• BIST 109.156
  • Altın 153,130
  • Dolar 3,8173
  • Euro 4,5053
  • İstanbul 14 °C
  • Ankara 1 °C

İnsülini dengeleyen 10 öneri

İnsülini dengeleyen 10 öneri
Kan şekerini düşürmek için insülin kullanan şeker hastalarında rastlanan problemlerden biri de çeşitli sebeplerle insülin dozunun aşırı kullanımıdır
Kan şekerini düşürmek için insülin kullanan şeker hastalarında rastlanan problemlerden biri de çeşitli sebeplerle insülin dozunun aşırı kullanımıdır.
 
Bu durumda kan şekeri de istenenden fazla düşeceğinden birtakım belirtiler görülür ve aşırı doz insülin ölüme bile sebebiyet verebilir.
 
Soğuk terleme, ellerin titremesi, kendini kötü hissetme, tedirginlik, gibi belirtileri olan şeker düşüşü, kişiyi bilinç bulanıklığı, bilinç kaybı ve komaya sokabilir.
 
Bunu önlemek için dikkat edilmesi gereken kuralları bilmek ve uygulamak yeterlidir. Vücudumuz için ‘olmazsa olmaz' bir hormon olan insülinin fazlası da azı da ciddi sağlık sorunlarına yol açıyor.
 
Peki insülini nasıl ‘yöneteceğiz'? İşte insülin problemlerine karşı 10 ‘yaşamsal' öneri ve daha fazlası...
 
AKTİF BİR HAYAT SÜRMELİ:
İnsülin seviyelerini düşürmede hareketsiz yaşam tarzını terk etmek de mühim bir belirleyici.
 
Sık dile getirdiğimiz “ayakta kal, hayatta kal” mottosunun da nedeni biraz da bu zaten. Yeni bir çalışmada haftada 150 dakikadan daha fazla ılımlı aktivite gösterenlerin bile (ev işleri yapan, merdiven inip çıkan, bahçe bakımı ile uğraşan) insülin fazlalığından korunabileceklerini kanıtladı.
 
Bir başka çalışmada günde sadece 20 dakikalık yürüyüşlerin üst üste her gün on iki hafta süreyle tekrarlanması halinde mükemmel bir antiinsülin ilaç etkisi yaptığını gösterdi.
 
Kısacası sadece egzersiz yetmiyor, “hareket şart!” Aktif bir hayat çok önemli bir ayrıntı.
 
BESLENMEDE YENİ YAKLAŞIM:
 Son yıllarda beslenme kavramında çok ama çok önemli değişiklikler yaşandı.Özellikle kilo sorunu ile mücadele edilirken nerede, ne gibi hatalar yaptığımız daha net ve açık olarak anlaşıldı. Bunların beşi çok önemli ve biz o beşliyi “3P+2G” formülü ile özetliyoruz. “P”ler probiyotik, protein ve posa kavramlarını, “G” ise gluten ve glisemik yük kavramlarını anlatıyor. Sağlıklı beslenip kilo dengesini korumanın yolu ise “P”leri arttırıp “G”leri azaltmaktan geçiyor. Özeti şu:Daha çok kaliteli PROTEİN tüketin: Daha çok PROBİYOTİK GÜÇ kazanmayı hedefleyin.Daha çok POSA gücü yüksek besin tercih edin.Ve...Daha düşük GLİSEMİK YÜK'ü olan bir beslenme planınız olsun. Daha az GLUTEN içeren besinleri tercih edin.

Son yıllarda beslenme kavramında çok ama çok önemli değişiklikler yaşandı.Özellikle kilo sorunu ile mücadele edilirken nerede, ne gibi hatalar yaptığımız daha net ve açık olarak anlaşıldı.

Bunların beşi çok önemli ve biz o beşliyi “3P+2G” formülü ile özetliyoruz. “P”ler probiyotik, protein ve posa kavramlarını, “G” ise gluten ve glisemik yük kavramlarını anlatıyor. Sağlıklı beslenip kilo dengesini korumanın yolu ise “P”leri arttırıp “G”leri azaltmaktan geçiyor.

