Hidayet, fizik vücut ölmeden evvel ruhun Allah’a ulaşmasıdır
Kaynak:Perihan Önal
Bu sebeptendir ki insanın en önemli hedefi hayattayken hidayete ermektir. Geleneksel din tatbikatında hidayet; doğru yolda olmak, dindar olmak gibi genel geçer tabirlerle tahrif edilmiştir. Her şeyin yazılı olduğu hayat kitabımız Kur’ân-ı Kerim’de ise Allah hidayetin tanımını bizlere açık bir şekilde ifade etmiştir. Allahû Tealâ diyor ki:
“… (Habibim onlara) De ki: “Muhakkak ki hidayet Allah'a ulaşmaktır. (İnsanın ruhunun ölmeden önce Allah’a ulaşmasıdır.)” ÂLİ İMRÂN–73.
“...De ki: “Muhakkak ki Allah’a ulaşmak (Allah’ın Kendisine ulaştırması) işte o, hidayettir.” BAKARA–120.
Görüldüğü üzere iki âyette de hidayetin Allah’a ulaşmak olduğu buyuruluyor. Hidayetin muhatabı insandır. İnsana Allah'ın Zat'ından üfürdüğü ruh, seyr-i sülük ile Sıratı Mustakîm üzerinden Allah’a ulaşır.
13/RA'D – 21: Ve onlar Allah’ın (ölümden evvel), Allah’a ulaştırılmasını emrettiği şeyi (ruhlarını), O’na (Allah’a) ulaştırırlar. Ve Rab’lerine karşı huşû duyarlar ve kötü hesaptan (cehenneme girmekten) korkarlar.
Hidayeti daha iyi anlayabilmemiz için önce eşref-i mahlukat olan insanı tanımamız gerekir. İnsan öylesine kıymetlidir ki Allah kâinatı insan için yarattığını Kur’ân-ı Kerim’de ifade ediyor. İnsan, üç vücut ve serbest iradeyle vücuda getirilmiştir. İnsan fizik vücut sahibidir (HİCR-26). İnsan nefsin sahibidir (ŞEMS-7). Ve insanı üstün kılan, Allah'ın insana ruhundan üfürmesidir.
32/SECDE – 9: Sonra (Allah), onu dizayn etti ve onun içine (vechin, fizik vücudun içine) ruhundan üfürdü ve sizler için sem’î (işitme hassası), basar (görme hassası) ve fuad (idrak etme hassası) kıldı. Ne kadar az şükrediyorsunuz.
Ruh, Allah’tan gelen ve Allah’a dönecek olan, Allah’ın bizdeki bir emanettir. Her insanın ruhu ölünce Allah’a geri döner. Fakat Allah’ın mutluluğumuz için verdiği emir, ruhun dünya hayatını yaşarken Allah’a ulaşmasıdır.
Peygamber Efendimiz (S.A.V) bir hadîs-i şerifinde şöyle buyuruyorr:
“Ölmeden evvel ölün “Allah’a dönün” ki (Ölmeden evvel Allah’a ruhunuzu ulaştırınız ki) Allah size 10’dan 700’e kadar artan yardımlarda bulunsun.” (Acluni keşfü’l hafa c2. Shf.291 (2669)
Hidayet bir tek dilekle başlar. Bu dilek, Allah'a ulaşma dileğidir yani ruhunuzu Allah'a ulaştırıp Allah'a teslim etme dileğidir. Bu dilek, hayatınızın en önemli dileğidir. Mutluluğun sırrını mı soruyorsunuz? Mutluluğun sırrı bu kadar basit; sadece bir tek dileğiniz, Allah'a ulaşmayı dilemek.
Allahû Tealâ’dan: “Ya Rabbi! Ben ruhumu Sana şu dünya hayatını yaşarken ulaştırmak istiyorum. Ben de Senin ermiş evliyalarından birisi olmak istiyorum. Ne olur Yüce Allah’ım, beni de o ermiş evliyalardan birisi yap. Ruhumu ben de Sana ulaştırayım, ermişlerden biri olayım.” diye dilekte bulunacaksınız.
Allah’a ulaşmayı dileyenlere. Allahû Tealâ Rahîm esması ise tecelli ederek 12 ihsanda bulunur Allah’a ulaşmayı dileyen ve hacet namazı ile mürşidini Allah’tan soran bir insana Allahû Tealâ mutlaka mürşidini gösterir. Böylece ruhun, fizik vücudun, nefsin ve iradenin hidayeti başlar.
Ruhun Allah’a ulaşması ruhun hidayetidir. Fizik vücudun hidayeti, Allah’ın emirlerine itaat ve yasak olan fiilleri işlememektir. Nefsin hidayeti ise nefsin manevî kalbindeki afetlerin “Allah” zikri ile %100 temizlenmesi ve Kur’ân-ı Kerim’de geçen 19 faziletin sahibi olması ile mümkündür.
Kur’ân-ı Kerim’in hedefi hidayettir. Hidayetin hedefi ise mutluluktur. Bu kavram gerçekten Kur’ân’ın en önemli kavramıdır ve günümüzde anlamı tam olarak bilinmemektedir. Kur’ân’daki âyetler ışığında görülüyor ki; hidayet, ruhumuzun dünya hayatını yaşarken Allah’a ulaşmasıdır.
Allah sonsuz razı olsun.