Hakan Taş
Nübar-kar tanesi-kahvaltı!
Beyaz gelinlik giymiş gibi kar beyazına bürünen bir Hakkari sabahında beyaz umutlarla güne başlıyorum. Siyahı, acıları, ayrılığı, hüznü örtercesine gökyüzünde lapa lapa devam eden kar taneleri saçlarıma da konarken NÜBAR Kahvaltı Salonuna doğru yürüyorum. Arka sokaklarda çürümeye terk edilen alanda adeta küçük bir saray inşa edilmiş. Kadın girişimcilerin istilasına uğrayan belediyeye ait iş merkezinde öylesine güzellikler var ki görmek lazım.
Bize geçmişimizi ve çocukluğumuzu anımsatan odun sobası sadece mekânı değil insanın içini de ısıtan bir huzurdur. Sobanın çıtırtısı mekân içinde yankılanan sakin bir ninni gibiydi. Dışarıda yoğun kar ve camlara vuran soğuk içerdeki güler yüz ve sıcakla anlamını yitiriyordu. Kalbi ısıtan şey sadece soba değil, mekân sahipleri Ümmühan Keskin, Bahar Şen ve bizi davet eden İsmail Akboğa idi.
Kadınların birlikte var olma iradesinin sembolü olan Ümmühan Keskin ile başarıya giden yolda sürekli karşılaşıyoruz. Koltukta oturarak emir ve talimatlarla değil mutfakta çalışarak, konuklara elleriyle servis yaparak başarıya giden yolda hızla tırmanmaya devam ediyor.
Nübar’ı ve kar beyazını anlattık şimdi sıra İsmail Akboğa’da. Kısa bir süre önce güven tazeleyerek yeniden seçildi. Bu süreç Gazeteciler haftasına denk gelince kahvaltıya davet etti. Karşılığı olan, sevilen, oldukça mütevazi ve nazik bir kişiliktir Akboğa. Alanı esnaf da olsa o aslında şehrin tüm sorunlarına, halkın çığlığına, kentin sancılarına duyarlı biridir. Onun ağzında kolay kolay yıkıcı ve çirkin laf çıkmaz. Seçimden seçime esnafı anımsayan biri de hiç olmadı. Sürekli sahada, ziyaretlerde, acı ve tatlı günde herkesin yanında yer alır.
Nezir ortamda, cama vuran kar taneleri romantikliğinde bize ev sahipliği yaptı ve şu sözleri sarf etti: “Siz gazeteci kardeşlerim en zor işi yürütüyorsunuz. Hangi şartlarda çalıştığınızı yakından bilenlerdenim. 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü dolayısıyla size bir dayanışma kahvaltısı ikram etmek istedim. Hayat çok kısa, birbirimizi kırmaya, küsmeye vaktimiz yok.
Hepimiz ölüp gideceğiz. Yaşamı güzelleştiren sevgidir. Birbirimizi her zaman hep sevelim. Sevgi tüm kötülükleri örter. Kötülük yapılsa dünya kirlenir, iyilik yapılsa dünya güzelleşir. En zor durumlarda bile hoşgörüyü korursak birbirimizle daha çok kenetlenmiş oluruz. İlimizde zor şartlarda görev yapan siz değerli gazeteci kardeşlerimi kutluyorum, davetime iştirak ettiğiniz içinde hepinize tek tek teşekkür ediyorum”…
Yeni yılda katılım sağlayarak tattığım ilk kahvaltıydı.
Emeği geçenlere teşekkürler…