Mezun Buluşmaları-I: Saygının ve Hoşgörünün Buluştuğu Yer

Mezun Buluşmaları-I: Saygının ve Hoşgörünün Buluştuğu Yer

Kaynak:Esra Özatak

Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi'nin emektar akademisyenlerinden Doç. Dr. Hasan Buğrul, Mezun Buluşmaları-I: Saygının ve Hoşgörünün Buluştuğu Yer.

Mezun Buluşmaları-I: Saygının ve Hoşgörünün Buluştuğu Yer

Bu yıl iki farklı lise mezunları buluşmasına katılma fırsatı buldum. Bunlardan ilki, öğrencisi olduğum ve yaşamımın yedi yılını geçirdiğim Diyarbakır Maarif Koleji / Anadolu Lisesi 1976 yılı mezunları buluşması; ikincisi ise öğretmen olarak görev yaptığım Van Alpaslan Öğretmen Lisesi mezunlarının düzenlediği buluşmaydı. Bu yazıda yalnızca ilk buluşmaya değinecek, ikincisini ise bir sonraki yazımda ele alacağım.

Diyarbakır Maarif Koleji 1976 yılı mezunları buluşması, 30 Nisan–2 Mayıs tarihleri arasında Diyarbakır'da gerçekleştirildi. Üç gün süren etkinlik, eski arkadaşların bir araya gelmesinin ötesinde, ortak bir geçmişin ve paylaşılan anıların yeniden canlandığı anlamlı bir buluşmaya dönüştü. Mazeretleri nedeniyle katılamayan birkaç arkadaşımız dışında neredeyse tüm mezunların bir araya gelmesi organizasyona ayrı bir değer kattı. Programın ilk anlarından itibaren aramızdan ayrılan arkadaşlarımızın rahmet ve saygıyla anılması ise vefa duygusunun bu buluşmanın temelini oluşturduğunu gösteriyordu.

Bizler yedi yıllık eğitimimizin ilk dört yılını Diyarbakır Maarif Koleji, son üç yılını ise Diyarbakır Anadolu Lisesi öğrencileri olarak tamamladık. Okulumuzun adı, dönemin siyasi tartışmaları doğrultusunda "Maarif Koleji"nden "Anadolu Lisesi"ne dönüştürüldü. Bu değişikliğin gerekçeleri farklı şekillerde değerlendirilebilir ve eğitim tarihimiz açısından tartışılmaya devam etmektedir.

Eğitim sürecimizde matematik ve fen derslerinin İngilizce okutulması önemli bir akademik kazanım sağlarken, üniversite giriş sınavlarında soruların Türkçe olması ciddi bir dezavantaj oluşturuyordu. Nitekim mezunlarımızın önemli bir bölümünün, benim de bir dönem yaptığım gibi, İngilizce öğretmenliğini tercih etmiş olması bu eğitim yapısının doğal sonuçlarından biri olarak değerlendirilebilir.

Aramızda milletvekilliği yapmış isimler, Türkiye'nin farklı üniversitelerinde görev yapan akademisyenler, başarılı iş insanları ve çeşitli meslek gruplarından mezunlar bulunuyordu. Ancak bu farklılıkların hiçbiri ilişkilerimizi belirleyen bir unsur değildi. Birbirimize yalnızca isimlerimizle hitap etmemiz; siyasi görüş, meslek, sosyal statü ve diğer farklılıkları geri planda bırakarak samimi ve içten bir ortamın oluşmasına katkı sağladı.

Titizlikle hazırlanan organizasyon boyunca ikram edilen Diyarbakır'ın zengin mutfağından seçkin lezzetler, dost sohbetleri, birlikte çekilen halaylar ve kentin tarihî ile kültürel mekânlarına düzenlenen geziler, buluşmaya ayrı bir anlam kattı. Yıllar sonra yeniden mezun olduğumuz okulun koridorlarında dolaşmak ise hepimiz için bambaşka bir duyguya dönüştü. Sınıflar, bahçeler ve okulun her köşesi, gençlik yıllarımızın izlerini taşıyan ortak hafızamızın sessiz tanıkları gibiydi. O koridorlarda yürürken yalnızca geçmişi hatırlamadık; yılların eskitemediği dostlukları ve ortak yaşanmışlıkları da yeniden hissettik.

Bu buluşma, ortak anıların insanlar arasındaki bağı yıllar geçse de koruyabildiğini; dostluğun, vefanın ve birlikte yaşanmışlığın zamanın yıpratıcı etkisine direnebildiğini bir kez daha gösterdi. Katılımcıların yüzlerindeki mutluluk, içtenlik ve karşılıklı samimiyet, organizasyonun amacına ulaştığının en güçlü göstergesiydi.

Belki de en anlamlı anlar vedalaşma sırasında yaşandı. Üç gün boyunca geçmişi yeniden yaşayan arkadaşların ayrılırken hissettikleri hüzün, dostluk bağlarının yıllar içinde zayıflamadığını, aksine bu buluşmayla daha da güçlendiğini ortaya koyuyordu. Veda konuşmalarında dile getirilen duygu yüklü ifadeler, zamanın dostlukları eskitemediğini; yalnızca özlemi büyüttüğünü bir kez daha hissettirdi.

Bu buluşmada oluşan saygı, hoşgörü ve samimiyet ortamı, yalnızca Diyarbakır Maarif Koleji mezunları için değil, Anadolu'nun dört bir yanındaki tüm mezun buluşmaları için örnek teşkil edebilecek nitelikteydi. Farklı yaşam öyküleri, meslekler ve düşünceler, ortak bir eğitim geçmişinin kazandırdığı aidiyet duygusu etrafında anlamlı bir bütün oluşturmuştu. Katılımcıların ortak temennisi ise bu anlayışın yalnızca mezun buluşmalarıyla sınırlı kalmaması; karşılıklı saygı, hoşgörü ve kardeşlik ikliminin toplumun her kesimine yayılmasıydı. Üç gün boyunca yeniden canlanan dostluklar ve paylaşılan anılar, bir sonraki yıl başka bir şehirde aynı heyecan ve özlemle buluşma sözü verilerek noktalandı. Vedalar, ayrılığın hüznünden çok yeniden kavuşmanın umudunu taşıyordu.

Fotoğraf açıklaması yok.

HABERE YORUM KAT
YASAL UYARI: Yazılan yorumlar hiçbir şekilde Hakkarihabertv.com’un görüş ve düşüncelerini yansıtmamaktadır. Yorumlar, yazan kişiyi bağlayıcı niteliktedir.