaşacağız).” derler.
Mademki her şey insan için, insan da Allah için yaratılmıştır, öyleyse insan şu kâinatta eşref-i mahlukattır (en şerefli mahluktur). Allahû Tealâ sizi insan olarak yarattı diye huzur duymalısınız, mutluluk duymalısınız.
Allah ile olan ilişkilerinizde Allah’ın sizi ne kadar çok sevdiğini düşünün! Düşünün ki siz bir kuş olarak, bir balık olarak, bir ağaç olarak yaratılmadınız. Bir insan olarak yaratıldınız. Yani kâinattaki Allah’a en yakın varlık olarak yaratıldınız. Allah için olmak Allah’ın bir büyük ni’metidir.
Sevgili kardeşlerim her şey aslında o kadar güzel ki… Olayların sizi üzebilecek bütün tesirlerini yok eden bir mekanizmanın sahibi kılmak istiyor Allahû Tealâ sizi. İşte bu sebeple Kur'ân-ı Kerim'de reçetesini vermiştir: Sizi mutlu kılma reçetesi...
Öyleyse mutlu olmak istiyorsanız şu üç kaideyi unutmamalısınız sevgili kardeşlerim:
*Allah tektir.
*Allah’a ulaşmayı dileyeceksiniz.
*Allah'a teslim olup Allah’ı zikredeceksiniz ve tevhidi yaşayacaksınız.