Kalem, Dedikodudan Güçlüdür

Kalem, Dedikodudan Güçlüdür

Kaynak:Perihan Önal

Kalem, Dedikodudan Güçlüdür

​Hayatın olağan akışı içinde, karın altından güneşe uzanan bir "Kardelen" olmak her devirde zordur. Sadece kendi bireysel başarısı, kibri veya egosu için değil; insanlık için, kâinatın hayrı için ve en nihayetinde evrensel bir rızayı gözeterek yola çıkanların adımları, her zaman sıradanlığın ezberini bozar. Ancak ışık ne kadar güçlüyse, etrafındaki gölgeler de o kadar koyulaşır.

​Bir "Çap" Meselesi

​Bazen en büyük sınav, aşılamayacak gibi duran dağlardan değil; insanın en yakınından, bazen hemcinslerinden, etrafını saran o karanlık ve itici haset bulutundan gelir. Bu, tam anlamıyla bir "çap" meselesidir. Kendi sığ sularında çırpınanlar, derin okyanuslara açılmaya cesaret edenleri, kalpleriyle ve akıllarıyla bir türlü affedemezler. İnsanın kendi kapasitesizliğiyle yüzleşmesi ağır bir yüktür; bu yükü taşıyamayanlar, yükseleni aşağı çekmek için dedikodunun, iftiranın ve hasedin çamuruna sarılırlar.

​Sistematik Kötülüğün Sessiz Maskesi

​Hakkını, hukukunu ve onurunu arayan bir Kardelen düşünün... Hanımsa hanım, insansa insan. Ancak karşısında öyle bir karanlık var ki; konut dokunulmazlığını ihlal eden, bilişim sistemlerine sızıp mahremiyet çalan, huzur ve sükunu bozmak için kapıya adam dayandıran, taciz ve hakareti bir silah gibi kullanan organize bir kötülük ağı.

​İşin en trajikomik ve riyakâr tarafı ise bu sistematik saldırıların kılıfıdır. Bu kadar ağır, ardışık ve suç teşkil eden eylemler, dışarıya karşı arsızca bir "hassasiyet" veya "alınganlık" gibi pazarlanmaya çalışılır.

"Ay biz kendi halimizde mırıldandık, o rahatsız oldu..."

​Oysa perde arkasında, o fısıltıların ardında itiraf edilemeyen gerçek şudur: "İçimizdeki hasetten ölüyoruz. Senin duruşunu, aydınlığını ve azmini hazmedemediğimiz için işimize öyle geliyor ve seni itibarsızlaştırmak adına sistematik olarak suç işliyoruz."

​Kendi suçlarını basitleştirip, mağduru "sorunlu" göstermek, tarihin en eski ve en ucuz manipülasyon yöntemidir.

​Hak Kazanacak, Hak!

​Ancak unuttukları, akıl edemedikleri çok temel bir yasa vardır: Kalem, dedikodudan her zaman daha güçlüdür.

​Fısıltılar, komplolar ve kapı arkası hesapları rüzgârda savrulup giden toz zerrecikleri gibidir. Yazılanlar, onurlu duruşlar ve haklılığın o sessiz ama sağır edici çığlığı ise tarihin kaydına geçer. Hayat ve tarih, geçici gürültülerin değil, her koşulda dik duran onurlu durakların şahididir.

​Birileri hasetleriyle kendi karanlıklarında boğulurken, iyilik ve insanlık için yeşerenler güneşe ulaşmaya devam edecektir. Hakkın acelesi yoktur; çünkü hak, doğası gereği eğilmez, bükülmez ve eninde sonunda galip gelir.

​O kış ne kadar çetin geçerse geçsin, o Kardelen o karları delecektir. Çünkü çapı yetmeyenlerin gürültüsü, adaletin ve onurun sessiz zaferini asla bastıramaz. Hak kazanacak, daima hak!

HABERE YORUM KAT
YASAL UYARI: Yazılan yorumlar hiçbir şekilde Hakkarihabertv.com’un görüş ve düşüncelerini yansıtmamaktadır. Yorumlar, yazan kişiyi bağlayıcı niteliktedir.