Aya ayak basan aidatlar
Bir topluluğu meydana getirenlerin, yaşadıkları bu alanlara ve ortak kullanım sahasına dair masrafları hakkaniyete uygun şekilde paylaşmasına, bu paylaşım doğrultusunda yaptığı ödemelere aidat denir.
Kat Mülkiyeti Kanunu’nun 20.maddesinde aşağıda yer aldığı gibi aidat konusu düzenlenmiştir:
Anagayrimenkulün genel giderlerine katılma: Madde 20 – (Değişik birinci fıkra: 13/4/1983-2814/9 md.)
Kat maliklerinden her biri aralarında başka türlü anlaşma olmadıkça: a) Kapıcı, kaloriferci, bahçıvan ve bekçi giderlerine ve bunlar için toplanacak avansa eşit olarak; b) Anagayrimenkulün sigorta primlerine ve bütün ortak yerlerin bakım, koruma, güçlendirme ve onarım giderleri ile yönetici aylığı gibi diğer giderlere ve ortak tesislerin işletme giderlerine ve giderler için toplanacak avansa kendi arsa payı oranında;
Katılmakla yükümlüdür. c) Kat malikleri ortak yer veya tesisler üzerindeki kullanma hakkından vazgeçmek veya kendi bağımsız bölümünün durumu dolayısıyla bunlardan faydalanmaya lüzum ve ihtiyaç bulunmadığını ileri sürmek suretiyle bu gider ve avans payını ödemekten kaçınamaz. (Değişik: 13/4/1983-2814/9 md.) Gider veya avans payını ödemeyen kat maliki hakkında, diğer kat maliklerinden her biri veya yönetici tarafından, yönetim planına, bu Kanuna ve genel hükümlere göre dava açılabilir, icra takibi yapılabilir.
Gider ve avans payının tamamını ödemeyen kat maliki ödemede geciktiği günler için aylık yüzde beş hesabıyla gecikme tazminatı ödemekle yükümlüdür. Birinci fıkradaki giderlere, kat maliklerinden birinin veya onun bağımsız bölümünden herhangi bir suretle faydalanan kişinin kusurlu bir hareketi sebep olmuşsa, gidere katılanların yaptıkları ödemeler için o kat malikine veya gidere sebep olanlara rücu hakları vardır.
Buna göre de kişi, ortak alanları kullanmadığı, ihtiyaç duymadığı ya da daha az kullandığını öne sürerek ödemeden kaçınamaz.
Genel kabule göre, aidat miktarı kat malikinin sahip olduğu alanın metrekaresine veya arsa payı oranına göre belirlenir.
Hal böyleyken, mevzuat, örf adet, hakkaniyet uyarınca ortalama olarak bellidir, aidatların ne miktarda olacağı.Öte taraftan basından ya da çevremizden de görüyor ve duyuyoruz ki, hakkın kötüye kullanılmasına vücut verecek şekilde uçuk aidatlar istenebilmektedir.
Yani önlem ve denetim diyoruz ve üstünde duruyoruz ama bu şekilde hakkı kötüye kullananlar da vicdanlarını yoklasalar iyi olur.Yetkililerden her şeyi sonsuz olarak beklemek hatalı bir yaklaşım olur ki bizlerin de ellerimizi vicdanımıza değdirmemiz lazım.
Daha fazla kazanmak hırsı ile insanları zor durumda bırakmanın lüzumu yoktur.Biz gene, yetkililerin denetimi ile sorunun çözüleceğini umuyoruz.Aidat muhakkak alınması gereken bir ödemedir ve bunda şüphe yoktur.Örneğin; asansör olan toplu yaşam alanları için bunun bakımı son derece önem arzetmektedir.İnsan yaşamına saygı en tepede yer almaktadır.Bu sebeple, hakkaniyet ile orantı ve düzenlemenin toplum hayatına katkı yapacağı hususu açıktır.
Sevgi ile kalın.