Leyla Sapmaz
Kaplumbağanın Esrarı ve Zalimin Yanılgısı
Hayatın kantarı, insan sarraflığına soyunanların ellerinde bozulalı çok oldu. Kimi insan vardır; gücü eline aldıkça topraklaşır, alçakgönüllülüğün en saf halini kuşanır. Kimi de vardır ki, üç kuruşluk makama veya geçici bir kudrete konduğunda kibrinden geçilmez olur. İmam Şâfiî’nin asırlar ötesinden bugüne tuttuğu ışık tam da bunu söyler: Asil insanlar güçlendikçe mütevazı olur, aşağılık karakterler ise güçlendikçe kibre boğulur. Tarih bunun kanıtıyla doludur, bugünün sokakları da...
Gelelim dünün ve bugünün ezber bozan gerçekliğine... Zalim, zanneder ki mazlumu alıp kimsenin olmadığı, ıssız bir köşeye bıraktığında biletini kesmiştir. Aklınca sote yerlerde kuyular kazar, ortadan kaldırdığını veya çaresiz bırakamadığını sanır. Ağaca bir kaplumbağa bağlar ve kendi kurnazlığınca onun hareket edemeyeceğini, mahsur kaldığını düşünerek gururlanır.
Ne yazık ki cahilliğin bu kadarına pes denir! Çünkü kaplumbağa esrarengiz bir hayvandır. Hangi kabuğun altında ne sırlar barındırdığını, o sessiz duruşunun ardında zamana nasıl meydan okuduğunu bilmezler. O kaplumbağa gün gelir, o ağaçtan kendi hikayesini yazar; zalimin kurduğu o derme çatma tuzak ise kendi başına çorap örer.
Peki ya namuslu görünmeye çalışan ama içindeki haset ateşiyle kavrulan o zavallılara ne demeli? Namuslu olmayanın, o erdemli duruşa sahip olamamanın verdiği o müthiş kompleksiyle namusluyu kendine benzetmek için çırpınması, çırpındıkça batması... Ne yaparlarsa yapsınlar boşuna bir çabadır bu. Kötü, zaten baştan kaybeder; çünkü temeli çürüktür, niyeti bozuktur. Haset, insanın kendi kendini yiyen en tesirli zehridir. O yüzden ne kadar yırtsalar, ne kadar çamur atmaya çalışsalar da duruşunu bozamayacakları o sağlam karakterler karşısında hep hezimete uğrayacaklar.
Unutulmasın ki; Hz. Musa bebekken nehre bırakıldığında zalimler galip geldiklerini sanmıştı. Oysa o nehir Musa’yı salimen büyütmüş, tahtında kibirle oturan Firavun’u ise kendi sularında boğmuştu.
Kimse kendini dağın sahibi sanmasın. Sen işini hak sahibine, Allah’a havale et. Çünkü bu dünyada hüküm sürenlerin değil, Allah’ın dediği olur. Ve kaplumbağa kabuğundan başını çıkarıp yürümeye başladığında, zalimin o ıssız sandığı yalan dünyası başına yıkılacaktır.