Hakkarili Cingöz
Üzümlü Sınır Kapısı’nda “Bu Üslup Doğru mu?”
Türkiye-Irak arasında giriş çıkışların yapıldığı Hakkari’nin Çukurca ilçesinde bulunan Üzümlü Gümrük Kapısı’nda yaşananlara bir gazeteci olarak tanıklık ettim.
Ailem ile birlikte Irak’tan Çukurca Üzümlü Gümrük Kapısı’ndan Türkiye’ye giriş yaptık. Irak tarafından Kürtçe ve Türkçe “hoş geldiniz” sözleri ile karşılandık. Yapılan işlemlerin ardından güzel ülkemiz Türkiye tarafına geçtik.
Gümrük memurları vatandaşların eşyalarını cihazdan geçirerek, üst aramasından geçirdi. Dikkatimi çeken bir gümrük memurunun tavırları oldu. Sandalyenin üzerinde oturarak arkadaşlarına talimatlar yağdıran bir gümrük memuru gördüm. Bu memuru gözlemlemeye başladım. Gelen gidene sert ve yüksek sesle bağırıyordu. Kavgacı bir tavır sergiliyordu.
Yanımda Irak’tan gelen turistler vardı. Kürtçe olarak birbirlerine, “Buranın polisi neden halka bu şekilde davranıyor?” diyordu. Çünkü gümrük memurunu polis zannediyorlardı. Hemen devreye girdim. “Ülkemin polisi böyle değil. Bu polis değil, gümrük memuru” dedim. O zaman “Neden sağa sola bağırıyor?” diye sordular bana.
Ben de “İlk defa şahit oldum” diye cevap verdim.
Bu gümrük memurunu gözlemlemeye devam ettim.
Yaşlı bir vatandaş yolunu şaşırdı. Kolundan tutup sert bir şekilde uyarması beni derinden üzdü.
Herkes giriş yaptı, ben takip etmeye devam ettim.
Bir sigara yaktım, bekledim. Baktım bana da yöneldi, saldıracak gibi bir pozisyon aldı.
“Sigara içmek yasaktır, bilmiyor musun?” dedi. Hiç sesimi çıkartmadım, sigaramı söndürdüm.
Oysa kurumun kulübesinde sigara içen personeller vardı. Hatta sağında, boru sigarası içenleri gördüm.
Bu memurun kavgacı ve birilerine saldıracak bir pozisyonu vardı.
Beklemeye devam ettim. Diğer gümrük memurları ise sevecen ve hoş tavırlara sahipti. Kendimi tanıtmadım. “Bu arkadaşınız niye halka sert davranıyor? Vatandaş bize ikinci sınıf muamelesi yapılıyor diyor” dedim. Bana söylenen, “Yeni gelmiş, yakında o da buraya alışır” şeklinde oldu.
Bir gazeteci olarak soruyorum:
Bu üslup doğru mu?
Buranın gümrük müdürü yok mu veya bunları denetleyen yok mu?
Bu gümrük memuru ülkemize gelenlerin üzerinde neden kötü bir izlenime neden oluyor?
Türkiye’ye giriş yapan bir vatandaşın veya turistin ilk karşılaştığı kamu görevlilerinden birinin davranışı, o kişinin ülkemiz hakkındaki düşüncesini doğrudan etkileyebilir.
Irak tarafından Kürtçe ve Türkçe “hoş geldiniz” sözleriyle karşılanan bir vatandaşın, Türkiye tarafına geçtiğinde sert, yüksek sesli ve kavgacı bir üslupla karşılaşması elbette düşündürücüdür.
Burada bütün gümrük memurlarını aynı kefeye koymak doğru olmaz. Çünkü diğer gümrük memurlarının sevecen ve hoş tavırlarına ben de bizzat şahit oldum.
Ancak bir kişinin davranışı, koskoca bir kuruma mal edilmemelidir. Benim burada asıl dikkat çekmek istediğim konu, denetim ve vatandaşla iletişim meselesidir. Kamu görevlileri vatandaşlara görevlerini elbette yerine getirecek. Kontrol yapacak, arama yapacak, mevzuatın gerektirdiği işlemleri uygulayacak.
Ancak bütün bunlar yapılırken vatandaşın onurunu incitmeden, bağırmadan, azarlamadan ve karşısındaki kişiye kendisini değersiz hissettirmeden de yapılabilir.
Üstelik burası sıradan bir yer değil.
Burası Türkiye ile Irak arasındaki önemli geçiş noktalarından biri olan Üzümlü Sınır Kapısı.
Buradan her gün çok sayıda vatandaş ve ziyaretçi Türkiye’ye giriş yapıyor.
Bir gazeteci olarak soruyorum:
Bu gümrük memurunu kim denetliyor?
Vatandaşların şikâyetlerini kim dinliyor?
Kamu görevlilerinin vatandaşla iletişim konusunda herhangi bir denetimi yapılıyor mu?
Umarım birileri mutlaka şikâyet etmiştir ve gereği yapılmıştır.
Çünkü mesele sadece bir gümrük memurunun tavrı değildir.
Mesele, Türkiye’ye giriş yapan insanların ülkemizle ilgili ilk izlenimidir.
Hakkari’ye, Çukurca’ya ve ülkemize gelen vatandaşların güzel karşılanması, kamu kurumlarında güler yüz ve saygının hâkim olması hepimizin ortak beklentisidir.
Hakkari gümrüğüne böyle bir görüntü hiç yakışmadı.
Yetkililerin bu konuyu dikkate almasını ve gerekli incelemeyi yapmasını temenni ediyorum.