Yaşarken Allah'a ulaşmak

Yaşarken Allah'a ulaşmak

Kaynak:Hakkarihabertv.com

Dr. Abdulcabbar Boran, Bugün dinimizdeki bir yanlış anlaşılmadan bahsedeceğiz: “Ruh insana hayat verir.

Ancak ölümle insan vücudundan ayrılır, ruh vücuttan ayrılırsa insan ölür” inancı Kur'ân-ı Kerim’e baktığımız zaman bu inancın tamamen yanlış olduğunu görmekteyiz. Her şeyden evvel insana hayat veren ruh değil, Allah’tır. Allahû Tealâ Kur'ân-ı Kerim’de, “İnsana hayatı Biz veririz ve Biz alırız.” buyuruyor:

15/HİCR-23: Ve muhakkak ki; Biz, sadece Biz hayat veririz. Ve Biz öldürürüz. Ve varis olanlar da Biziz.

Ruh bizde bir emanettir ve mutlaka Allah’a dönecektir. Bakara Suresinin 46. âyetinde ruhun Allah’a iki şekilde dönüşü ifade ediliyor:

2/BAKARA-46: Onlar (o huşû sahipleri) ki, Rab’lerine (dünya hayatında) muhakkak mülâki olacaklarına ve (sonunda ölümle) O’na döneceklerine yakîn derecesinde inanırlar.

Ruh, sahibi olan Rabbine iki şekilde dönecek şekilde yaratılmıştır. Birincisi ölümle dönüştür. Bir ev düşünün, depremde yıkılmış, o ev depremde yıkılınca artık o evin sakinleri orada yaşayabilir mi? Orayı terk etmek mecburiyetindedir. Tıpkı bunun gibi vücut da ruh ve nefs için bir ev hükmündedir. Fizik vücut ölünce nefs kıyamete kadar bekleyeceği berzah âlemine gider, ruh da vazifeli ölüm melekleri tarafından 7 gök katını aşarak Allah’ın Zat’ına geri döndürülür.

Marifet, ruhu ölmeden evvel, bu dünya hayatını yaşarken Allah’a ulaştırmaktır. Yüce Rabbimizin bizden istediği, bize emanet olarak verdiği ruhunu, hayattayken, kendi gönül rızamızla talep ederek Allah’a ulaştırmaktır. Peygamber Efendimizin lisanıyla ölmeden evvel ölmek, ruhumuzu hayattayken Allah’a ulaştırarak onun ermiş evliyasından olmak…

Hadis-i Şerif: “Ölmeden evvel ölün, Allah’a dönün ki Allah size ondan yedi yüze kadar artan yardımlarda bulunsun.” (K: Acluni keşfü’l hafa c2. shf:291.) (2669)

Ruh bizde bir emanettir:

33/AHZÂB-72: Muhakkak ki Biz, emaneti göklere, arza ve dağlara arz ettik (sunduk, teklif ettik). Onu yüklenmekten çekindiler ve ondan korktular. Ve insan onu yüklendi. Muhakkak ki o (nefs), çok zalimdir, çok cahildir.

İşte Kur'ân-ı Kerim’de geçen ırcıî emrinin sırrı budur. “İrcıî ilâ rabbik: Rabbine dön”emri bir ölüm emri değildir. Bu dönüş hayattayken ruhun Allah’a dönmesidir. Emir kipiyle geçen her şey Kur'ân’da farz hükmündedir ve Allahû Tealâ O’na geri dönmeyi emrediyor, farz kılıyor.

89/FECR-28: İrciî ilâ rabbiki râdıyeten mardıyyeten.

Rabbine dön (Allah’tan) razı olarak ve Allah’ın rızasını kazanmış olarak!

Cennet ehli olmanın da bu dünya hayatını mutluluklarla geçirmenin de yolu budur.

Diyebilirsiniz ki çok zor bir şeyden bahsediyorsunuz. Hayır, tam aksine çok basit, çok kolay. Allahû Tealâ Kur’ân-ı Kerim’de garanti vermiştir: “Kim Bana ulaşmayı dilerse Ben onu mutlaka Kendime ulaştırırım.”

42/ŞÛRÂ-13: “...Allah, dilediğini Kendisine seçer ve O’na yöneleni, Kendisine ulaştırır (ruhunu hayatta iken Kendisine ulaştırır).”

Kim Allah’a ulaşma dileğinin sahibi olursa Allah verdiği bu söz gereğince o kişiye ibadetleri sevdirir, ona mürşid sevgisi verir, o kişinin hangi istikamette bir eksiği varsa bu konuda onu mutlaka Allah tamamlar ve 7-8 aylık bir süre içerisinde o kişiyi Kendisine ulaştırır, onu ermiş evliyasından kılar.

Hepinizin bu güzellikleri yaşamanızı Yüce Rabbimizden dileyerek sözlerimi tamamlıyorum.

Allah hepinizden razı olsun.

HABERE YORUM KAT
YASAL UYARI: Yazılan yorumlar hiçbir şekilde Hakkarihabertv.com’un görüş ve düşüncelerini yansıtmamaktadır. Yorumlar, yazan kişiyi bağlayıcı niteliktedir.