Karanlığın Üstüne Düşen Beyaz Acı- 14 Ocak 2000

14 Ocak 2000…

Gün henüz akşama dönüyordu.

Kara kış şehri bütünüyle kaplamış, karın örtüsü her yere yayılmış, soğuk Hakkâri’nin damarlarına işlemişti.

O saatlerde Türkiye’nin önde gelen özel televizyon kanalları - Star , ATV, Kanal D ve Kanal 6 - ekranlarını aniden kesti.

Alt yazılar kırmızıya döndü.

“Son Dakika!”

“Flaş Haber!”

Ve acı haber yayıldı:

Van’da Avukat Cumhur Keskin silahlı saldırıya uğramış ve hunharca katledilmişti.

Bir anda nefesler tutuldu.

Hakkâri sessizliğe büründü!

Çünkü o;

bu şehir için bir değerdi,

toplum için bir değerdi,

insan hakları için bir değerdi,

demokrasi ve hukuk mücadelesi için bir değerdi!

Acı büyüdü, gözyaşı çoğaldı.

Karların altındaki sessizlik adeta bir hıçkırık gibi şehrin üstüne çöktü…

Cumhur Keskin, hiçbir zaman sıradan bir avukat olarak anılmadı.

O, Doğu ve Güneydoğu’da halkın gönlüne yerleşmiş bir aydındı.

18. Dönem SHP Hakkâri Milletvekili olarak parlamentoda en çok söz alan isimler arasındaydı.

Grup toplantılarında ve Meclis kürsüsünde her fırsatta bölgenin sıkıntılarını dile getirdi.

Köy boşaltmalarını,

yakılan evleri,

yollara savrulan hayatları,

acıyı ve adaletsizliği

bütün çıplaklığıyla anlattı.

1989 yılında Kürt sorununun çözümü için güvenlikçi tedbirler yerine;

demokrasi ve eşit yurttaşlık temelinde bir yaklaşımı savundu.

O yıl, dönemin SHP Genel Sekreteri Deniz Baykal başkanlığında;

Diyarbakır Milletvekili Fuat Atalay,

Diyarbakır Milletvekili Hikmet Çetin,

18. Dönem SHP Hakkâri Milletvekili Avukat Cumhur Keskin

ve Ankara Milletvekili Eşref Erdem’den oluşan bir komisyon kuruldu.

Bu komisyonun hazırladığı 1989 Kürt Raporu,

cesareti ve ufku ile ülke siyasetinde önemli bir dönüm noktası olarak hafızalara kazındı.

O dönemler sancılıydı.

Güneydoğu ağır yaralar alıyordu.

Yollar saatlerce kapalı kalıyor,

yolcular kuyruklarda bekliyor,

hayat adeta donuyordu.

Cumhur Keskin, bütün bu gerçekleri Meclis kulislerinde ve kürsüsünde açıkça dile getiren bir şahsiyetti.

Hukuk ve demokrasi zemininde ısrar etti.

Devlet Güvenlik Mahkemelerinin adliye koridorlarında da

siyasi davalarda yargılanan insanların özgürlüğü için

yılmadan mücadele verdi.

Yediden yetmişe herkes ona güven duydu.

Çünkü sözünde samimiyet,

duruşunda cesaret vardı!

Aydın bir insanın yolu ışık tutar.

Aydın insanlar yol açıcıdır.

Aydın insanlar yol göstericidir.

Cumhur Keskin tam da böyle bir insandı.

Aşiretsel ve feodal yapının karanlığına boyun eğmeyen,

dayatmacı anlayışı reddeden;

insanların kardeşliği ve eşitliği üzerine kurulu bir yaşamı savunan bir hukukçuydu.

Cumhuriyetin,

adaletin,

hukukun

ve yurtseverliğin yanında durdu.

Siyasetin ticaretini yapmadan,

onuruyla yaşamını sürdürdü.

Avukat kimliğiyle adalet,

aydın kimliğiyle umut verdi!

Ve insan soruyor:

Aydınlara kıymak kime ne kazandırdı?

Aydınları susturmak karanlığı mı büyüttü?

Bir toplum kendi ışıklarını söndürürse geriye ne kalır?

O gün Van’da sıkılan kurşunlar yalnızca bir insana doğrultulmadı.

Aydınlığa,

barışa,

hukuka,

kardeşliğe

hedef alındı!

Hakkâri bu acıyı kalbine kazıdı.

Evlerin ışıkları kısıldı.

Herkes derin bir sessizliğe büründü.

Fakat insanların hafızasında

Cumhur Keskin’in ışığı hiç sönmedi…

Ve bugün…

Cumhur Keskin,

Hakkâri Merkez Kale Altı Asri Mezarlığı’nda yatıyor.

Van Barosu,

meslektaşları,

siyasi yol arkadaşları

ve Hakkâri’de onu seven herkes;

her yıl 14 Ocak’ta

mezarı başında anma töreni düzenliyor.

Karanfiller, güller bırakılıyor.

Dini vecibeler yerine getiriliyor.

Acı ve gözyaşıyla,

sevgi ve saygıyla anılıyor.

Onun adına Van’da bir caddeye,

Hakkâri merkezde de bir caddeye ismi verildi.

Bu şehirlerin sokaklarında artık onun adı

bir vefa nişanı gibi yaşıyor.

Gözlerden aynı hüzün,

dillerden aynı cümle dökülüyor:

“Onun bıraktığı mücadele hâlâ yolumuzu aydınlatıyor.”

Bu topraklarda

feodal bağların,

suskunluk kültürünün

ve dar düşüncenin;

aydınları yutmasına izin verilmemeli!

Aydın insanlar toplumların yolunu açar.

Onlar yol göstericisidir.

Hukuksuzluğun egemen olduğu yerde

masumların yanında dimdik dururlar.

Onlar sustuğunda karanlık büyür!

Cumhur Keskin’in mücadelesi bu yüzden kıymetlidir!

O, halkıyla yürüyen bir hukukçuydu.

Onuruyla, bilgisiyle, sevgisiyle ve kardeşlik inancıyla iz bıraktı.

Güneydoğu’da adı bir güven duygusu olarak anıldı.

İnsanların yüreğinde bir vefa borcu bıraktı.

14 Ocak…

Karların üstüne düşen kara bir gölge…

Ama karanlık

hiçbir zaman

ışığın önüne geçemedi!

Cumhur Keskin’i

rahmetle, saygıyla ve derin bir hüzünle anıyoruz.

Aydınların yolu kapanmasın!

Feodal karanlıklar bir daha hayatlara gölge düşürmesin!

d2d78cc6-862f-4608-abb5-71f8d195453663405bb8-a3df-469e-9ff7-930aae3149425df58730-3e8d-4261-8009-ad5a578ab8c1

Bu yazı toplam 16 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
YASAL UYARI: Yazılan yorumlar hiçbir şekilde Hakkarihabertv.com’un görüş ve düşüncelerini yansıtmamaktadır. Yorumlar, yazan kişiyi bağlayıcı niteliktedir.
Metin Keskin Arşivi

Yeni yıl yeni umut

28 Aralık 2025 Pazar 13:08

Bir çocuğun dünyasını kurar öğretmen

24 Kasım 2025 Pazartesi 09:39

Türkiye Kayak Federasyonu Hakkari'ye Dönsün

24 Eylül 2025 Çarşamba 19:45

Hakkari’de Trafik Alarmı

16 Eylül 2025 Salı 09:10

Eğitimde Ağır Yük...

08 Eylül 2025 Pazartesi 09:09