Tasavvuf, Kur’ân’daki islâm’ın tatbikatıdır
Kaynak:Esra Özatak
Allahû Tealâ’nın tasavvuftan muradı, dünya saadetinin de cennet saadetinin de bütününe ulaşmış olan mutlu insanlar vücuda getirmektir. Mutasavvıf mutlu insandır. Mutasavvıf, Allah ile tezekkür eden, hayrın sahibi, hikmetin sahibi, kalp gözü açık, kalp kulağı açık, daimî zikrin sahibi, nefsinde hiç afet kalmayan bir insandır. Mutasavvıf Allah’a ermiş, Allah’a teslim olandır.
Öyleyse sevgili kardeşlerim, insan olmak isterseniz tasavvuf, Allah’a yakın olmak isterseniz tasavvuf, mutlu olmak isterseniz tasavvuf, başka insanları mutlu etmek isterseniz yine tasavvuf. Çünkü tasavvuf, Kur’an’daki İslâm’ın yaşanmasıdır, tatbikatıdır. Ve sevgiyi temel alan, bütün insanlığa dostluğu, kardeşliği, sulh ve sükûnu ulaştırmaya çalışan, Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa (S.A.V) ve onun sahâbesi tarafından da yaşanan dinin hayata geçirilmesidir. 14 asır evvel Peygamber Efendimiz (S.A.V) ve sahâbe Kur’ân’daki İslâm’ı yani tasavvufu yaşadılar. Allahû Tealâ sahâbeyi sıfır noktasından alıp Peygamber Efendimiz (S.A.V)’in rehberliğinde en zirve noktaya yani insan-ı kâmil olma noktasına ulaştırdı.
İşte tasavvuf dediğimiz hayatta, İslâm’ın tatbikatında ruhun da fizik vücudun da nefsin de ve iradenin de Allah’a teslimi esastır. İslâm’ın 5 şartı, İslâm’ı yaşamanız için yani tasavvufu yaşamanız için mutlaka kullanmak mecburiyetinde olduğunuz vasıtalardır. Ruhun, fizik vücudun, nefsin ve iradenin teslimi olmak üzere 4 tane menzile gideceksiniz. Bunun için vasıtaları kullanacaksınız. Bu vasıtalar namaz kılmayı, oruç tutmayı, zekât vermeyi, hacca gitmeyi, kelime-i şehâdet getirmeyi ve bunların hepsinden daha önemli olan zikir yapmayı ihata eder. Zikir de dâhil olmak üzere hepsi vasıtadır, hedef değildir.
Kur’ân’daki İslâm’ın yani tasavvufun esasını 7 tane safha- 4 teslim teşkil eder:
1.Allah’a ulaşmayı dilemek.
2.İrşad makamına ulaşıp tâbî olmak.
3.Ruhu Allah’a ulaştırıp teslim etmek.
4. Fizik vücudu muhsin kılıp Allah’a teslim etmek.
5. Nefsi ahsen kılıp Allah’a teslim etmek.
6. İrşada ulaşmak.
7. İradeyi de Allah’a teslim etmek.
Bu safhaların hepsi tasavvufî yaşantının yani İslâmî hayatın birer aşamasıdır. Hepsi art arda gelen hedeflerdir ve Allahû Tealâ hepsini üzerimize farz kılmıştır.
İşte bugün insanlar dünyanın peşinden koşuyorlar. Oysaki Allahû Tealâ’nın gösterdiği hedefi yerine getirseler, Allahû Tealâ Enbiyâ Suresinin 105. ayet-i kerimesinde: “Andolsun ki zikirden (Tevrat’tan) sonra Zebur’da, arza salih kullarımızın varis olacağını yazdık.” buyuruyor.
O zaman sevgili kardeşlerim, bir salih kul olmak var, bir de bu dünyanın peşinden koşup hayatı kendimize zehir etmek var. Siz hangisini istersiniz?
Hadîs-i şerifte ne buyruluyor? “Akıllı insan, nefsini hesaba çeken ve ölüm sonrası hayat için çalışan kişidir.”
Öyleyse nefsinizi hesaba çekin sevgili kardeşlerim: Allah için olmak istiyor musunuz? Kalben Allah’a ulaşmayı diliyor musunuz?
Tasavvufu yaşamak bir tek dilektir.. O halde Allah’a ulaşmayı dileyin. Dilediğiniz anda Allah işitir, bilir ve görür. Derhal size Rahîm esmasıyla tecelli eder. Bu tecelli sizi Allah’ın sizin için tayin ettiği mürşidinize ulaştıracaktır. Mürşidinize tâbî olduğunuz anda ruhunuzun Allah’a yolculuğu, nefsinizin tezkiyesi, fizik vücudunuzun ve iradenizin Allah’a teslimi başlar sevgili kardeşlerim. 7 safha-4 teslim boyunca tasavvufun bütün güzelliklerini yaşarsınız.
Unutmayın ki Allahû Tealâ Kur’ân-ı Kerim’de hep kalbimize işaret ediyor. Diliyle âlim ama kalbiyle cahil olan insanlardan olmamızı istemiyor. İşte eğitim hayatımızda hep zihnimize hitap ediliyor, eğer zihnimizdekini kalbimize gönderemezsek, Allah’ın bizden istediği hedefe ulaşmamız mümkün değildir. Allah'tan aldığımız sevgiyi kalbimize boşaltarak Allah'ın sevgi gözüyle etrafa bakarak Allahû Tealâ bizden seven bir kalbin sahibi olmamızı istiyor ve mutlu olmamızı istiyor Allahû Tealâ. Bunun mutlak formülünü de Kur’ân-ı Kerim’ine koymuş. İnsan-ı kâmil olmamızı istiyor hepimizden.
İnsan-ı kâmil olmanın yolu kalben Allah’a ulaşmayı dilemektir. Eğer Allah’ı severseniz O’na ulaşmayı dilersiniz. Öyleyse dileyin ve mutluluğu dört başı mamur yaşayanlardan olun. Allah hepinizden razı olsun.