Sahipsiz Şehir Hakkâri...

Kadim bir şehir… Dağlarıyla heybetli, doğasıyla büyüleyici, insanıyla mert, tarihiyle köklü bir memleket. Karşısında dimdik yükselen Sümbül Dağı, berrak akan Zap Suyu, Bercelan Yaylası, Cennet-Cehennem Vadisi… Her köşesi ayrı bir güzellik, her taşı ayrı bir hikâye anlatır.

Türkiye'nin suç oranı en düşük illerinden biri olan, huzurun ve misafirperverliğin adresi Hakkâri, sahip olduğu bütün güzelliklere rağmen yıllardır sahipsiz bırakılmış bir şehir olmanın acısını yaşıyor.

En büyük yalnızlığı ise sporda, özellikle de futbolda...
Hakkâri gençliği için futbol sadece doksan dakikalık bir oyun değildir. Futbol; umut demektir, heyecan demektir, hafta boyunca beklenen bir mutluluk demektir. Tribünde omuz omuza verilen mücadele, aynı renklere gönül veren insanların ortak sevincidir.

İşte bu umudun adı bugün Hakkâri Zapspor'dur.
Bölgesel Amatör Lig'de iki sezon üst üste büyük başarılar elde eden, iki kez 3. Lig'in kapısından dönen bu takım, imkânsızlıklar içinde büyük hayaller kurdu. Nice güçlü rakiplere karşı mücadele etti, Hakkâri'nin adını Türkiye'ye duyurdu.

Ama bugün...
Ne yazık ki Hakkâri Zapspor sahipsizdir.
Kulüp Başkanı Ayhan Tunç, en zor günlerde elini taşın altına koydu. Maddi manevi bütün yükü omuzladı. Belki de kimsenin cesaret edemeyeceği fedakârlıkları yaptı. Sonunda o da bu yalnızlığa daha fazla dayanamadı ve görevi bıraktı. Belki birileri çıkar, bu takıma sahip olur diye...

Takımın mimarı Mikail Özdemir ise iki yıl boyunca ailesinden, sevdiklerinden uzak kalarak bu takım için gece gündüz çalıştı. Yokluk içinde var etmeye uğraştı. Başarılarıyla adından söz ettirdi. Bugün 2. Lig kulüplerinden teklifler alması tesadüf değildir; emeğinin karşılığıdır. O da görevi bıraktı. Belki Hakkâri uyanır diye...
Peki ya sonra?
Sessizlik...
Ne iş insanlarından bir ses var ne sivil toplum kuruluşlarından ne de bu şehrin geleceğinden söz edenlerden...

İnsan ister istemez soruyor:
Bu şehir sadece düğün salonlarında mı hatırlanıyor?
Neden iş, memlekete hizmet etmeye gelince herkes susuyor?
Başka şehirlerde iş insanları okullar yaptırıyor, hastaneler kuruyor, öğrenci yurtları açıyor, spor tesisleri inşa ediyor. Memleketlerine kalıcı eserler bırakmak için adeta yarışıyorlar.
Bitlis'te bunun örneklerini görüyoruz.
Peki Hakkâri?
Bir vakıf üniversitesi yok...
Bir vakıf hastanesi yok...
Yeterli spor tesisleri yok...

Profesyonel takımların kamp yapabileceği bir konaklama tesisi bile yok.
Türkiye'de futbol kamp tesisi olmayan, spor altyapısı en yetersiz illerden biri hâlâ Hakkâri...
Buna rağmen bazıları sosyal medyada gösteriş yapmayı, şatafatlı düğünlerde kameralar önünde bahşiş yarışına girmeyi başarı sayıyor.

Oysa gerçek başarı; memleketine kalıcı bir eser bırakmaktır.
Gerçek zenginlik; gençlerin geleceğine yatırım yapmaktır.
Gerçek vefa; doğup büyüdüğün şehrin elinden tutmaktır.
Bugün Hakkâri Zapspor yalnız bırakılırsa sadece bir futbol takımı kaybolmayacak.
Binlerce gencin umudu eksilecek.

Tribünlerin sesi susacak.
Hafta sonlarının heyecanı bitecek.
Belki de nice yetenek, forma giymeden hayallerini toprağa gömecek.
Kimse kusura bakmasın...
Hakkâri'de bazıları için hayat gerçekten güzel olabilir.
Ama sporun içinde yaşayan gençler için aynı şeyi söylemek mümkün değil.
Çünkü onların hayalleri her geçen gün biraz daha sahipsiz kalıyor.
Bu şehir bunu hak etmiyor.
Bu gençler bunu hak etmiyor.

Hakkâri Zapspor bunu hak etmiyor.
Bugün sessiz kalan herkes bilmelidir ki; yarın bu takım kapanırsa, bu şehrin çocuklarının hayalleri de birer birer kapanacaktır.
Ve o gün "Neden böyle oldu?" diye sormanın hiçbir anlamı kalmayacaktır.
Çünkü bazen bir şehri yoksulluk değil, duyarsızlık kaybettirir.
Hakkâri'nin ihtiyacı yeni bahaneler değil; omuz omuza verip memleketine sahip çıkacak vicdanlı insanlardır.
Henüz çok geç değil...
Yeter ki bu kadim şehrin yalnızlığına artık biri "Ben varım." desin.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
YASAL UYARI: Yazılan yorumlar hiçbir şekilde Hakkarihabertv.com’un görüş ve düşüncelerini yansıtmamaktadır. Yorumlar, yazan kişiyi bağlayıcı niteliktedir.
1 Yorum
Murat Taş Arşivi

Bir şehre adanmış bir ömür

19 Temmuz 2026 Pazar 18:21

Allah Rahmet Eylesin

12 Haziran 2026 Cuma 09:56

"Sahipsiz Takımın Sessiz Çığlığı"

08 Haziran 2026 Pazartesi 08:02

Yetim Bırakılan Bir Grup

18 Mayıs 2026 Pazartesi 09:37

Bir şehrin yetim takımı

04 Mayıs 2026 Pazartesi 09:19

Çocuklar oynarsa gelecek kazanır

21 Nisan 2026 Salı 09:25

Coğrafya kader mi, yoksa sahipsizlik mi?

13 Nisan 2026 Pazartesi 08:45

Düdük var, adalet yok

10 Nisan 2026 Cuma 09:02

Hakkâri’den Milli Gurur

05 Nisan 2026 Pazar 10:48