Hakan Taş
Milli Eğitim nereye koşuyor!
Türkiye’mizde Milli Eğitim Bakanlığı ve eğitim sistemi, bütçe yetersizlikleri, nitelik sorunları ve ideolojik yaklaşımlar nedeniyle çeşitli eleştiriler almaktadır. Okullardaki güvenlik sorunu, temizlik, kırtasiye ve alt yapı gibi temel ihtiyaçlarının yeterince karşılanmadığı belirtilmektedir.
Akran zorbalığı, şiddet, bağımlılık öğrencilerden önce okul binasına hatta derse bile girebiliyor. Bu kadar büyük sorunların yaşandığı makamda Sayın Bakan oturmaya devam ediyor.
Zil çaldı, Türkiye nüfusunun dörtte biri eğitim ve öğretime başladı. Bu çağda yetersiz okul ve öğretmen eksikliğiyle ders başı yapıldı. Kimi merkezlerde dört okul bir binada eğitim görüyor. Velilere kabarık ihtiyaç listesi tedarik edilmesi için zarf gönderiliyor. Vekillerin meclis lokantasındaki ucuz ve konforlu imkânlarına karşılık geleceğimiz olan çocukların kantinlerde fahiş fiyatlarla karşı karşıya kalması içimizi acıtıyor.
Bakanlık, erkek öğretmenlerin saç, sakal ve bıyığıyla, kadın öğretmenlerin gömlek ve eteğiyle uğraşacağına müfredat programı, öğretmen eksikliği ve eğitimin kalitesi ile ilgilensinler. Okul ve sınıfa zehirli madde sokan zehir tacirleriyle uğraşsınlar.
Hak edeni değil kendilerine siyasi görüş olarak yakın olanlara yetki ve unvan veriliyor. EĞİTİM-SEN üyeleri üvey evlat muamelesi görerek unvan ve yükselme kapsamı dışına alınıyor. İspanya, Japonya, İsveç, Kosta Rika, Letonya, Güney Kore, Yunanistan’da bu tür olumsuzluklarla karşılaşarak başarısızlığı tespit edilen bakanlar görevlerinden istifa ettiler. Ülkemizde böyle bir emsal ve örnek yaşanmadı.
Komşu ilimiz Şırnak’ta 1 yılda altı Milli Eğitim Müdürü değişti. Neden? Çünkü çaya şeker yerine siyaset katarak çay kaşığıyla karıştırılıyor..
Bizler bir gurup medya mensubu olarak kurumun basın kanadından hazır metin olarak gönderilen övgü dolu haberlere geniş ve sıklıkla yer vererek eğitim kurumunda her şeyin gülü gülistanlık olduğunu yansıtıyoruz. Bunu yaparak da bu vebalin altında eziliyoruz. Oysa övgü yerine eksiklikler ve önerilere eleştirisel bir üslupla satırlar dizersek, onlarda eksiklerini giderme yolunda çaba harcarlar.
Kısacası ben şahsen Milli Eğitimin nereye koştuğunu bilmiyorum…
Ya siz?