Bir gönül kırmanın bedeli bir ömür boyu sürer!

Hayat, kimi mutlu ettiğimiz, kimin yüreğine dokunduğumuz ve geride nasıl izler bıraktığımızla anlam kazanır. İnsan olmanın en güzel tarafı, başka insanların hayatına iyilikle dokunabilmek, gönüller arasında sevgi ve dostluk köprüleri kurabilmektir.

Bazen güzel bir söz, bazen içten bir tebessüm, bazen de samimi bir hâl hatır sormak, insanın yüreğinde tarifsiz bir mutluluk oluşturur. Çünkü insanın gönlü sevgiyle beslenir, merhametle güzelleşir, samimiyetle anlam kazanır. Günümüzde insanların birbirini anlamaya, dinlemeye ve birbirine değer vermeye her zamankinden daha fazla ihtiyacı var.

Kırıcı sözlerin, incitici davranışların ve hoşgörüsüzlüğün arttığı bir dönemde, gönül almanın ve insan kalbine dokunmanın kıymetini daha iyi anlamalıyız. Büyüklerimizin dilinden hiç düşmeyen, Kürt kültüründe de kuşaktan kuşağa aktarılan çok anlamlı bir söz vardır: “Hançer yarası iyileşir, kötü sözün yarası iyileşmez.” Bu söz, aslında insan hayatının en önemli gerçeklerinden birini anlatır. Hançerin açtığı yara zamanla kapanabilir, beden eski hâline dönebilir.

Ancak insanın kalbine dokunan kırıcı bir söz, yıllar geçse de hafızalardan silinmeyebilir. Bazen bir kelime, bir bakış, bir davranış insanın içinde derin izler bırakır. Bu yüzden dilimizden çıkan her sözü, karşımızdaki insanın gönlünde bırakabileceği etkiyi düşünerek sarf etmeliyiz.

Tam da bu noktada, gönül kırmamanın önemini asırlar öncesinden dile getiren büyük düşünür Şeyh Sadi Şirazi'nin şu anlamlı sözünü hatırlamak gerekir: “Elinden geldiği kadar bir gönlü perişan etmemeye çalış. Çünkü bir ‘ah’ cihanı altüst eder.” Ne kadar derin, ne kadar anlamlı bir öğüt!

Bu söz, insana başkalarının gönlünü korumanın ve insan olmanın sorumluluğunu hatırlatıyor. Hiçbir gönül sebepsiz yere kırılmamalı, hiçbir insan kendisini değersiz hissettirecek davranışlarla karşı karşıya bırakılmamalıdır. Bir insanın sessizce içine attığı kırgınlık, bazen en ağır sözlerden daha derin yaralar açabilir. 1Hayatta makamlar, mevkiler, unvanlar ve maddi zenginlikler gelip geçicidir.

İnsanların hafızasında kalıcı olan ise onlara nasıl davrandığımız, zor zamanlarında yanlarında olup olmadığımız ve gönüllerinde nasıl bir iz bıraktığımızdır. Bir insanın gönlünü kazanmak, bazen büyük işler başarmaktan çok daha değerlidir.

Gönül almak; karşımızdaki insanı anlamak, hatalarımızı kabul etmek, kırdığımız kalbi onarmak için samimi bir çaba göstermektir. Bazen bir özür, bazen içten bir tebessüm, bazen de uzatılan bir dost eli, kırgınlıkların yerini yeniden sevgiye bırakmasını sağlayabilir. Kimi zaman bir telefon, kimi zaman bir kapıyı çalmak, kimi zaman da içtenlikle söylenmiş birkaç kelime aradaki mesafeleri ortadan kaldırabilir. Yeter ki insanın yüreğinde samimiyet, vicdan ve iyi niyet olsun. Unutmayalım ki dünya kimseye kalmayacak.

Bugün kırdığımız gönüller, yarın en büyük pişmanlıklarımız arasında yer alabilir. Bu yüzden birbirimize karşı daha duyarlı, daha anlayışlı ve daha merhametli olmaliyiz. İnsanların kusurlarına takılıp kalmak yerine güzelliklerini görmeye, ayrıştırmak yerine birleştirmeye, kırmak yerine onarmaya gayret etmeliyiz. Çünkü iyilik paylaşıldıkça çoğalır, sevgi gösterildikçe büyür, gönüller kazanıldıkça hayat güzelleşir.

Sonuç olarak, hayatta en büyük zenginlik, ardımızda kırılmış gönüller yerine kazanılmış kalpler bırakabilmektir. Bir insanın gönlüne dokunabilmek, ona değerli olduğunu hissettirebilmek ve hayatında güzel bir iz bırakabilmek, sahip olabileceğimiz en kıymetli değerlerdendir.

Çünkü gönül yapmak emek, sabır, sevgi ve vicdan ister. Gönül alan insan, aslında insanlığın en güzel değerlerinden birini yaşatır. Dilerim hepimiz bu dünyadan geçerken insanların yüreğinde güzel hatıralar bıраkanlardan olalım. Gönüllere dokunalım, iyiliği çoğaltalım ve her şeyden önemlisi, insanların hafızasında kırdıklarımızla değil bıraktığımız güzelliklerle yer edinelim.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
YASAL UYARI: Yazılan yorumlar hiçbir şekilde Hakkarihabertv.com’un görüş ve düşüncelerini yansıtmamaktadır. Yorumlar, yazan kişiyi bağlayıcı niteliktedir.
Metin Keskin Arşivi

Kim Kimi Kandırıyor

06 Ekim 2026 Salı 13:28

Yeni Bir Hayatın Şafağında

11 Eylül 2026 Cuma 10:23

Hakkâri’yi Böyle mi Yaşatacağız?

13 Ağustos 2026 Perşembe 10:28

Cilo'da Yarım Kalan Zirve

21 Temmuz 2026 Salı 18:00

Doğanın Emaneti Pazarda Tükenmesin

09 Haziran 2026 Salı 09:15

Bayram Geliyor, Halk Geçim Derdinde

20 Mayıs 2026 Çarşamba 15:44