“Kadim Bir Şehrin İhmal Edilmişlik Travması”

“Kadim Bir Şehrin İhmal Edilmişlik Travması”

Kaynak:Hakkarihabertv.com

Bir şehir ancak içinde yaşayan insanlar kendilerini değerli, güvende, eşit ve umutlu hissettiğinde gerçekten kalkınmış sayılır.

Bir şehirde temel altyapıların yollar, ulaşım çökmesi ve ekonomik krizin işsizlik birleşmesi, toplum üzerinde sadece ekonomik değil, derin kronik psikolojik hasarlar bırakır. Bu durum, bireylerin zihinsel sağlığından toplumsal dokunun güvenliğine kadar her şeyi etkiler. Yolların bozuk olması basit bir mühendislik hatası değil, günlük hayatta sürekli tekrarlanan bir stres kaynağıdır. Her gün bozuk dökülen yollardan kaçmaya çalışmak veya bozuk bir yolda ilerlemek, beyni sürekli "tehlike" modunda tutar. Bu durum kronik stres ve yorgunluğa yol açar. Birey, devletin veya yerel yönetimin kendisine temel bir hizmeti bile sunmadığını gördüğünde, "Ben bu şehir için değerli değilim" duygusuna kapılır. Bu öz saygıyı değersizlik hissini zedeleyen bir toplumsal mesaj ve sorun haline gelir.

Yolların bozuk ve işsizliğin yüksek olduğu,insanlar sadece bugünü kurtarmaya çalışıyor ve yarına dair bir ışık görmüyorsa şehirde halk, Kolektif Depresyon yaşar. İnsanlar sabah uyandıklarında karşılaştıkları fiziksel engeller (bozuk yollar) ve zihinsel engeller (işsizlik) nedeniyle şehre duydukları sevgiyi kaybederler.

Bu da o şehrin entelektüel ve duygusal olarak "içten içe çürümesine" neden olur. Şehir planlamacıları ve yerel yöneticiler, sadece mühendislik çözümlerine değil, sundukları hizmetlerin psikolojik yansımalarına da odaklanmalıdır. Bozuk bir yolu onarmak sadece ulaşımı kolaylaştırmaz; o yoldan geçen insanın şehre duyduğu aidiyet duygusunu da onarır. Kentsel kalkınma ruhsal bir rehabilitasyon sürecidir ve bu süreçi memleketimizin o güzel insanları, her ferdi için çözüm odaklı olumlu değerlendirmek gerek.

Nazım Hikmetin dediği gibi
Memleketim, memleketim,
ne kasketim kaldı senin pazarından
ne yollarını ölçmüş ayakkabım.

Bir şehri sevmek Nazım’ın dediği gibi memleketi sevmekle başlar. Memleketi sevmek ise; her çukurda sarsılan bir aracı değil, o sarsıntıyla hayalleri yıkılan insanı dert edinmektir.

Bozuk engebeli Yollarda yürüyen işçinin, gencin, çocuğun ve halkın gözündeki umudu korumak dileğiyle.
Uzm. Psk. İbrahim Ertuş

HABERE YORUM KAT
YASAL UYARI: Yazılan yorumlar hiçbir şekilde Hakkarihabertv.com’un görüş ve düşüncelerini yansıtmamaktadır. Yorumlar, yazan kişiyi bağlayıcı niteliktedir.