Özeti şu:Daha çok kaliteli PROTEİN tüketin: Daha çok PROBİYOTİK GÜÇ kazanmayı hedefleyin.Daha çok POSA gücü yüksek besin tercih edin.Ve...Daha düşük GLİSEMİK YÜK'ü olan bir beslenme planınız olsun. Daha az GLUTEN içeren besinleri tercih edin.

PORSİYONLAR KÜÇÜLTÜLMELİ:
İnsülin direnci ile mücadelede porsiyon büyüklüğü de önemli belirleyicilerden biri. Daha küçük porsiyonlar pankreastan daha az insülin salgılanmasına ve kanda insülin patlamalarının yaşanmamasına yardımcıdır. Porsiyonlar büyüdükçe kan şekeri yükseliyor, bu da insülin salgını hızını arttırıyor.

İnsülin direnci ile mücadelede porsiyon büyüklüğü de önemli belirleyicilerden biri.

Daha küçük porsiyonlar pankreastan daha az insülin salgılanmasına ve kanda insülin patlamalarının yaşanmamasına yardımcıdır.

Porsiyonlar büyüdükçe kan şekeri yükseliyor, bu da insülin salgını hızını arttırıyor.

BEL KALINLIĞI AZALTILMALI:
İnsülin fazlalaştıkça insülin direnci ağırlaşıyor. İnsüline direnç şiddetlendikçe göbekler büyüyüp bel çevreleri genişliyor. Bel çevresinin genişlemesi ise zamanla doğrudan bir insülin direnci nedeni haline geliyor. Özetle ikisi arasında bir geri beslenme, bir tür kısır döngü hali var. işte bu nedenle bel çevresini inceltmek erkeklerde 100, kadınlarda 90 cm'nin altına indirmek kandaki insülin seviyelerini azaltma ve insülin direnciyle mücadeleyi kazanmada çok önemli bir faktör olarak öne çıkıyor.

İnsülin fazlalaştıkça insülin direnci ağırlaşıyor. İnsüline direnç şiddetlendikçe göbekler büyüyüp bel çevreleri genişliyor.

Bel çevresinin genişlemesi ise zamanla doğrudan bir insülin direnci nedeni haline geliyor. Özetle ikisi arasında bir geri beslenme, bir tür kısır döngü hali var.

işte bu nedenle bel çevresini inceltmek erkeklerde 100, kadınlarda 90 cm'nin altına indirmek kandaki insülin seviyelerini azaltma ve insülin direnciyle mücadeleyi kazanmada çok önemli bir faktör olarak öne çıkıyor.

ŞEKERE EL BİLE SÜRÜLMEMELİ:
 Beyazı, kahverengisi fark etmiyor, çaya, kahveye eklenen, tatlı yapımında kullanılan her türlü şeker pankreasınızı daha fazla insülin üretmeye teşvik ediyor. Bir başka deyişle “daha çok şeker, daha çok insülin” anlamına geliyor. Özellikle tokluk hissi oluşturmayan “früktoz” yani meyve şekeri en büyük tehlikelerden biri. Früktoz şurubu kullanılarak yapılan tatlılara ise el bile sürülmemeli. Yoğun şeker tüketiminin sade yemeklerden sonra değil, açlıkta da insülin seviyelerini arttırdığı gösterildi.

Beyazı, kahverengisi fark etmiyor, çaya, kahveye eklenen, tatlı yapımında kullanılan her türlü şeker pankreasınızı daha fazla insülin üretmeye teşvik ediyor.

Bir başka deyişle “daha çok şeker, daha çok insülin” anlamına geliyor. Özellikle tokluk hissi oluşturmayan “früktoz” yani meyve şekeri en büyük tehlikelerden biri.

Früktoz şurubu kullanılarak yapılan tatlılara ise el bile sürülmemeli. Yoğun şeker tüketiminin sade yemeklerden sonra değil, açlıkta da insülin seviyelerini arttırdığı gösterildi.

