Murat Taş
Peki Hakkâri’de Neden Yok?
Bazen bir şehrin, bir ilçenin veya bir takımın kaderini değiştirmek için milyonlarca liraya değil, yüreğini ortaya koyan bir insana ihtiyaç vardır.
İşte Fevzi Yıldırım bunun en güzel örneklerinden biri…
Yüksekova Spor Kadın Futbol Takımı Başkanı Fevzi Yıldırım, sadece bir kulüp başkanı değil; memleketine, ilçesine ve spora gönül vermiş bir insan olarak gecesini gündüzüne katıyor.
İki sezon önce başlayan mücadelede Yüksekova Kadın Futbol Takımı’nı Kadınlar Süper Ligi’ne taşıyan bir başkandan söz ediyoruz.
Ama mesele sadece alınan başarı değil.
Mesele, takımın otobüsünden tesisine, Yüksekova İlçe Stadı’nın yapım sürecinden kadın futbolunun ilçede daha güçlü bir noktaya gelmesine kadar gösterilen büyük emek…
Mesele, bir başkanın makamında oturup gelişmeleri beklemek yerine kapı kapı dolaşması, destek araması, insanları takımın etrafında kenetlemeye çalışmasıdır.
Fevzi Başkanın yaptığı tam olarak budur.
O, Yüksekova Spor için sadece maç günlerinde değil, yılın her günü mücadele ediyor.
İyi bir devlet memuru, iyi bir aile babası ve spora gönül vermiş bir insan olarak ilçesinin takımına sahip çıkıyor.
Belki de bizleri en çok düşündüren tarafı da burası…
Çünkü Yüksekova bizim ilçemiz.
Aynı ilin evlatlarıyız.
Aynı dağların, aynı coğrafyanın, aynı memleketin insanlarıyız.
Ama bugün Yüksekova’da kadın futbolu adına ortaya konulan sahiplenmeyi gördükçe insan ister
istemez kendi şehrine dönüp bakıyor.
Ve sormadan edemiyor:
Hakkâri merkezde neden böyle bir sahiplenme yok?
Yüksekova Kadın Futbol Takımı, Suwen Kadın Futbol Süper Ligi’nde bu sezon oynadığı ilk 5 maçta 2 galibiyet, 2 beraberlik ve 1 mağlubiyet alarak 8 puan topladı.
Bu sadece bir puan tablosu değildir.
Bu tablo; emeğin, inancın, organizasyonun ve sahiplenmenin sahaya yansımasıdır.
Fevzi Başkanın ve çalışma arkadaşlarının ortaya koyduğu bu mücadele, ilçede ve bölgede takdir topluyor.
İnsanın açıkçası imrenesi geliyor.
Hatta biraz da kıskanıyor insan…
Çünkü Yüksekova ilçesine sahip çıkıyor.
Peki ya Hakkâri merkez?
Hakkâri’de futbolu seven binlerce genç var.
Amatör takımlarımız var.
Yarı profesyonel ligde mücadele eden Hakkâri Zapspor var.
Yıllardır futbol için emek veren spor insanlarımız var.
Ama ne yazık ki bu takımlarımızın önemli bir bölümü ekonomik imkânsızlıklarla, tesis sorunlarıyla ve sahipsizlik duygusuyla mücadele ediyor.
İşte insanın içini acıtan nokta da burası…
Bir tarafta ilçesinin takımını Süper Lig’e taşıyan, tesis için mücadele eden, otobüs kazandıran, kapı kapı dolaşan bir başkan…
Diğer tarafta ise futbolu çok seven ama çoğu zaman takımına sahip çıkacak bir el, bir omuz, bir destek bekleyen Hakkâri merkezi…
Demek ki mesele sadece para değil.
Mesele biraz da sahiplenmek…
Mesele biraz da “Bu takım benim takımım” diyebilmek…
Mesele, şehrin gençlerine umut olabilmek…
Mesele, futbolun sadece 90 dakikadan ibaret olmadığını anlayabilmek.
Hakkâri genç nüfusu yüksek, futbol sevgisi güçlü, spor geçmişi olan kadim bir şehir.
Bu şehirden nice futbolcular çıktı.
Nice gençlerimiz futbol sahalarında hayaller kurdu.
Nice aileler çocuklarını sporun içinde tutmaya çalıştı.
Ama bugün insan ister istemez şu soruyu soruyor:
Fevzi Yıldırım gibi insanlar Hakkâri merkezde neden daha fazla çıkmıyor?
Neden birileri “Ben de bu şehrin takımına sahip çıkacağım” diyerek elini taşın altına koymuyor?
Neden Hakkâri’nin iş insanları, esnafı, sivil toplum kuruluşları ve spor sevdalıları bir araya gelip futbolun geleceği için güçlü bir irade ortaya koyamıyor?
Elbette Hakkâri’de spora destek veren, elinden geleni yapan insanlar da var.
Onların hakkını teslim etmek gerekir.
Ancak mesele birkaç kişinin fedakârlığıyla yürütülemeyecek kadar büyük.
Çünkü Hakkâri futbolunun geleceği hepimizin meselesidir.
Yüksekova bize önemli bir şey gösteriyor:
Bir insanın samimi mücadelesi, doğru bir ekip ve güçlü bir sahiplenme, bir ilçenin spor tarihinde çok önemli değişimler yaratabilir.
Fevzi Başkan bugün yalnızca Yüksekova Spor Kadın Futbol Takımı için mücadele etmiyor.
Aynı zamanda genç kızlara “Siz de başarabilirsiniz” diyor.
Onlara bir hedef, bir hayal ve bir gelecek sunuyor.
İşte sporun gerçek anlamı da budur.
Bu yüzden Fevzi Yıldırım’ı ve onunla birlikte mücadele eden çalışma arkadaşlarını tebrik etmek gerekiyor.
Yüksekova’nın başarısı hepimizin gururu olmalı.
Ama aynı zamanda Hakkâri merkez için de bir ayna olmalı.
O aynaya baktığımızda kendimize şu soruyu sormalıyız:
Biz neden daha fazlasını yapamıyoruz?
Çünkü Hakkâri sahipsiz bir şehir olmamalı.
Hakkâri’nin çocukları ve gençleri sahipsiz olmamalı.
Hakkâri’nin futbol takımları sahipsiz olmamalı.
Ve bu şehir, kendi evlatlarının hayallerine sırtını dönmemeli.
Belki de artık birilerinin çıkıp yüksek sesle:
“Ben varım. Hakkâri’nin sporuna, futboluna ve gençlerine sahip çıkacağım.”
demesinin zamanı gelmiştir.
Yüksekova bunu başarıyor.
Şimdi sıra Hakkâri’de…
Çünkü bu şehir sahipsiz değilse, bunu artık sahada göstermenin zamanı geldi.