Hakan Taş
ABDURRAHMAN ER!
Marifan Köyünde Hakkari merkeze ilk göç edenlerdendir. “Beyefendi” hitabını en çok hak eden, çevresine pozitif enerji veren, toplumun her kesiminde varlığını his ettirip sevgi veren, sevgi alan kendi halinde bir adam. Geçmişi sıkıntı ve yoklukla anılan bir yaşamdan koparak küllerinden yeniden doğan çok başarılı bir insan.
Birçok insan dinlenmeyi, oturmayı, yatmayı, tatili, gezmeyi, eğlenmeyi severken o tam tersi sürekli çalışmaktan zevk alan bir yapıya sahiptir. Göç ettiği köyüne vekil öğretmen olarak geri döndü. Aldığı maaşın yarısını da çocuklara harçlık olarak verirdi. Sonrasında açık öğretimden okumaya devam etti. İnşaat alanında ön lisans işletme alanında ise lisans eğitimini tamamladı.
Müteahhitlik karnesi alarak birçok ihaleyi kazanarak başarılı çalışmalara imza attı. Hükümet Konağı başta olmak üzere birçok önemli inşaatları zamanında teslim ederek takdir kazandı. Yaptığı her işte kar etmeyi değil kalıcı bir eser bırakmayı tercih etti. Turizm ve organizasyon hizmet sektöründe uzun yıllar faaliyet gösterdi. HATSO Başkan Yardımcılığı, Organize Sanayi Bölgesi Yönetim Kurulu Başkanlığı, Ak Parti İl Başkan Yardımcılığı ve Doğu Anadolu Bölgesi Gaziler ve Şehit Aileleri Federasyonu Genel Başkanlığı görevlerinde de bulundu.

Çok yönlü biriydi. Kalemi de oldukça güçlüydü. Medyaya merak sardı ve birlikte “Hakkari Objektif Haberi” kurduk. Sonrasında o iş yoğunluğundan inşaatlara bende baba ocağı Hakkari Haber TV’ye döndüm.
Güzel ve anlamlı sözlere, şiire merakı fazlaydı. Kızına şiirler okutup sosyal medyada paylaşımlar yapardı. Toplumu geren değil, insanların ilgisini çeken güzel sözleri ve etkili videolar paylaşmayı sürdürdü. İlimizin önemli sosyal yaşam merkezlerinden biri olan Depin Tatil Köyünü hizmete vererek bölge turizmi ve sosyal yaşamına katkı sundu.
Namaz kılmaya küçük yaşta başladı. Elinde tespih, dudağında zikir ve dua hiç eksik olmadı. Ezan okunduğunda bazen bir inşaatın tozlu zemininde alnını çamurlu secdeye koyarak ibadetini ihmal etmezdi. İlimizin il ve ilçe mevzusunda birlikte aylarca Ankara sokaklarında sabahladık. O varken kimse elini cebine atmazdı. Çünkü olabildiğince mert ve içtendi.
Çok cesur bir kişiliktir. Haksızlığa asla boyun eğmeyen biridir. Geçmişinde yüzlerce tehdit ve uyarı aldı. Kendisine silah çekildi ama o tam tersi iletişim ve sevgiyle düşmanı yendi. Nerede, hangi ortamda hangi sözü sarf edeceğini iyi bilendir. Soyadı “ER” gibi hep mütevaziydi. Kimseye komutan, amir, kompleksli gözlerle bakmadı. İlimizi ziyaret eden birçok bakan ile etkili sunum ve üslubuyla ilimizin sorunlarını aktardı. Hakkari’ye en az benim kadar sevdalı bir dostumdur.
Yaşı çok genç olsa da hayat kendisini biraz yordu. Doktorlar rahatsızlığının ciddiye alınması gerektiğini belirterek Van’da tedavi altına aldılar. O mükemmel bir baba, mert bir insan, dost canlısı çok yakından dert ortağımdır. Telefonda konuştuk, sesinin rengi değişmişti.
Hastalık ona öylesine ağır yüklenmiş ki kelimeler boğazına düğümlenerek kesik çıkıyordu. Gözlerinin ıslandığını his ettim çünkü ben ondan önce ağlamaya başladım. Ağır ilaçların etkisiyle yorgun ve moralsiz gibiydi. Bu halde bile, “Allahıma şükürler olsun” demeye devam etti. O ilahi aşk hatırına biran evvel sağlığına kavuşmasını diliyorum. Yüreğinde on evladı, ellerinde on parmağı, hatım ettiği Kuran hatırına şifa diliyorum.
Sen ki her gün Sümbül Dağı ile bakışan, onun eteğinde yaşayan sadece Marifanlıların değil her kesimin sevdiği, değer verdiği güzel bir insansın. Hadi çık gel Hakkari özledi seni…