EGZERSİZ UNUTULMAMALI:
 Yüksek insülin seviyelerini azaltmak için sadece beslenmenize dikkat etmeniz de yetmez. Egzersiz yaparak kandaki insülini kaslarınıza emdirmek son derece mühim bir ayrıntı. Yani daha az insülin üreten bir beslenme planı ile daha çok insülin tüketen bir aktivite planını aynı anda uygulamanız lazım. Özellikle insülin direnci olanlarda aerobik egzersiz aktivitelerinin kasları adeta birer insülin avcısı gibi çalıştırdıkları iyi biliniyor. Hele bir de bu egzersizler yüksek yoğunluklu interval çalışmaları ile desteklenirse o egzersiz çalışması adeta birer anti insülin ilaç haline gelebiliyor.

Yüksek insülin seviyelerini azaltmak için sadece beslenmenize dikkat etmeniz de yetmez. Egzersiz yaparak kandaki insülini kaslarınıza emdirmek son derece mühim bir ayrıntı.

Yani daha az insülin üreten bir beslenme planı ile daha çok insülin tüketen bir aktivite planını aynı anda uygulamanız lazım.

Özellikle insülin direnci olanlarda aerobik egzersiz aktivitelerinin kasları adeta birer insülin avcısı gibi çalıştırdıkları iyi biliniyor.

Hele bir de bu egzersizler yüksek yoğunluklu interval çalışmaları ile desteklenirse o egzersiz çalışması adeta birer anti insülin ilaç haline gelebiliyor.

TARÇINDAN İSTİFADE EDİLMELİ:
Tarçın sadece güçlü bir lezzet ve mükemmel bir antioksidan değil. Aynı zamanda etkili bir antiinsülin doğal ilaç. Çok sayıda araştırma sağlıklı kişilerde de insülin direnci olanlarda da düzenli tarçın kullanımının insülin seviyelerini azaltabileceğini net ve açık olarak gösterdi. Günde iki gram civarında toz tarçın bile yetiyor. Bu da mönünüze yalnızca bir çay kaşığı taze toz tarçın eklemenizin kâfi olabileceğini gösteriyor.

Tarçın sadece güçlü bir lezzet ve mükemmel bir antioksidan değil.

Aynı zamanda etkili bir antiinsülin doğal ilaç. Çok sayıda araştırma sağlıklı kişilerde de insülin direnci olanlarda da düzenli tarçın kullanımının insülin seviyelerini azaltabileceğini net ve açık olarak gösterdi.

Günde iki gram civarında toz tarçın bile yetiyor. Bu da mönünüze yalnızca bir çay kaşığı taze toz tarçın eklemenizin kâfi olabileceğini gösteriyor.

KARBONHİDRATLI YİYECEKLER SINIRLANMALI:
Prensip olarak her türlü karbonhidrat ama özellikle de un-nişasta içeriği yüksek, şeker (glikoz, früktoz) yapısı güçlü karbonhidratlardan uzak durmak ilk adımınız olmalı. Bilhassa genetik eğilimi olanlar tatlı ve unlu yiyeceklerden, pastane fırın ürünlerinden, şekeri yoğun karbonhidratlı atıştırmalıklardan uzaklaşıp sebze ağırlıklı, proteini yoğun bir beslenme planına öncelik vermeli.

Prensip olarak her türlü karbonhidrat ama özellikle de un-nişasta içeriği yüksek, şeker (glikoz, früktoz) yapısı güçlü karbonhidratlardan uzak durmak ilk adımınız olmalı.

Bilhassa genetik eğilimi olanlar tatlı ve unlu yiyeceklerden, pastane fırın ürünlerinden, şekeri yoğun karbonhidratlı atıştırmalıklardan uzaklaşıp sebze ağırlıklı, proteini yoğun bir beslenme planına öncelik vermeli.

