Murat Taş
Sahada Hakem Katliamı!
Hakkâri Zapspor… Maddi imkânsızlıklarla boğuşan, tesis özlemi çeken, sahipsizliğe rağmen ayakta kalmaya çalışan bir takım. Sahada futbolcular ter döküyor, formasını taşıdığı şehrin onurunu korumaya çalışıyor. Peki, bu takımın emeğini kim koruyacak?
Bugün Merzan’da oynanan Hakkâri Zapspor – Diyarbakır Büyükşehir Belediyespor karşılaşması 1-1 sona erdi. Ancak skor tabelasında yazan sonuç, sahada yaşananların yarattığı hayal kırıklığını anlatmaya yetmiyor.
Zapspor maça fırtına gibi başladı!
İlk yarıda oyunun hâkimi olan temsilcimiz, rakibine üstünlük kurdu ve soyunma odasına 1-0 önde gitti. İkinci yarıda aynı futbolu sahaya yansıtamasa da rakibinin ataklarına karşı koymaya çalıştı. Hava güzeldi, mücadele güzeldi, futbol adına güzel bir karşılaşma izlemek istiyorduk.
Ne yazık ki maçın son bölümünde tartışmalı hakem kararları bütün güzelliklerin önüne geçti.
Futbolcuların emeği bu kadar ucuz mu?
Maçın son dakikalarında verilen kararlar, Zapspor cephesinde büyük tepkiye neden oldu. Temsilcimiz, bu kararların ardından kalesinde beraberlik golünü gördü ve sahadan iki puan kaybederek ayrıldı.
Elbette hakemlik zor bir görevdir.
Her hakem hata yapabilir. Ancak üst üste gelen tartışmalı kararlar, özellikle de maçın kaderini etkilediği düşünülen pozisyonlar, ciddi biçimde sorgulanmalıdır.
Bugün Hakkâri Zapspor’un yaşadığı tam da budur: Futbolcuların alın teri, taraftarın umudu ve bir şehrin heyecanı tartışmalı kararların gölgesinde kaldı.
İnsan sormadan edemiyor: Bu kararları kim değerlendirecek? Hakemler de hesap vermeyecek mi? Anadolu takımlarının emeği söz konusu olduğunda neden herkes suskun kalıyor?
Zapspor’un hakkının yendiğini düşünenlerin sesini kim duyacak?
Yazık değil mi bu şehrin çocuklarına, bu takımın emeğine?
Hakkâri Zapspor yalnızca bir futbol takımı değildir. Bu takım, Hakkâri’nin adıdır, gençlerinin hayalidir, tribünde yüreğiyle destek veren insanların sevdasıdır. Bir kulübün ayakta kalmak için verdiği mücadele zaten yeterince ağır. Bir de sahada kendisini mağdur hissetmesine neden olan kararlarla uğraşmak zorunda kalması kabul edilebilir mi?
Türkiye Futbol Federasyonu ve ilgili hakem kurulları, bu karşılaşmadaki tartışmalı pozisyonları incelemeli, gerekli değerlendirmeyi yapmalı ve kamuoyunu aydınlatmalıdır. İstediğimiz ayrıcalık değil, adalettir. İstediğimiz kayırılmak değil, hakkımızın korunmasıdır.
Çünkü futbolun en büyük gücü adalete duyulan güvendir.
SAHİPSİZLİK YETMEDİ, BİR DE BU MU?
Gelelim Hakkâri Zapspor’un bir başka yarasına…
Maddi sıkıntılar, yetersiz tesisler, sponsorluk eksikliği… Yıllardır aynı sorunlar. Hakkâri’nin iş insanları, ileri gelenleri, eşrafları ve şehrin imkân sahibi isimleri bu takımın etrafında neden kenetlenemiyor?
Temsilcimiz, Türkiye Kupası’ndaki Serikspor karşılaşması için Antalya yolculuğuna çıkarken dahi destek arayışıyla anılıyorsa burada hepimizin düşünmesi gereken bir mesele vardır.
Hakkâri Zapspor’un yalnızlığı, yalnızca kulübün sorunu değildir. Bu, şehrin ortak meselesidir.
Başarı geldiğinde sevinmek kolaydır. Asıl mesele, takım dara düştüğünde yanında durabilmektir. Zapspor’un kupada elde ettiği başarılarla gururlanıp iş desteğe gelince sessiz kalmak, bu şehrin futbol sevdasına yakışmıyor.
Hakkâri Zapspor’a sahip çıkmak, Hakkâri’ye sahip çıkmaktır!
KADIN FUTBOLUNDA İKİ GURUR, ZAPSPOR’DA BÜYÜK BİR SİTEM
Haftanın sevindirici haberleri ise Kadınlar Süper Ligi’nden geldi.
Hakkârigücü Kadın Futbol Takımımız, sahada dokuz kişi kalmasına rağmen Amed Kadın Futbol Takımı karşısında galibiyete ulaştı. Mücadeleleriyle yürekleri fetheden sporcularımızı kutluyorum.
Bir diğer temsilcimiz Yüksekova Spor Kadın Futbol Takımı ise deplasmanda Giresun Sanayispor’u 13-0 gibi tarihi bir skorla mağlup etti. İki takımımız da Hakkâri’ye büyük gurur yaşattı.
Kadın futbolunda bu başarıları görmek ne kadar güzel! Peki, aynı şehrin erkek futbol takımı Zapspor neden bu kadar yalnız? Bir tarafta başarılarıyla göğsümüzü kabartan temsilcilerimiz, diğer tarafta maddi sıkıntılarla ve tartışmalı hakem kararlarının gölgesinde mücadele eden Zapspor…