Çocuklarda İlk Ortodonti Muayenesi İçin Doğru Zaman Nasıl Belirlenir
Kaynak:Perihan Önal
Ailelerin çoğu bütün süt dişleri dökülene kadar bekler. Oysa ortodontinin bazı yaklaşımları çenelerin büyüme dönemiyle doğrudan ilişkilidir ve o dönem tekrar etmez. Bu nedenle asıl soru kaç yaşında değil, çocuğun hangi gelişim aşamasında olduğudur.
Zamanlamayı yaş değil dişlenme dönemi belirler
Ağızdaki gelişim üç dönem üzerinden okunur. Süt dişlenme döneminde ağızda yalnızca süt dişleri bulunur. Karma dişlenme döneminde süt dişleri ile daimi dişler bir arada bulunur; dişlerin sıralanması ve çenelerin birbirine göre konumu bu dönemde birlikte görülebilir. Daimi dişlenme döneminde ise süt dişleri yerlerini tamamen bırakmıştır. Aynı yaştaki iki çocuk bu dönemlerin farklı noktalarında olabilir, bu yüzden takvim yaşı tek başına bir zamanlama ölçütü değildir.
Ortodontinin ilgilendiği tablolar da tek tip değildir. Bir grup sorun dişlerin kendi sıralanmasıyla ilgilidir: çapraşıklık, dişler arasındaki boşluklar, tek bir dişin yanlış konumu. Diğer grup ise çenelerin birbirine göre konumu ve kapanış bozukluğu ile ilgilidir. İkinci grup büyümeyle doğrudan bağlantılı olduğu için değerlendirmenin zamanı burada daha belirleyici hale gelir. Uzm. Dt. Çağrı Şibal'ın Hacettepe Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Ortodonti Anabilim Dalı'nda tamamladığı uzmanlık tezi de üst çenede gelişim geriliği görülen olgularda kullanılan iki farklı protraksiyon sisteminin karşılaştırılması üzerinedir. Bu tür yaklaşımların gündeme gelip gelemeyeceğini belirleyen ölçüt, çocuğun bulunduğu gelişim aşamasıdır.
Ebeveynin evde fark ettiği işaretler randevu için yeterli gerekçedir
Ortodontik bir sorunu evde teşhis etmek mümkün değildir, ancak değerlendirme gerektiren bir tabloyu fark etmek mümkündür. Ailelerin dikkatini çeken gözlemler genellikle şunlardır:
- Süt dişlerinin beklenenden çok erken veya çok geç kaybedilmesi
- Daimi dişin, süt dişi hâlâ yerindeyken arkasından ya da önünden sürmesi
- Üst ve alt dişlerin kapanışında dışarıdan bakıldığında fark edilen uyumsuzluk
- Dişlerin çene üzerine sığmadığı izlenimi veren belirgin çapraşıklık
- Üst çenenin dar görünmesi
- Sürekli ağızdan nefes alma ve gece ağzı açık uyuma
- Çiğnemenin sürekli ağzın tek tarafında yapılması
- Parmak emme gibi alışkanlıkların süt dişlenme döneminden sonra da sürmesi
Bu gözlemlerin hiçbiri tek başına tanı değildir. Hangi bulgunun gerçekten bir müdahale gerektirdiği, klinik muayene ve gerekli görülen radyografik değerlendirme sonrasında ortaya çıkar. Tersi de geçerlidir: dışarıdan hiçbir şeyin fark edilmemesi değerlendirmeye gerek olmadığı anlamına gelmez, çünkü çenelerin ilişkisiyle ilgili bazı tablolar dişler düzgün sıralanmış görünürken de devam eder.
Erken değerlendirme neyi değiştirir
Erken değerlendirmenin amacı tedaviye hemen başlamak değildir. Bir hekimin çocuk ortodonti değerlendirmesinde sorduğu ilk soru şudur: mevcut tablo belirli aralıklarla izlenmeli mi, yoksa gelişimin yönlendirilmesi mi gerekiyor. Muayene, bu sorunun cevabı hâlâ açıkken sorulmasını mümkün kılar.
Sorunun ne zaman sorulduğu, kararın hangi seçenek kümesi içinden verileceğini de belirler.
Değerlendirmenin zamanı | Kararda ele alınabilen başlıklar | Belirleyici ölçüt |
Gelişim sürerken | Dişlerin sıralanması ile çenelerin gelişiminin yönlendirilmesi birlikte ele alınabilir | Çocuğun bulunduğu dişlenme dönemi ve büyüme durumu |
Gelişim tamamlandıktan sonra | Karar dişlerin sıralanması ve mevcut kapanış üzerinden kurulur; büyümeyi yönlendirmeye dayanan yaklaşımlar aynı biçimde gündeme gelmez | Vakanın zorluğu ve hastanın beklentisi |
Tablodaki fark bir üstünlük sıralaması değildir. Erken değerlendirme her çocukta farklı bir sonuç üretmez; kararın hangi bilgiyle ve hangi seçenekler arasından verildiğini değiştirir.
Erken muayene, erken tedavi anlamına gelmez
Randevunun ertelenmesinin sık nedenlerinden biri, muayeneden hemen sonra bir tedavinin başlayacağı beklentisidir. Değerlendirme ile tedavi kararı aynı şey değildir. Ortodontik bir değerlendirmenin ardından genellikle üç yol bulunur:
- İzlem: Tablo o aşamada bir müdahale gerektirmiyorsa gelişimin belirli aralıklarla izlenmesi kararlaştırılır ve başka bir işlem yapılmaz.
- Gelişim dönemine bağlı planlama: Çenelerin ilişkisiyle ilgili bir bulgu varsa bu dönemde yürütülecek bir yaklaşım gündeme gelebilir. Hangi yöntemin uygun olduğu ayrı bir klinik değerlendirme konusudur.
- Sonraya planlama: Daimi dişlenme tamamlandıktan sonra ele alınması daha uygun görülen tablolarda tedavi o döneme planlanır.
Üçünün ortak noktası, kararın muayene ve analiz sonrasında verilmiş olmasıdır. Muayeneye gitmek bir tedaviye başlama taahhüdü içermez.
Beklemenin bedeli her vakada aynı değildir
Ertelemenin sonucunu tek bir genel cümleyle anlatmak doğru olmaz, çünkü bedeli tablonun türüne göre değişir. Dişlerin sıralanmasıyla ilgili sorunların önemli bir bölümü daimi dişlenme tamamlandıktan sonra da ele alınabilir; yetişkin hastalarda ortodonti tedavisinin uygulanıyor olması bunun göstergesidir. Çenelerin birbirine göre ilişkisiyle ilgili tablolarda ise durum farklıdır, çünkü büyüme dönemi geri gelmez. Bu ayrım, beklemenin bir vakada fark yaratmazken diğerinde masadaki seçenekleri değiştirebilmesinin nedenidir.
Zamanlama sorusunun kişiye özel cevabı
Bir çocuğun bu ayrımın hangi tarafında olduğunu evde belirlemek mümkün değildir. Zamanlama sorusunun kişiye özel cevabı, ancak ağzın o anki gelişim tablosu görüldükten sonra verilebilir.
İzmir Bayraklı'daki muayenehanesinde çocuk, ergen ve yetişkin hastaları değerlendiren Uzm. Dt. Çağrı Şibal, ağız içi 3D tarama ve dijital planlamayı içeren bir iş akışıyla çalışır. Çocuğunun gelişimiyle ilgili bir gözlemi olan aileler randevu için 05325054008 numarasına ulaşabilir.