OMEGA GÜCÜ YÜKSELTİLMELİ:
Omega-3 yağlarının da insülin direnci ile mücadelede ciddi ölçüde işe yaradıkları anlaşılıyor. Yağlı balıkları ve omega-3'ten zengin diğer besinler insülin direnci ile mücadeleyi kolaylaştırıyor. Omega-3'ün işe yaradığını gösteren çalışmaların çoğu insülin direnci ile boğuşan polikistik overli hanımlarda yapılmış çalışmalar. Bu çalışmaların da neredeyse tamamı daha fazla omega-3 kazanımının daha güçlü bir antiinsülin savaş anlamına geldiğini göstermiş.

Omega-3 yağlarının da insülin direnci ile mücadelede ciddi ölçüde işe yaradıkları anlaşılıyor. Yağlı balıkları ve omega-3'ten zengin diğer besinler insülin direnci ile mücadeleyi kolaylaştırıyor.

Omega-3'ün işe yaradığını gösteren çalışmaların çoğu insülin direnci ile boğuşan polikistik overli hanımlarda yapılmış çalışmalar.

Bu çalışmaların da neredeyse tamamı daha fazla omega-3 kazanımının daha güçlü bir antiinsülin savaş anlamına geldiğini göstermiş.

YEŞİL ÇAYDAN İSTİFADE EDİLMELİ:
Sadece yeşil değil, bizim geleneksel siyah çaydan da istifade edebilirsiniz ama yeşil çayın siyah çaydan daha fazla miktarda epigallo kateşin (EGC) içerdiği kesin. Çaydaki insülin savaşçısı madde de esas olarak bu kateşinler. Bu nedenle anti insülin programınızın içine günde 1-2 bardak yeşil çay eklemeniz ama bu arada bizim geleneksel çaydan da vazgeçmemeniz iyi olur.

Sadece yeşil değil, bizim geleneksel siyah çaydan da istifade edebilirsiniz ama yeşil çayın siyah çaydan daha fazla miktarda epigallo kateşin (EGC) içerdiği kesin.

Çaydaki insülin savaşçısı madde de esas olarak bu kateşinler. Bu nedenle anti insülin programınızın içine günde 1-2 bardak yeşil çay eklemeniz ama bu arada bizim geleneksel çaydan da vazgeçmemeniz iyi olur.

POSA KAZANIMI ÇOĞALTILMALI:
 Özellikle suda eriyen posaların etkili bir insülin blokajı yaptığı kesinleşti. Bu bilgi çok önemli. Önemli zira daha sık ve bol sebze yemeniz, daha sık ve bol bakliyat tüketmeniz anlamına geliyor. Bu ikili besin grubu da son derece etkili birer insülin savaşçısı gibi görünüyor.

Özellikle suda eriyen posaların etkili bir insülin blokajı yaptığı kesinleşti.

Bu bilgi çok önemli. Önemli zira daha sık ve bol sebze yemeniz, daha sık ve bol bakliyat tüketmeniz anlamına geliyor.

Bu ikili besin grubu da son derece etkili birer insülin savaşçısı gibi görünüyor.

  • Yorumlar 0
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
  • Kış depresyonu abur cubur tüketimini arttırıyor04 Aralık 2017 Pazartesi 14:59
  • Hırsızlar yüksek gelirim direklerini hedef aldı04 Aralık 2017 Pazartesi 10:24
  • Kuş gribi şüphesi: Binlerce kanatlı hayvan itilaf edildi!29 Kasım 2017 Çarşamba 14:45
  • AIDS tehlikesi artıyor29 Kasım 2017 Çarşamba 14:37
  • İlaç kullanımı karaciğer kanserine yol açıyor28 Kasım 2017 Salı 15:58
  • Bağışıklık sistemini güçlendirmenin yolları28 Kasım 2017 Salı 15:55
  • Aids nasıl bulaşır?28 Kasım 2017 Salı 15:53
  • Adaçayının faydaları28 Kasım 2017 Salı 15:49
  • Stres, boyun düzleşmesi ve fıtığı tetikliyor27 Kasım 2017 Pazartesi 12:32
  • Hakkari 112 Acil Servis ekipleri kışa hazır27 Kasım 2017 Pazartesi 11:35
  • Tüm Hakları Saklıdır © Hakkari Haber TV | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Haber Scripti: CM Bilişim