Hakan Taş
AĞA’DAN HATSO MESAJI!
Rahmetli Macit Ağa ile samimi ilişkiler içerisindeydim. O dönemin hızlı muhabirlerindendim. Duruşu, asaleti, söylem ve hizmetleriyle tarihe adını yazdıran ve asla unutulmayacak bir büyüğümüz idi. Sonrasında babasının izinde yürüyen, Pinyanişi gibi kalabalık bir aşirete önderlik yapan Orhan Piruzbeyoğlu ile de yakın ilişkilerimiz devam etti.
Orhan Piruzbeyoğlu, Ağa olmasına rağmen kibirden uzak, mütevazi ve yardımsever bir insandır. Kapısı ve gönlü her daim herkese açıktır. Kimin başı sıkışsa, kimin derdi olsa ilk akla gelen Orhan Ağa’dır. Büyük küçük demeden herkesle ilgilenir, iyi günde ve kötü günde, düğün ve taziyelerde her zaman dost sıcaklığını his ettirir. Onun yanında insan kendini yabancı his etmez, sanki yıllardır tanıdığı bir dostuyla oturuyormuş gibi rahat eder.
Sohbetine doyum olmaz. Bazen güldürür, bazen de düşündürür. Bazen de geçmişten anlattığı hatıralarla herkesi uzak diyarlara götürür. O sadece sözü dinlenen bir ağa değil, gönüllere dokunmayı bilen bir insandır.
Kısa bir süre önce Ankara’da ameliyat olmuştu. Geçmiş olsun ziyareti yaptım. Onu yalnız bulmak zaten imkânsız gibi bir şeydir.
-“Nasılsın gazeteci bey, gündemde ne var?” diye sorunca;
-“Başkanım, gündemde sadece oda seçimleri var. 12 Kasım’da Hakkâri’de seçim var.” Dedim.
Gülümseyerek şu yanıtı verdi; “Oda seçimleri bu defa tüm yurtta genel seçim havasında ilerliyor. İlimizde de üç aday yarışacak. Üçü de benim kardeşimdir. Üçü de Hakkâri’nin öz evlatlarıdır. Bu bir demokrasi yarışıdır. İlimizde ticaret ve geçim anlamında ciddi sorunlar var. Allah kime nasip ettiyse şimdiden hayırlı olsun diyoruz. Bizim böyle durumlarda kişi ve taraf tutma gibi bir şansımız olmaz. Hepimiz Hakkâriliyiz ve kazanan da Hakkâri olsun. Hepsine şimdiden başarılar diliyorum”…
Orhan Ağa, kendisine yakışır birleştirici bir mesajla sohbeti sonlandırdı.