Dağların gölgesinden başkente taşınan samimiyet

Bazen kelimeler lügatteki karşılıklarıyla değil, hayattaki duruşlarıyla anlam bulur. Hani biri size gelip de “Tevazu nedir, samimiyet nasıl bir şeydir?” diye sorsa, uzun uzun fiyakalı cümleler kurmak, tanımlar yapmak yerine işaret parmağınızla gösterip “Aha işte tam da budur!” demek istersiniz ya…

İşte Sayın Ali Çelik, Hakkari sokaklarında adımlarken, esnafla çay içerken, bir derdi dinlerken tam olarak bu hissi bıraktı yüreklerde. O, her şeyden önce “bizden biri”ydi.

Hakkari, coğrafyası sarp, dağları dumanlı, kışları çetin ama insanının yüreği yurdun en sıcak köşelerinden biridir. O sarp dağların arasına sıkışmış bu kadim şehre salt bir mülki amir, bir bürokrat olarak değil; bir ağabey, bir dost olarak geldi. Vatandaşın devlete uzanan elinin, güven veren sıcak bir tebessüme değdiğini hissettirdi herkese.

Sayın Ali Çelik’in bu şehre en büyük hizmeti; iyiliği, güzelliği ve dayanışmayı bu şehrin ruhuna ince ince işlemesiydi. Bir arada olmanın önemini daima çizdi. Hakkari’nin puslu sabahlarını samimiyetin güneşiyle ısıtan bir yoldaş oldu.

Devlet aklı şüphesiz liyakat ister, ciddiyet ister ama gidilecek menzili şaşırmamak için en çok da sağlam bir gönül pusulası ister. Tarih bize gösterir ki, en kudretli, en kalıcı adımların ardında o ruhu besleyen, yola ışık tutan sükunet dolu manevi fenerler vardır. Tıpkı Fatih Sultan Mehmet’in o büyük vizyonunu anlamlı kılan, yanı başındaki Akşemseddin’in o derin bilgeliği, kalbi desteği ve manevi rehberliği olması gibi…

İşte şimdi, İçişleri Bakanlığı’ndaki o yeni, onurlu ve bir o kadar da meşakkatli yolculuğunuza çıkarken, sadece insani duygu ve dilekler ile kaleme aldığım bu yazıda, bizden geriye bence şu içten dilek kalıyor: Gönlünüzün bir köşesinde size hep doğruyu, iyiliği ve inceliği fısıldayan bir Akşemseddin nefesi daima sizinle olsun güzel yürekli Bakan Yardımcımız…

Bu, Hakkari’nin sarp dağlarından başkente gönderilen gösterişsiz bir vefa mektubudur.

Yeni görevinizde yürekten başarılar diliyoruz. Makamlar değişir, şehirler değişir, unvanlar yenilenir ama “bizden biri” olmanın o onurlu ve görünmez apoleti omuzlardan hiçbir zaman inmez.

Yolunuz da, bahtınız da o güzel yüreğiniz gibi hep açık olsun…

Bu yazı toplam 79 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
YASAL UYARI: Yazılan yorumlar hiçbir şekilde Hakkarihabertv.com’un görüş ve düşüncelerini yansıtmamaktadır. Yorumlar, yazan kişiyi bağlayıcı niteliktedir.
Leyla Sapmaz Arşivi

Keserin sesi ve ormanın hafızası

18 Şubat 2026 Çarşamba 15:02

Maskenin altındaki odunlar

10 Şubat 2026 Salı 10:16

Bir medeniyet provası

02 Şubat 2026 Pazartesi 13:39